WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere, yargılama sırasında ileri sürülmeyen iddia ve delillerin temyizi incelemesi sırasında nazara alınamayacağına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59.736,27 TL onama harcı için peşin alınan 15.060,90 TL harcın mahsubu ile kalan 44.675,37 TL harcın temyiz eden davalı/alacaklıdan tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde, alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devir yargılama konusu yapılabilir. Ayrıca, İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır (İİK 337/a md). Aktiflerin devredenin mal varlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem olduğu davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, üçüncü kişi ile borçlu arasında muvazaa olgusunu destekleyen herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde, alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devir yargılama konusu yapılabilir. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir....

(Borçlu) : 1 DAVA TÜRÜ : İstihkak, Tasarrufun İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, hacze konu geminin vekil edeni tarafından satın alındığını, geminin ABD siciline kayıtlı olduğunu, ABD bayraklı geminin malikinin hangi firma olduğunun ABD Konsolosluğundan sorulmadan ve sanki tekne Türk firmasına aitmiş gibi haciz ve muhafaza yapıldığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir....

İstinaf Sebepleri Davacı vekili; deliller toplanıp yeterince irdelenmeden karar verildiğini, davalı ile borçlu arasında alacak-verecek ilişkisi bulunmadığının sabit olduğunu, dava dışı 3. şirket lehine rehin verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı ve eldeki veriler ile çelişkili olduğunu, amacın alacaklıları zarara uğratmak olduğunu, aynı dönemdeki farklı borçlu tasarrufları için açtıkları tasarrufun iptali davasının kabul edildiğini, davalının alacağını ispat edemediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....

Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Daha önce doğan alacak, daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamaz. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir....

Köyü...parseldeki ... no'lu bağımsız bölüm ile Büyükçekmece İlçesi,.... parseldeki 8 no'lu bağımsız bölümün satış bedelinin davacı tarafından karşılandığı, kardeş olan davacı ve davalı arasında inanç sözleşmesi bulunduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, davanın inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olduğuna, yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince inanç sözleşmesinin tarafları kardeş olsalar dahi yazılı delille ispatlanabileceğine, davacının iddialarını yazılı bir belgeyle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine; davalı ile ... şirketi arasında yapıldığı belirtilen taşınmaz satış sözleşmesi gereğince davacının ödediği iddia olunan 21.400,00 TL'nin şirket tarafından davacıya iadesine yönelik taleple ilgili olarak, davada taraf olmayan kişi yönünden hüküm kurulması mümkün olmadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir....

in müteselsil kefil olarak yer aldığını, esasında bu hisselerin ... tarafından alınıp davalıların nam-ı müstear konumunda bulunduklarını hisse devir sözleşmesindeki satım bedelinin hisseyi devreden satıcılara ......

Esas sayılı takip dosyası, -Bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı alacağının sırasına ve alacağın muvazaalı olduğu iddiasına dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, getirtilen mahkeme ve icra dosyaları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı şirket ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalılardan ... A.Ş.'den 382.000,00 TL bedelli çek nedeniyle 379.970,00 TL ve ferileri kadar alacaklı olduğunu, anılan dosyadan ... A.Ş. nin ... A.Ş.'deki hakedişlerine, taşınmazına ve sair haklarına haciz koydurduğunu ve kesinleştiği, davalı ...'nın Ankara ...İcra Müdürlüğünün ......

Karar sayılı tasarrufun iptali davasında verilen hüküm kapsamında davalının eylemi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, buna göre uyuşmazlık tasarrufun iptali isteminden kaynaklandığından genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan işbu davaya bakmakla görevli olmadığı ve dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varılarak görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği nazara alınarak mahkememizin karşı görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu