WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez (Kılıçoğlu/Şenocak: İş Güvencesi Hukuku, İstanbul 2007 s.99) Bu anlamda bozma sözleşmesinin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği Borçlar Kanunu hükümlerine göre saptanacaktır. Buna karşılık iş sözleşmesinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erdirilmesi, İş Hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi genel hükümler dışında İş Hukukundaki işçi yararına yorum ilkesi göz önünde bulundurulacaktır. Bozma sözleşmesinin Borçlar Kanununun 23-31.(TBK'nun 30, 36, 37 ve 38.) maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hallerinin bozma sözleşmeleri yönünden titizlikle ele alınması gerekir....

Bu bağlamda; tekerrürün uygulanabilmesi ve ıslah amacının gerçekleşebilmesi için, idari yaptırım kararının ilgisine tebliğ edilerek, ilgilinin bu karardan haberdar edilmesi gerekir. Bakılan davada, davacı şirkete ait laboratuvarın mesul müdürünün 2017 yılı içerisinde iki kez uyarıldığı, bu işlemlere karşı dava açılmadığı, ruhsata esas şartlarda tadilat izni alınmadan değişiklik yapılması sebebiyle mesul müdür üçüncü kez uyarılmadan, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 5. fıkrasının bir yıl içerisinde üçüncü kez ihlal edildiğinden bahisle doğrudan mesul müdürün mesul müdürlük görevinin sona erdirilmesi yönünde dava konusu işlemin tesis edildiği, buna göre öncesinde özel sağlık kuruluşu mesul müdürünün üç kez uyarılmış olması şartı yerine getirilmeksizin tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

Yine sanığın üyeliğinin 01/07/2016 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Sanığın mahkememizde yargılanan diğer sanıklarla kıyaslandığında sendika üyesi olan ve gerçek mana da örgüt üyesi olduğu kabul edilen kişilerin sendika üyesi olmalarından öte derneğin faaliyetlerine aktif olarak katıldıkları, sendikanın düzenledikleri protesto gösterilerine iştirak ettikleri, sendikaya maddi ve manevi olarak destek verdikleri görülmektedir. Yargıtay içtihatları incelendiğinde, sendika üyesi olmanın tek başına örgüt üyeliği için bir kriter sayılmadığı bilinmektedir. Somut olayımızda da sanığın sendika faaliyetleri çerçevesinde sendikaya adam kazandırma, sendikaya bağış yapma, sendikanın toplantılarını organize etme gibi aktif bir faaliyeti olmadığı gibi bu yönde bir iddia da bulunmamaktadır....

ın aile şirketi olan Mea Grup unvanlı şirketlerden mesnetsiz fatura kesilerek şirketin borçlandırıldığı iddia edilmişse de bu iddiaları ispata yarar delil sunulmadığı, fiktif işlemler yapılarak şirket zararına hareket edildiği iddiasına yönelik delil bulunmadığı gibi, aksine şirket kayıtlarının muhasebe ilkelerine uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacının davalı şirkette fiilen 3 ay bulunduğu, bu kadar kısa bir süre içerisinde ortaklıktan ayrılmayı gerektiren, ortaklık ilişkisinin devamını imkansız kılan başkaca herhangi bir haklı sebebin varlığının da ileri sürülüp kanıtlanamadığı, davacı bakımından haklı nedenle ortaklıktan çıkma koşullarının oluşmadığı, davacı şirket müdürlüğü görevinin sona erdirilmesi yönünden de şirket müdürü olan ortağın her zaman müdürlük görevinden istifa etmesinin olanaklı olduğu, şirket müdürü olan davacının, kendi açtığı dava ile haklı nedenle kendisinin müdürlük görevinden azlini istemesinin mümkün olmadığı, bu istem bakımından hukuki yararı bulunmadığı...

Zira TCK'nın 53. maddesine ilişkin mahkemenin uygulaması "Sanığın TCK 53/1 maddede belirtilen a)Sürekli süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, d) Vakıf,dernek,sendika,şirket,kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e)Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun izne tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya taciri olarak icra etmekten işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c) fıkrasında belirtilen Velayet hakkından; vesayet ve kayyumluğa ait bir hizmette bulunmaktan hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına...

satış değil tanıtım olduğunu, davacının Bölgesindeki ilaç satışları denetlemek, kontrol etmek, işverene bildirmek gibi bir görevinin bulunmadığını, depo çakışları ile IMS verileri arasındaki farkın neden nasıl kaynaklandığını davacının bilmesinin mümkün olmadığını, IMS verileri ile ilaç depoları çıkışının farklı olduğunun dahi belli olmadığını, ilaç üretimini yapan davalı şirketin ürettiğinden fazla ilacın satışının yapılmasından tıbbi mümessilin sorumlu olduğunun iddia etmesinin samimiyetsiz olduğunu, farklılığın sadece 2013 yılında değil, 2009 yılından beri süre geldiğini, davacı işçinin aracılara para vermek suretiyle IMS verilerinde oynama yaptığının iddia edildiğini, varsayıma dayalı olarak davacının iş akdinin sona erdirildiğini, asıl amacın iş akdinin tazminatsız olarak sona erdirilmesi olduğunu, fesihte son çare ilkesine uyulmadığını iddia ederek davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde...

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: .... 14.03.2013 Tarih, 2010/93 Esas, 2013/245 Karar sayılı işyerindeki işçilerin iş bırakma eyleminin yasadışı grev olduğunun tespitine yönelik kararı Yargıtay 7....

Somut olayda, davacının yargılama sırasında ölümü ile taraf teşkilinin bozulduğu ve vekilin vekillik görevinin sona erdiği göz önünde bulundurulmadan, yetkisiz vekille yargılama yürütülerek ölü kişi lehine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının mirası reddetmeyen mirasçılarının tamamı davaya katılmadan, izinleri alınmadan veya terekeye temsilci atanmadan ve murisin eşinin feragat beyanı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması isabetli olmamıştır....

Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın esasının çözümlenmesinde davaya bakma görevinin ---- vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir....

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu