WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Şti'nin icra dosya alacaklısı ve tasarrufun iptali davası davacısı olan ........ ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmekte olup, tasarrufun iptali davasının davalı olan dosyamız davacının, bu defini tasarrufun iptali davasında ileri sürmesi mümkün olup, dairemizin kaldırma gönderme karar gerekçesi de, dava şartı olan tasarrufun iptali dava dosya alacaklısının, alacağının gerçek olup olmadığının araştırılması noktasındadır. Bu itibarla, İlk derece mahkemesince, eldeki davada davacının hukuki yararı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....

-K A R A R- Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle;davanın,muvazaa iddiasına dayanan tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, kural olarak üçüncü kişiler, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebileceği, çünkü danışıklı olan bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin zarara uğratılmasının ona karşı işlenmiş haksız eylem niteliğinde olduğu, tüm dosya kapsamından ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen satış tarihindeki değeri ile davalılar arasında yapılan satış miktarı arasındaki fark ve davalıların ilişkileri dikkate alındığında yapılan işlemin muvazaalı olduğu davacının da bu nedenle zarar gören üçüncü kişi durumunda bulunduğunun anlaşıldığı,davacının amacının yaptığı icra takibi sonucunda alacağının tahsili olağanına kavuşmak olduğu,hernekadar muvazaalı işlemin saptanması ile birlikte tapu iptali ve tescili istenmiş ise de çoğun içinde azında bulunduğu ilkesi gereğince...

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemlerin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu açık olup mahkemenin bu açıklığa rağmen İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelemesi isabetli değildir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar....

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu takiplerin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Diğer yandan; zarara uğradıklarını ileri süren üçüncü kişilerin, danışıklı işlemde bulunduğu iddia edilen kişiden alacaklı olmaları gerekmektedir. Somut olayda, davacıların davalılar ...ve ...'den 23.06.2003 tarihinde gerçekleşen hakız eylem nedeni ile alacaklı oldukları bu alacağın kesenleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu ve nitekim anılan borçlular aleyhine takibe geçildiği anlaşılmaktadır. Davacıların, danışıklı olarak ......

Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır.'' Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... ... K. sayılı ilamı; ''Dava, terditli olarak açılan, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali olmadığı takdirde BK'nun 19.maddesine dayalı muvazaalı işlemlerin iptali isteğine ilişkindir....

Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlem ile üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Somut olayda, davacı ....... ile davalı...... arasında......Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/867 Esas sayılı dosyasında boşanma davasının, ........Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/160 Esas sayılı dosyasında da mal tasfiyesi için dava açtığı ve yargılamının devam ettiği anlaşılmaktadır....

Yapı Kooperatifdeki hisselerinin diğer davalının usulsüz başkalarına devri ile genel kurul kararının iptali için dava açtığını, bu davada ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ihtiyati tedbir konulduğunu, usulsüz hisse devri yapıldığını, davalı ...'in kooperatif aleyhine muvazaalı icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, kooperatif adına kayıtlı gayrımenkulün icra kanalı ile satışa çıkarıldığını, alacağa mahsuben davalı ... tarafından alındığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğu beyan edilerek ihalenin feshine, icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıların dosyada cevap dilekçesi bulunmamaktadır. Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; görevsizliğine karar verilmiş olup, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....

Bu durumda mahkemece borcun doğumuna ilişkinin belirlenmesi yönünden tarafların bildireceği delilleri toplamalı ve gerektiğinde şirket defteri üzerinde inceleme yaptırarak borcun iptali istenen tasarruflar önce doğduğunun ispatlanması halinde işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir...") gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davacı vekili ve davalılar M..... E..... ve Y........

nın vergi alacağını tahsilini sağlamak açısından böyle bir dava açmakta hukuki menfaati ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava dayanağı kamu borçlarının devam etmesi ve dava konusu olayların aynı zamanda ceza yargılamasına konu olması ve ceza mahkemesi kararının 2018 yılı içerisinde kesinleşmesi nedeniyle uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasının gerektiği, davanın muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali mahiyetinde olduğunundan hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı, önceki dosya kesinleştiğinden derdestlik ilk itirazınıın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ... Ltd.Şti.'nin kurucu ortaklarının ... ve ... iken ...'in şirketteki hisselerini 24/05/2004 tarihinde davalı ...'e, ...'ın da şirketteki hisselerinin tamamını 28/07/2005 tarihinde davalı ...'ya devir etmek suretiyle ortaklıktan çıktığı, bu şirket hisselerinin ... ve ... tarafından edinilmesinin davalı ...'...

Hukuk Dairesi) 15.11.2018 tarih ve 2016/3939 E., 2018/5326 K. sayılı kararıyla, bedeli paylaşıma konu taşınmaza, davacı ile senedin keşidecisi eski eşi arasındaki süregelen uyuşmazlıklar nedeniyle, 18.10.2007 tarihinde aile konutu şerhi konulduğu, davalının alacağının dayanağı olan bonoya dayalı olarak girişilen icra takibinin tarihinin ise 12.03.2008 tarihi olduğu, bu itibarla, davacının davalıya karşı muvazaa iddiasında bulunabileceği, bu durumda, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan, davalı temlik alacaklısı ...'e, temlikinin gerçek bir borç ilişkisine dayalı olduğunu ispat etmesi için imkan tanınması, bu husustaki savunma ve delilleri araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tanık beyanlarına göre, borç ilişkisinin gerçek bir alacağa ilişkin olduğunun ispat edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu