WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaa iddiasına dayalı olarak aşınmaz satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere davalı ...'ın 06.03.2009 tarihli oturumdaki açık beyanları karşısında davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacının temyizine gelince: Mahkemece red kararı verilen...parseldeki davalı ...'ya ait 1/4 hisse 20.05.2005 tarihinde davalı ...'a devredilmiş 13.05.2008 tarihinde de ..... tarafından yeniden Esma'ya satılımıştır. 656 ada .....parsel ise 10.04.2007 tarihinde davalı ... tarafından ......'a devredilmiş, 13.05.2008 tarihinde.....yeniden....'ya devretmiştir. Davacı tarafından boşanma davası 02.05.2008 tarihinde açılmış ve yapılan yargılama sonunda davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilerek karar kesinleşmiştir. Davalılar bu devirlerin davalı ...'...

ne yönelttiği dava, İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olup birleşen dosyada, davalı alacaklı .... vekili süresi içerisinde 3. kişiye karşı tasarrufun iptali davası açmıştır....

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı alacaklının, kambiyo senetlerine dayalı icra takipleri başlattığı ve takiplerin kesinleştiği, takiplerin tarihinin 29.05.2012 ve 04.02.2008 olduğu, davalı ile borçlunun ticari ilişkilerinin uzun süredir devam ettiği, ticaret sicil kayıtlarının şirket savunmalarını doğruladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır....

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin muvazaalı yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyizine gelince; davalılar ..., ... Mimarlık Mühendislik İşletme Turizm Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ... ve ...'e karşı açılan muvazaa nedeniyle işlemin iptali davasının ..., ... Mimarlık Mühendislik İşletme Turizm Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kabulüne karar verildiği, davalılardan ... ile ... ve ... Mimarlık Mühendislik İşletme Turizm Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... yönünden ise reddine karar verildiği, davalılardan ... ile ...'...

Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Haczin 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlu şirket ortak veya yetkilisi hazır olmadığı gibi, borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, ayrıca borçlu ile 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığına göre, mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Bunun yanında, devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Haczin 3. kişinin Ticaret Sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı ayrıca borçlu ile 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığına göre mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nun 44.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.10.2009 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım akdine bağlanarak yapılan temliki tasarrufun sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil veya tenkis istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ortak miras bırakan ...’in fiil ehliyetini haiz olmadığı halde davalı ile 12.02.2009 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlediğini, akit yapma ehliyetinin yokluğu nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, kaldı ki mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığını, davalının bakma borcunu da yerine getirmediğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini, tapunun iptali ve mirasçılar adına...

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19.maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....

Bozma Kararı Dairenin 02/06/2016 tarihli ve 2016/1561 E. 2016/6822 K. sayılı kararıyla; "...İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davanın, çekişme konusu taşınmaz kaydının davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun olduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı olduğu açıktır. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği de kuşkusuzdur. O hâlde, davacının yolsuz tescil iddiası bakımından mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan ve dava konusu taşınmazın icra takibi sırasında temlikine dair tasarrufun iptali davasında yargılamanın yenilenmesine dair davanın sonucunda verilecek hükmün bu davayı etkileyeceği gözetilmeden sonuca gidilmiş olması doğru değildir. Hâl böyle olunca; Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/396 Esas, 2014/564 Karar sayılı kararın Yargıtay 17....

UYAP Entegrasyonu