WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

ye yönelttiği, İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olup, karşı dava ise birleşen dosyada, davalı alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin süresi içinde üçüncü kişiye karşı açtığı tasarrufun iptali davasıdır. Mahkemece; yapılan ilk yargılama sonucunda, asıl ve birleşen dosyada davanın reddine ve karşı davada vazgeçme nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili ve vekalet ücreti yönünden de davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 14.09.2017 tarihli ve 2017/13031 Esas, 2017/10817 sayılı kararı ile davacı üçüncü kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, asıl ve birleşen dosyada borçlu vekili lehine vekalet ücreti takdirine ve birleşen dosyada takibe konu borcun haricen tahsil edildiği bildirildiğinden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur....

Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Diğer anlatımla, muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir....

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Mahkemece, Özel Dairenin 24.04.2017 tarihli bozma kararına uyulmakla birlikte bozma kararı gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, inançlı işlem iddiasına dayalı eldeki davada, dava konusu taşınmazı ilk el davalı ...’den temlik alan davalı ...’nin kullandığı konut kredisine ilişkin ödeme makbuzlarının inançlı işleme dair yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığı, varılacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 17. Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 18. Bilindiği üzere Türk Hukukunda inançlı işlemleri doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Ancak uygulama ve öğretide, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19.) maddesinde yer alan “sözleşme özgürlüğü” ilkesi kapsamında inançlı sözleşmelerin düzenlenebileceği ve geçerliliği kabul edilmektedir....

dan almış olup, iyiniyetli müvekkiline şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini, ayrıca davacının bu davayı açmasındaki temel nedenin müvekkili tarafından muvazalı işlemin iptali için İstanbul ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... esas, ....... karar sayılı dosyasında açmış olduğu tasarrufun iptali davasında davanın kabulüne karar verilerek Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı takipteki davacı alacağına münhasıran tasarrufun iptaline karar verilmesi olduğunu, bu nedenle davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...'un Gaziosmanpaşa ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....... esas, ...... karar sayılı dosyası ile kısıtlanmasına karar verildiği anlaşıldığından dosyadaki tebligatların veli ...'a çıkartıldığı, davaya cevap verilmediği görüldü. Davalı ... usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır....

Dava, havale yoluyla ödenen çekin, havale talimatına aykırı davranılması nedeniyle ikinci defa ödenmek zorunda kalındığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı banka nezdindeki hesabından düzenlenen çekleri keşide ederek dava dışı firmaya verdiğini, bu çekler arasında aynı tarihli ve aynı bedelli 52598 ve 52599 numaralı çeklerin de olduğunu, 52598 numaralı çeki 02.12.2004 tarihinde internet bankacılığı kullanılarak banka havalesi yoluyla ödediğini, davalının havale talimatına aykırı olarak, ... numaralı çeke dayalı ödeme yaptığını, oysa bu çeki kendisinin bankaya teslim ettiğini, 52598 numaralı çekle ilgili olarak dava dışı hamilinin icra takibi yaptığını, anılan çek bedelini yeniden ödemek zorunda kaldığını, böylelikle davalının zarara neden olduğunu ileri sürmüştür....

Dava, Borçlar Yasası'nın 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak üçüncü kişiler, danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişilerin danışıklı işlem ile haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır....

İlçesi .... parsel sayılı 15.500 m2 miktarlı taşınmazın, 1/4 payının murise miras yoluyla intikal ettiği, 3/4 payının ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine 3/4 payın bedeli taraflardan ... ve .... tarafından karşılanmak suretiyle muris Seher adına tescil edildiği, davacının ödediği bedele karşılık 6.820 m2'lik kısmı yapılan fiili taksime göre uzun yıllardır kullandığı ve bu durumun taraflarca en başından itibaren bilindiği iddiasıyla inanç sözleşmesi hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkeme, davayı muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirerek davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime ait olduğundan, dava dilekçesindeki açıklamalara göre davanın inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal davası olduğu kabul edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirdi....

Esas sayılı dosyası ile iki ayrı tasarrufun iptali davası açıldığını, Tasarrufun iptali davaları açıldıktan sonra yapılan araştırmada, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu edilen "... Parselde Kayıtlı ... Nolu Bağ.bölüm" sayılı taşınmaz üzerinde daha öncesinde banka lehine ipotek kaydının bulunduğu ve tasarrufun iptali davasına konu yerin kısmi ödeme karşılığı ipoteğin fekkine uygunluk verilen taşınmaz olduğunun anlaşılması üzerine sadece bu taşınmazla ilgili davadan feragat edildiğini, Davacı tarafından üçüncü kişiye devredilen diğer taşınmaza ilişkin olarak taraflarınca açılan ve Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ......

nın müflis şirketten bir alacağı olmaksızın ipotek tesisini gerektirecek ticari ve hukuki ilişkisi bulunmaksızın davaya konu tesis edilen ipoteğin davacı tarafın ve diğer alacaklıların alacaklarının tahsilini engellemek amacı ile muvazaalı olarak tesis edildiği, ipotek tesis işleminin davacı şirketin müflis şirketten olan alacağının varlığından sonra yapılması nedeniyle iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olmasına ilişkin dava koşulunun varlığının bulunduğu anlaşılmakla; her ne kadar dava dilekçesinde ipotek işleminin iptali ile ipoteğin kaldırılması talep edilmiş ise de, muvazaa iddiasına dayalı davalarda ister İİK'nun 283.maddesi ister TBK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılmış olsun, TBK'nun davacı tarafın iddiasının taşınmazın ayınına ilişkin olmayıp, alacağın tahsilinin sağlamaya yönelik bulunması nedeniyle iptal hükmü olmaksızın davacı tarafa taşınmazın haciz ve satışı konusunda yetki verilmesine ilişkin hüküm kurulması gerektiği göz önünde tutularak...

Taraflar arasındaki şirket taşınmazının muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalı ...'ın İlke Madencilik Ltd....

UYAP Entegrasyonu