Köyü 255 ve 256 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, dava konusu yer üzerindeki zilyetlik hakkının zilyetliğin devir ve teslimi ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden davacı şirkete devredildiğini, davacının bu sözleşmeye dayanılarak taşınmaz üzerinde şantiye binalarını kurduğunu, taşınmazın önceki zilyedi ... 'nun da ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Hazine aleyhine tescil davası açtığını, taşınmazın malik hanesinin boş olduğunu, davacı şirketin iyi niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 3. Birleşen 2000/52 Esas sayılı dava dosyasıyla davacı Hazine tarafından, davalı ... aleyhine, ... Köyü 1036 parsel sayılı taşınmaz hakkında şerhin terkini istemiyle açılan dava, aralarında hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir. 4. Hakim ve Savcılar Kurulu kararnamesi gereği ... Anadolu yakasındaki adliyelerin birleştirilmesi nedeniyle dava dosyası ... Anadolu 2. Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. II....
Temyiz Sebepleri Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında belirtilen bozma gereklerinin yerine getirilmeden karar verildiğini, dere sınırı yönünde sabit veya gayrisabit olup olmadığının, aktifliğini kaybedip kaybetmediğinin, bu hususu ortaya koyacak duvar inşasının Karayolları ve Devlet Su İşleri gibi kurumlar tarafından yapılıp yapılmadığının, ya da hangi amaçla dere taşkınlarından korunma amaçlı yaptırılıp yaptırılmadığı ve hangi tarihlerde tamamlandığı gibi hususların araştırılmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. I. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2....
Dava konusu taşınmazın yüzölçümü, tespitten sonra komisyon kararı ile yeniden belirlenmiş olup, bu durum karşısında, hakkında komisyon kararı bulunan dava konusu taşınmazın komisyon kararının iptal edilmesi suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde kadastro tespitinin iptaline kararı verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespitten önceki hukuki sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının Sakarya 2....
Köyü 147 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 22.04.2014 tarihli kadastro bilirkişisi raporunda "B" harfi ile gösterilen 2.408,21 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı Hazine ve dahili davalı ... İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Mahkeme kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün “fazlaya ilişkin talebin reddine” ilişkin kısmının onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine ve dahili davalı ......
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili Merkez ilçesi ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro sonucunda Sinop ili, Ayancık ilçesi, Çaylıoğlu köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 16 parsel sayılı 466,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına; 114 ada 17 parsel sayılı 435,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına ve 114 ada 18 parsel sayılı 267,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. Dava dışı 114 ada 19 parsel sayılı 250,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı sebeple davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava; kadastro tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, müdahalenin men’i ve ka’l istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. TMK'nın 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” 2....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m.33). İddianın ileri sürülüş şekli, dosya kapsamına göre temyiz kanun yolu başvurusuna konu dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı mera sınırlandırmasının iptali ile tescil ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmazlar yönünden ise, tapu kayıtlarının iptali ile tescil isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti” başlıklı 14. maddesinde; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.’’...
Zaten bu gibi yerler kişiler adına tespit ve tescil edilse bile, bu husus "yolsuz tescil" oluşturacağından her zaman bunlar için tapu iptali davası açılması mümkündür. Vakıf şerhi ile ilişkilendirilmeleri düşünülemez. Öte yandan "Kamu malları" başlığını taşıyan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu malları arasında vakıf mallarına yer verilmediği açıktır. Bunun dışında, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Umumi Heyeti; 3.4.1940 tarih ve 1939/12 E., 1940/65 sayılı kararı ile "icareteynli ve icare-i mukataalı vakıf yerleri kira alacakları beş yıllık zamanaşımına tabi" olduğunu benimsemiştir. Bu karardan da vakıf mallarının Devlet malı olmadığı sonucuna varılmaktadır....
Kadastro tespitinin kesinleşmesi üzerine hak düşürücü süre içerisinde tespitten önceki zilyedliğe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında da 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ndaki hükümlere göre inceleme yapılır, tespit tarihi itibariyle taşınmazın malikinin kim olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu 30. maddesinde Kadastro Mahkemesince delillerin takdiri hususu düzenlenmiş, yargılamanın yürütülmesi ve delillerin toplanması konusunda, 766 sayılı Tapulama Kanunu’nda yer alan resen araştırma ilkesinden oldukça ayrılmış ve “müzakere sistemine” yer verilmiştir. Bu maddede 766 sayılı Tapulama Kanununda yer almayan hükümlerden biri, hâkimin toplanan delillerle tutanaktaki beyanlar arasında aykırılık olduğunu görürse tutanak bilirkişilerini tanık olarak dinleyebileceği hükmüdür. Davanın taraflarından biri, gerekçe göstererek tespit sırasındaki bu beyanlara itiraz eder ve yerinde görülürse beyanları itiraza uğrayanlar çağrılıp dinlenebilir....


