"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaalı icra takibine ilişkin tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 25/11/2020 gün, 2017/2837 E- 2020/3811 K sayılı ilamında “.... davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 19.(818 sayılı BK'nın 18) maddesinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile ispat yükü yönünden genel ilkelere uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken davanın tavsifinde yanılgıya düşülerek ve ispat yükü davalıya yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ....” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Taşınmaz, davacıların iddia ettikleri gibi miras bırakanlarından intikal eden taşınır malların (100 adet koyunun) satışından elde edilen para ile alınmış olsa dahi, böyle bir durum, davacılara, davalıların üçüncü kişilerden iktisap ettikleri taşınmazların iptalini ve tescilini isteme hakkı vermeyeceğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu taşınmaz yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA; 2- Davacıların diğer taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Taşınmaz, davacıların iddia ettikleri gibi miras bırakanlarından intikal eden taşınır malların (100 adet koyunun) satışından elde edilen para ile alınmış olsa dahi, böyle bir durum, davacılara, davalıların üçüncü kişilerden iktisap ettikleri taşınmazların iptalini ve tescilini isteme hakkı vermeyeceğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu taşınmaz yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA; 2- Davacıların diğer taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Mahkemece borçlu davalı ... ile ... arasında 434 nolu parselin satışı ile ilgili tasarrufun davacı bakımından iptaline, aynı parselin ... adına kayıtlı 2135/6130 pay üzerinde davacıya ... icra yapabilme yetkisi tanınmasına, ...'in davalı ...'a satılan 2600/6160 payın rayiç bedeli 69.166.02 YTL ve ......'e satılan 1425//6160 payın rayiç değeri 18.297.52 YTL'nin ...'den tazminine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3. kişi davalı ... ... aleyhindeki davanın kabulüne karar verilirken gerekçe olarak edimler arasında fahiş farkın bulunması, 4. kişi durumunda bulunan ... ... ... ve ... Karadeniz aleyhine açılan davanın reddine karar verilirken de gerekçe olarak, adı geçenlerin kötü niyetli olduklarının davacı banka tarafından kanıtlanamadığı gösterilmiştir. Dava, İ.İ.K.’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2014 NUMARASI : 2013/663-2014/42 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve karşı temyiz yolu ile davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . .. 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işlem ve yolsuz tescil hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir....
Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlem ile üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Somut olayda, davalı ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/181 Esas ve 2011/166 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verilmiş ancak karar temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmemiştir.Dolayası ile yargılamının devam ettiği anlaşılmaktadır....
Dava, Borçlar Kanunu'nun .... maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Dasya içerisindeki belgelerden, mahkemece tefrikine karar verilen katkı payı alacağı ile ilgili davanın yapılan yargılaması sonunda, davacı ... lehine ....275,66 TL katkı payı alacağına hükmedildiği kararın ... ....Hukuk Dairesinin 2014/10911 Esas 2015/23024 Karar sayılı ilamı ile onandığı dolayısı ile davacının bu alacağı temin etmek üzere bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı ile davalı ...'ın 2003 yılından itibaren fiilen ayrı yaşadıkları, bu süreçte dava konusu taşınmazın 02.08.2004 tarihinde ....000,00 TL bedel ile davalı ...'...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 4721 sayılı ... Medeni Kanununun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir. 3....
TBK'nın 19 uncu maddesi uyarınca muvazaa iddiasına dayalı olarak dava açılabilmesi için İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasından farklı olarak davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Ancak davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olması için diğer dava koşullarının yanında davacının davalı borçludan alacaklı olması gerekir. Öte yandan, davacının bu davadaki amacının, alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamak olmalıdır. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının alacağının tahsili ile sınırlı olarak haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Davalı ...'...
A.Ş.nin envanter kayıtlarında sadece menkullerin adedinin ve miktarlarının yazıldığı, dava konusu menkullerin markalarının, cinslerinin, seri numaralarının ve demirbaş numaralarının yazılmadığı, kesilen faturalarda istihkak iddiasına konu haczedilen malların satılarak devir işleminin ispatlanamadığı, tarafların tacir olduğu, tarafların basiretli hareket etmeleri gerektiği gözönünde bulundurulduğunda üçüncü kişinin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz mahalline ilişkin borçlu ve üçüncü kişi arasında 29.09.2014 tarihli devir sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. Sözleşmenin hastane kadrosu, demirbaşlar, ruhsat devrini de kapsadığı anlaşılmaktadır. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır....


