WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Ayrıca hisse devrinin geçersizliği ile ilgili olarak muvazaa iddiasına dayanılmış olup, hisse devrinin geçersizliği iddiası Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir sebebe dayandırılmamıştır. Bu kapsamda davacının eldeki davayı açmasına imkan veren hakkı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir husustan kaynaklanmamaktadır Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava TBK'nın 19. maddesi gereği muvazaaya dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu bu hali ile genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmuş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir....

Kalkınma Ajansının evraklarının sahteliğini doğuracağını, istihkak davası ile tasarrufun iptali davasının gerekçesinin uyuşmadığını, akrabalık bağının muvaazaya karine olduğuna dair kararların adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, gerçek bir devir olduğu gözardı edilerek karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 96,97 ve 99. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Doğu ......

Örneğin; alacağın temliki, boşanma protokolü ile yapılan işlemler, şirket hissesinin devri, ipoteklerin temliki, nam-ı müstear ile gizlenmiş danışıklı işlemler hakkında da tasarrufun iptali davası açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile istikrar kazanmıştır. Borçlunun mamelekinin aktif bölümünü azaltıcı işlemler yapması ya da aktifini artırıcı işlemleri yapmaması da tasarrufun iptali davasının konusunu oluşturabilir. 29. Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için HMK’nın 114. maddesinde düzenlenen ve bütün davalar için geçerlilik taşıyan genel dava şartları yanında bir takım özel dava şartlarının varlığı da aranmaktadır....

Temyize konu olayda, 17.10.2019 tarihli tefhimin yukarıda açıklanan nitelikte bir tefhim olduğundan bahsedilemez.Bu nedenle, ek karara yönelik temyiz isteğinin kabulüne ve yerel mahkemenin 28.11.2019 tarihli ek kararın kaldırılarak hükmün esas yönünden incelenmesine karar verilmiştir: Asıl ve birleştirilen dosyalar yönünden dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olup karşı dava ise ,alacaklının İİK'nin 97/17. maddesine dayalı açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, davacı üçüncü kişi tarafından ilk kez İstanbul ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/ 763 Esas, 2014/ 998 Karar sayılı kararı sunularak dayanak icra dosyalarında zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği iddiasında bulunulmuştur....

Davacı üçüncü kişi tarafından şikayetin kabulü ile İcra memurunun haciz ve muhafaza işleminin iptali ve 3. kişiye ait menkuller üzerindeki haczin kaldırılması talepli olarak Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/548 E. sayılı dosyası ile açılan davada, davalı tarafça karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açıldığı, 03/04/2018 tarihli ara kararla, Mahkemece tefrik karar verilerek mahkemenin 2018/186 E. sırasına kaydının yapıldığı, daha sonra 2018/170 K. sayılı birleştirme kararı ile aynı mahkemenin 2017/552 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemece dava konusunun memur işlemini şikayet olduğu, bu şikayetin ancak borçlu sıfatına sahip kişilerce yapılabileceği, üçüncü kişilerin ancak istihkak davası yoluyla dava açabilecekleri, davacı üçüncü kişinin 2017/552 esas sayılı dosyasında istihkak davası açmış bulunduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, kararın taraflarca istinafı üzerine, ... Bölge Adliyesi 8....

Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nun 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi, haciz sırasında borçlu şirket yetkilisi veya ortağı hazır bulunmamış olup, haciz davacı üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapılmıştır. Bu itibarla mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılması, ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Öte yandan, devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir....

Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında komşu 108 ada 50 parsel sayılı taşınmazın sınırında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün adlarına kayıtlı bulunan 108 ada 54 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğu ve taşınmazlar arasında patika yolun bulunmadığı iddiasına dayanarak tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında, ... davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 108 ada 50 parsel sayılı taşınmaz ile davacılara ait 108 ada 54 parsel arasında kalan ve krokisinde boşluk olarak gösterilen alanın fen bilirkişilerinin 03.....2014 tarihli raporunda (A) harfi kırmızıya taralı olarak gösterilen bölümünün iptali ile iptal edilen 75,... metrekarelik alanın davacılara ait 108 ada 54 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle sınır ve yüzölçümünün ....400,75 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Asıl dava; davacının mevduat hesabındaki paranın davalı tarafça haksız haczi iddiasına dayalı olarak kur farkı ve mahrum kalınan faiz geliri nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine, Birleşen dava; asıl davadaki aynı hukuksal nedene dayalı olarak yoksun kalınan faiz geliri nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, haksız ihtiyati haciz nedeniyle hesabından tahsil edilen yabancı paranın eksik iade edildiğini, kur farkı ve işlemiş faiz alacağının ödenmediği ileri sürmüş; davalı taraf ise, davacı taraf taleplerinin yerinde olmadığını savunmuştur....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı üçüncü kişiye süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır. 2. Kabule göre de; Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir....

UYAP Entegrasyonu