WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmünde mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez şeklinde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, bu tür davalarda davanın, borçlu aleyhine sonuçlanması halinde hukuki menfaati zedeleneceğinden borçlu (eldeki davada kendisine karşı boşanma davası açıldığı belirtilen eş ....) davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Kişilerin dava hakkı Anayasanın 36. maddesiyle teminat altına alınmış olup, “hukuki yarar” ile sınırlıdır. HMK.nın 114/h maddesinde düzenlenen hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından olup, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir....

Davalı borçlu ... vekili, dava sebebinin açıklanması gerektiğini,tasarrufun iptali olarak açılmış olması halinde davanın süre, aciz belgesinin bulunmaması ve tasarrufların borçtan önce yapılmış olması nedeniyle reddi gerektiğini, muvazaa iddiasına dayalı olarak kabulü halinde ise tasarrufların borçtan önce yapılmış olması ve satışların gerçek olması nedeniyle reddi gerektiğini, her iki durumda da ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını savunmuştur. Davalı ..., dava konusu taşınmaz hissesini 1984 yılında aldıklarını, 1985 yılında üzerine inşaat yaptığını, imar sonucu üzerine aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Dava; TBK'nın 19. maddesine düzenlenen muvazaa iddiasına dayalı.....2011/4897 Esas sayılı takip dosyasının iptali isteğine ilişkindir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK.nun m.118-395) kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlamıştır. Bu kapsamda;anılan istek bakımından 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi uyarınca Aile Mahkemesi görevli bulunmamaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir....

Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar....

Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....

Şti'nin istihkak iddiasına ilişkin davanın İzmir 9. İcra Hukuk Mah. 2017/470 E. ile 30.05.2017 tarihinde açılmış olduğu, marka devir işlemine ilişkin olarak tasarrufun iptali davasının da İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/394. E. ile 24.08.2017 tarihinde açılmış olduğu, ...'in açılan davanın sonucunda devir işleminin iptaline yönelik karar verilebileceğini bilebilecek durumda olduğu, devir işlemine ilişkin açılan tasarrufun iptali davasından 2 ay sonra 26.10.2017 tarihinde, ...'in kurucusu ve müdürü olduğu davalı .. A.Ş.'nin aynı esaslı unsurla ile ve aynı sınıflarda 2017/96039 numaralı marka için başvuru yapmış olduğu, amacının tasarrufun iptali dosyası kapsamında alınacak kararı boşa çıkarmak ve ... markasından haksız yararlanmak olduğu, marka tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı 2017/96039 nolu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir....

Mahkemece; bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde; davacılar aleyhine iptali istenen satış işleminden önce doğmuş bir alacak iddiasına dayanan kesinleşmiş bir icra takibi bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ...Yapı İnş. Taah. Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı ...Yapı İnş. Taah. Yat. San. ve Tic. Ltd....

iptali davasında davacı ......

in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava; tasarrufun iptali isteğine ilişkin olup davanın reddine ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece; “... ehliyetsizlik iddiasına dayalıtasarrufun iptali”isteminin iptal yanısıra tescil isteğini de kapsadığı kabul edilerek yargılama sırasında muris öldüğüne göre öncelikle iştirakin sağlanması zorunluluğunun gözetilmesi, davaya muvafakat etmeyen mirasçılar bulunduğuna göre miras şirketine Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, böylelikle davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi, daha sonra murisin temlik tarihi itibariyle ehliyetli olup- olmadığının saptanması bakımından varsa murise ait sağlık kurulu raporları, reçeteler vs. istenerek 2659 sayılı Yasanın 7. ve 16.maddeleri gereğince Adli Tıp Kurumu 4....

Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nun 97/17, 277-280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. 6100 sayılı HMK'nun 318/1. maddesi, "Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır." hükmünü içermektedir. Davacı 3. kişi vekili, dava dilekçesi içeriğinde borçlu şirket ile..... arasında ... 4. Noterliği’nce düzenlenen 13.5.2013 tarih, ..... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi, borçlu şirket ile davacı 3.kişi şirket arasında ... 4....

UYAP Entegrasyonu