Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının ... takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun ... hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir....
MUVAZAATASARRUFUN İPTALİ DAVASITERDİTLİ DAVA 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 284 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalılardan borçlu Ö.... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazlarını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sonucu açılan tescil davası ile davalı şirkete devri, davalı şirketin aynı taşınmazı R....’e onun da Vedat’a satışına ilişkin tasarrufların iptaline, taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına bu mümkün olmadığı takdirde muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket, R.... ve V....davanın reddini istemişlerdir....
Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlem ile üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır. Somut olayda, davacıların alacağı davalı ...'in sebebiyet verdiği kazadan doğan tazminat alacağından kaynaklanmaktadır.Kaza 25.01.2007 tarihinde meydana gelmiş, tazminat davası 15.03.2007 tarihinde açılmış 10.05.2012 tarihinde sonuçlanmıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Tasarrufun iptali istemine ilişkin olarak açılan davada ... 7.Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, davalı ... Havayollarına ait çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davacı tarafından başlatılan takipte haczi kabil mal bulunmaması ve borçlunun davaya konu araçlarını diğer davalıya devrettiği iddiasına dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Asliye Ticaret Mahkemesince,davalı ... Temizlik şirketinin işbölümü itirazının kabulü ile davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Dava, danışık (muvazaa) iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılardan ... ile evli olduğunu, davalının evlilik birliği içinde edinilen ... ilçesi ... Merkez 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazı açacağı davaları sonuçsuz bırakmak ve mal kaçırmak amacıyla muvazaalı bir şekilde boşanma davası öncesi davalı kardeşlerine ve gayrı resmi birlikte yaşadığı ....'a düşük bir bedelle satış göstererek devrettiğini, birlikte yaşadığı ....'ın da taşınmaz hissesini daha sonra annesi diğer davalı ...'a devrettiğini belirterek davalılar arasında yapılan tasarrufların iptalini, taşınmazın davalı ... adına tescilini istemiştir Davalılar, davacının resmen evli olduğunu, davacının boşanma davası ve katkı payı alacağı davası açmadan bu davanın görülemiyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davalı ...'...
İcra Müdürlüğü'nün 2005/1321, 1322, 1323 esas sayılı dosyalarından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine dayalı takip yapıldığı ve takiplerin kesinleştiği, davalılardan ...'ın alacağına konu... İcra Müdürlüğü'nün 2005/2991 esas sayılı dosyasından kambiyo senedine dayalı takibin de kesinleştiğini, asıl davada davacı ...'ın alacağına konu ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/3902 esas sayılı dosyası, birleşen davada davacı ....'nın alacağına konu... Müdürlüğü'nün 2005/1139 esas sayılı dosyalarındaki haciz tarihleri itibariyle davalıların alacaklarının 1. ve 2. sırada yer aldığı, davacıların davalıların alacağına konu takip, takip .../... S.2 konusu borç ve hacizlerin muvazaalı olduğuna ilişkin iddialarının ispat edilemediği, sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davalarda davacı vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir....
Dava BK 18. maddesine dayalı olarak açılmış davalı ... tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan muvazaalı icra takibinde davalı borçlunun maaşına uygulanan haczin İptali istemine ilişkindir. Davacının bu davayı açmaktaki amacı alacağın tahsilini sağlamaktır. Mahkemece verilen karardan sonra davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen dilekçeye göre davanın dayanağı olan ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/ 2113 sayılı icra dosyasının tahsil ve tasfiye edildiği, davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir. Dosya borcu tahsil ve tasfiye edildiği iddiasına göre ilgili icra dosyasının aslının getirtilerek bu konuda alacaklı ve borçlunun da beyanı alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanun'un yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanun'un yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Davacı vekili, dava dilekçesinde davalılar arasında yapılan danışıklı satış işleminin iptalini istemiştir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu anlaşılmaktadır....


