Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup; davada, hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanamayacağı uyuşmazlık konusu yapılmıştır. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir. Söz konusu hak düşürücü süre dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. 3. Değerlendirme Hemen belirtilmelidir ki, 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı ile öngörülen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı dava ... miras bırakanın ölümü ile doğar. Başka bir ifadeyle, mirasbırakanın ölümü ile tereke intikal eder ve terekenin açılmasıyla mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi olurlar....
Bölge Adliye Mahkemesince, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanlarının 05.06.2009-06.07.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, taşınmazın halen aynı vasıf ve yüzölçümle tapuda kayıtlı olduğu, eldeki davanın ise 18.10.2019 tarihinde açıldığı, kadastrodan öncesi haklara ve hukuki sebeplere dayanılarak kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra dava açılamayacağı, tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.05.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat .... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir....
Temyiz Nedenleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, istinaf ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik ve hatalı olduğunu, kadastro tespitinden sonra var olan hukuki duruma dayanarak dava açıldığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir. 3.3....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 17.10.1992 tarihinde kesinleştiği, 25.03.2022 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, bu nedenle Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 inci maddesinin üçüncü fıkrası. 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine, ..., ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.04.2006 gün ve 272/135 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde 106 ada 46 sayılı parselin vekil edenine ait olduğunu, bu parselle birlikte kullandığı taşınmazların bir bölümünün davalılar adına kayıtlı 106 ada 38 ve 10 sayılı parseller içerisinde kaldığını, kadastro tespitleri sırasında anılan parsellerle birlikte davalılar adına tespit ve tescil edildiklerini, ayrıca vekil edeni 46 sayılı parselin bitişiğinde bulunan taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiğini açıklayarak anılan parseller ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan aynı ada 49 sayılı parselin tapu kayıtlarının vekil...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro sonucunda Trabzon ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 185 ada 37 parsel sayılı 4.850,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, ifraz, taksim, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..... adına tespit ve 16.05.1997 tarihinde tescil edilmiş; bilahare taşınmaz satın alma ve birleştirme sebebiyle ... ve ... adına tescil edilmiştir. Dava, 18.07.2018 tarihinde açılmış olan, kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir. 3.3....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince delillerin hatalı değerlendirildiğini, dinlenen tanıkların tüm taşınmazlar yönünden beyanda bulunduklarını, davalı ... adına kayıtlı 161 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 2. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesi. 3....
ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gemerek Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.03.2003 gün ve 185/69 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ..., satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 230 ada 6 parselin davalıların miras bırakanı... adına olan tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davacının dava konusu taşınmazı satın aldığını ve taşınmazın davacı adına tapuya tesciline bir diyeceği olmadığını açıklayarak davayı kabul etmiştir. Diğer davalılar ... ve arkadaşları, davaya bir cevap vermemişlerdir....
Tahsis Komisyonunca alınan idari karar (idari işlem) sonucunda oluşturulduğu, tapu kaydında görünen mera kaydının terkininin ancak söz konusu idari işlemin iptali suretiyle mümkün olduğu, davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, başvurulması gereken yargı yolunun idari yargı yolu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı zilyetliğinde olan arazinin önce Hazine adına ham toprak olarak tescil edildiği daha sonrada .......


