ya devrettiğini, evlilik amacıyla mehir ve evlilik hediyesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bu tasarrufun mal kaçırma amacıyla yapıldığını kabul etmenin mümkün olmadığını, evlenecek kişilerin birbirlerine hediye amacıyla taşınmaz devri yapmasının mal kaçırma olarak düşünülemeyeceğini, mirasbırakanın başkaca taşınmazlarının da bulunduğunu, mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığını, davacının iddialarını ispatlayamadığını, dosya kapsamında tanık dinlenmediğini, mal kaçırma iradesinin bulunduğuna dair somut ve hukuki bir delilin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri. 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.09.2010 gün ve 103/311 sayılı hükmün Duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.06.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ... ve karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın tarafların kök miras bırakanı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mera komisyonu kararının iptali isteğine ilişkindir. Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 30 günlük dava açma süresinin geçirildiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 101 ada 426 ve 427 sayılı parsellerin içerisinde kalan yerlerin murisi Kasım Almaç tarafından açılan Van Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davaları ile senetsizden tescil edildiği, zilyetliğinde bulunan taşınmazlara yönelik murisi tarafından Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/128 Esas sayılı dosyasında el atmanın önlenmesi davasının açıldığını, buna rağmen mera çalışmalarının başlamasının hatalı olduğunu, Mera Kanunu geçici 1 inci madde uyarınca karar kesinleşinceye kadar taşınmazın tescil harici bırakılması gerektiğini, idarece yapılan sınırlandırmanın yok hükmünde olduğunu, dava konusu yerin 150 yıldır kurulu yerleşim yeri olduğunu, verilen kararla yerleşim yerinin yok olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera kaydının iptali ile tescil istemine ilişkindir. 2....
Hal böyle olunca; dava dilekçesinde iddiaların ileri sürülüş biçimi ve yukarıdaki anlatımlar ışığında davanın, tespitten önceki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olmayıp mülkiyeti zaten davacıya ait bulunan ancak isim benzerliği nedeniyle meydana gelen karışıklığın giderilmesine yönelik olarak tapu kaydındaki baba isminin düzeltilmesi ve isim benzerliğinden kaynaklanan haciz şerhlerinin kaldırılması istemine yönelik bulunduğu, bu nedenle Mahkemece, hüküm yerinde taşınmazların davacıya ait olduğunun tespiti ile tapudaki baba isminin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, mülkiyet naklini doğuracak şekilde tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin çıkarılmasına, yerine “... İli, Karahallı İlçesi, ... Mah. Karşıbağ Mevkii 149 ada 197 parsel ile ... ... Mah....
Gergin'in kadastro tutanaklarına yaptığı itiraz neticesinde yapılan inceleme ve yargılamalar doğrultusunda tespit ve tescil edildiğini, tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve ilanları incelendiğinde davaya konu taşınmazlara ilişkin davacının iddiası olan kök muris ...'e ait hiçbir kayıt bulunmadığını belrterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2018/405 Esas, 2020/219 Karar sayılı kararıyla;dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının hükmen 28.03.1994 tarihinde kesinleştiği ve tapu sicilinin oluştuğu, davacının talebinin kadastro tespitinden önceki hukuki nedene dayalı olup davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı belirtilerek, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanarak hem tespitten önceki hem de tespitten sonraki sebeplere dayalı olarak dava açmıştır. Taşınmazın tespit sırasında hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmemiş olması, öncesinde var olan zilyetliği kesmeyeceği gibi gerek Kadastro Kanunu'nda ve gerekse de diğer yasalarımızda, hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlar yönünden tespit öncesi hakka dayanılarak dava açma hakkını süreyle sınırlayan bir düzenleme de bulunmamaktadır. Kadastro tutanağı düzenlenip kesinleşen yerlerde dahi 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen 10 yıllık süre içerisinde dava açılabildiğine ve yasada tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi sebeplere dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan bir süre de öngörülmediğine göre mahkemenin davanın makul sürede açılmadığı şeklindeki gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 17.03.2015 gün ve saatte temyiz eden ... vs. vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vs. vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 291 ve 292 parsel sayılı 6.360,00 ve 3.815,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar paylı olarak davalılar ... ve müşterekleri adına hükmen tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır....
Gerekçe 7.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık tapu iptali ve tescil istemi üzerine verilen kararın tavzihi talebine ilişkindir. 7.2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez....


