Hesabına gönderilen 2.299.500,00 USD tutarındaki paranın kâr payı niteliği taşımadığı, Örtülü kâr dağıtımının vergi hukukunda kullanılan bir kavram olmasından ötürü, bir işlemin hukuki sebebi olarak nitelendirilemeyeceği, somut olaydaki para havalesinin hukuki sebebinin tüketim ödüncü sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki tüketim ödüncü sözleşmesinin süresiz ve faizsiz olduğu, süresiz tüketim ödüncü sözleşmesinde, ödünç alanın, ödünce konu parayı, ilk istemden başlayarak altı hafta içinde iade etmesi gerektiği, İade borcunun on yılda zamanaşımına uğradığı, on yıllık zamanaşımının, süresiz tüketim ödüncü sözleşmelerinde sözleşmenin sona erdiği andan itibaren işlemeye başladığı, bu sebeple davalı ... Ltd....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/05/2015 NUMARASI : 2014/127-2015/248 Uyuşmazlık ve hüküm; kullanım ödüncü sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayımıza gelince; davacı ile davalı arasındaki 13/09/2010 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağından dolayı davalının 02/01/2012 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağının tamamını 30/10/2022 tarihinde tahsil ettiği davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır....
TBK'nun 386. maddesinde tüketim ödüncü sözleşmesinin tanımı yapılmıştır. Buna göre tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanında aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Davacının işbu davaya konu iddiası karşısında taraflar arasında ileri sürülen ilişki tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tüketim ödüncü sözleşmesi uyarınca verilen ödüncün geri verme zamanı ise TBK'nun 392. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa, ödünç alan ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmayacaktır....
Dava, tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Yasa'nın 386. maddesinde tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 26. maddesinde ise bir sözleşmenin içeriğinin kanunda öngörülen sınırlar içinde taraflarca özgürce belirlenebileceği düzenlenmiştir. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca faiz karşılığı ödünç para verme işlemleri münhasıran banka ve diğer finans kuruluşlarının tekeline bırakılmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde de kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişilerin, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır....
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386 ve devamı maddelerine göre tüketim ödüncü sözleşmesi kapsamında 5941 sayılı Çek Kanunu m. 3'e göre ödenen çek tazminatının iadesi için ve m. 586'ya göre müteselsil kefalet için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesi tüketim ödüncü sözleşmesi niteliğindedir. Tüketim ödüncü sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren nitelikte sözleşme olup tüketim ödüncünü alan taraf sözleşmede kararlaştırılan tarihte aldığı ödüncü iade etme yükümlülüğü altındadır....
Mahkememizde açılmış olan dava bu yasa kapsamında arabuluculuk dava şartına bağlı olup arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Taraflar arasında yapılan sözleşmeler tüketim ödüncü sözleşmesi niteliğindedir. Tüketim ödüncü sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren nitelikte sözleşme olup tüketim ödüncünü alan taraf sözleşmede kararlaştırılan tarihte aldığı ödüncü iade etme yükümlülüğü altındadır. Davacı bankanın davalı...'e verdiği tüketim ödüncü niteliğindeki kredinin geri ödendiğini ispat yükü davalı tarafta olup davalı taraf aldığı kredi borcunu ödediğini yazılı belge ile kanıtlamakla yükümlüdür....
Bunlardan birincisi kredi kartı alacağı, ikincisi iskonto kredisi alacağı üçüncüsü de çek sorumluluk bedelinin depo edilmesine ilişkin gayri nakdi kredi alacağı talebidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Taraflar arasında yapılan kredi kartı ve iskonto sözleşmeleri tüketim ödüncü sözleşmesi niteliğindedir. Tüketim ödüncü sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren nitelikte sözleşme olup tüketim ödüncünü alan taraf sözleşmede kararlaştırılan tarihte aldığı ödüncü iade etme yükümlülüğü altındadır. Davacı bankanın davalıya verdiği tüketim ödüncü niteliğindeki kredinin geri ödenmediğini ispat yükü davalı tarafta olup davalı taraf aldığı kredi borcunu ödediğini dava değeri yönünden yazılı belge ile kanıtlamakla yükümlüdür....
Somut olayda, davada dayanılan maddi olgulara ve ileri sürülüşe göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, tüketim ödüncü sözleşmesi hukuki nedeninden değil, taraflar arasındaki inanç sözleşmesinden (inançlı işlemden) kaynaklanmaktadır. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; tüketim ödüncünden kaynaklanan alacağın tahsili istemli olup, ödünç sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunun 379. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, somut olaya uygun düşen tüketim ödüncüne aynı kanunun 386. ve devamı maddelerinde yer verilmiş, Türk Ticaret Kanununda bu konuda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. TTK'nun 4 ve 5. maddesi hükümleri uyarınca tüketim ödüncüne ilişkin uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliği yoktur. Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür. Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur. Davalının ticaret şirketi olması nedeniyle tacir olduğu açıktır. Davalı ise gerçek kişidir....


