yönünde ihtiyati tedbir kararı kurduğunu, bahse konu kararın ne kadar eksik ve hatalı kurulduğunun, hali hazırda bu ara kararın müvekkilinin zedelenen haklarını korumaktan uzak nitelikte olduğunun sarihliğinin tartışmasız olduğunu, yaklaşık iki yıl süren ilk derece mahkemesi yargılamasında bu aşamaya kadar teknik rapor alınıp değerlendirme yapılmasının sağlıklı olduğu yönündeki bir kararla ihtiyati tedbir kararı verilmediğini, nihayetinde toplamda 4. alınan rapor karşısında sürekli en başından beri talep edilen karar tanzim edilmiş olmasına rağmen, anılı kararın da eksik biçimde hali hazırda hakkına halel gelen müvekkilini korumadan uzak biçimde tahsis edildiğini, gerek tahterevalli gerekse de 1 numaralı kaydırak ürünleri hakkında hem satışın durdurulması hem de mevcut kurulu alanlardan sökülmesine yönelik tedbir kararın verilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu binada kat maliki oldukları, binada ... isimli fırınının bulunduğu, müvekkillerinin dairelerini satın alırken kendilerine binanın altında fırın bulunduğu, belediye ruhsat işlemleri için muvafakat vermeleri karşılığında satışın gerçekleşeceği söylendiğinden müvekkillerinin muvafakatnameyi imzalamak zorunda kaldıkları, ancak satın aldıkları dairelere taşındıktan sonra fırının gürültüsü sebebi ile büyük rahatsızlık duydukları, bu durumun davalıya bildirilerek fırının ses, koku ve ısı izolasyonunun yaptırılmasının istendiği, ancak davalının müvekkillerini oyaladığı, söz konusu fırının ruhsatının bulunmadığı, bu nedenle...
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, arsa değerini bulan ve kamu yararına uygun bir teklif olmasına rağmen satışın iptal edildiği, davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanması gerektiği ileri sürülmektedir....
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava konusunun takip edilen icra işlemlerinin durdurulması ve borcun tam ve zamanında ödendiğinin tespitine ilişkin olduğu, asliye hukuk mahkemelerinin icra dairelerinin yaptığı eylem ve işlemlerle ilgisinin bulunmadığı, takibin iptaline veya icra memurunun eyleminin usulüne aykırı olduğuna yönündeki taleplerin icra hukuk mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dosyanın görevli ve yetkili Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2016 tarih 2016/414 Esas 2016/6763 Karar sayılı ilamı ile “Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dosya içerisinde kredi sözleşmesi bulunmamaktadır....
ye satışının yapıldığını, davalıların AK Havacılık Ulaştırma Hizmetleri A.Ş. ve AK-PA Tekstil A.Ş. hisselerinin düşük bedelle AKKÖK A.Ş' ye satılmasını sağlayarak şirketi zarara uğrattıklarını, AK-ROM AKAL TEKSTİLE Romania SRL şirketinde genel kurul kararı almadan tasfiye kararı alarak zarara sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, şimdilik AKENERJİ hisselerinin düşük bedelle satılmasından dolayı 5.500TL'nin satışın yapıldığı 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, AK Havacılık Ulaştırma Hizmetleri A.Ş. ve AKPA tekstil A.Ş. hisselerinin düşük bedelle satılmasından dolayı 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi, AK-ROM AKAL TEKSTİLE Romania SRL Şirketinin 20.000 TL zarara uğratılmasından dolayı 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte AK-AL Tekstil A....ye ödenmesini talep ve dava etmiştir....
E. tarafından yapılan satışın orijinal TSE markalı ürünler olmadığına dair dosyada bir veri bulunmadığı, davalı O.E.'in bir üretici olmayıp satıcı olduğu, bu nedenle TSE ile aralarında bir ilişki bulunmasada TSE markalı kabloları satma hakkını haiz bulunduğu, TSE markasının taklit edildiği yönünde bir delil bulunmadığı gibi, satan kişinin de taklit olduğunu bilmesine rağmen bu markalı ürünleri sattığına ilişkin de delil elde edilemediği, davalının tecavüz fiilini işlemediği gerekçesiyle, davalı C.-Ka Kablo San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, markaya tecavüzün durdurulması, haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı O. E....
Mahkemece, iddia, savunma, davalıların ipoteğin terkinine ilişkin olarak açtıkları davada talep ettikleri satışın durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin haksız olduğu, 17.05.2001- 22.06.2007 tarihleri arasında 3.410.299,98 TL zarar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.410.299,98 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Harçlar Kanunu'nun 27. maddesi, harçların ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödeneceği, harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunabileceği, aynı yasanın 32. maddesi de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı hükmünü içermektedir....
Söz konusu edilen taşınmazların satışının durdurulması ve satış günlerinin iptal edilmesi için .... İcra Müdürlüğü 2014/232 Tal. sayılı dosyasına UYAP sistemi üzerinden talimat yazılmasını” şeklinde talepte bulunduğu, borçlu vekilinin 10.08.2015 tarihinde ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/503 E. sayılı dosyasında satışın durdurulmasını talep ettiği, şikayet konusu ihalenin 24.08.2015 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Buna göre kendilerine satış ilanı tebliğ edilecek ilgililer, satış kararı tarihi itibariyle belirlenmelidir. Bu durumda, borçlu vekili satış kararından sonra vekaletname sunmuş olmakla, vekile satış ilanı tebliği gerekmeyip, borçlu asile satış ilanı tebliği çıkarılması işlemi yerindedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır....
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İİK'nın 72/3.maddesinin amir hükmü uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı vekilinin takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 2015/317 E. sayılı dosyasında açtıkları meskeniyet iddiasının davanın açılmamış sayılması nedeniyle reddedildiğini, bu kararın da temyiz edildiğini, mahkemeden teminat karşılığı satışın durdurulması kararı aldıklarını ancak teminat bedelini yatıramadıklarını ileri sürerek taşınmazın ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı Cevabı: 5. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihaleye kendilerinden başka üç kişinin daha katıldığını, ihaleye girmesi engellenmiş şahıslar bulunmadığını, alacaklı vekilinden ihaleye gireceklerin engellemesinin değil daha çok kişinin ihaleye katılmasının ve ihale bedelinin dosya borcunu kapatması için teşvik etmesinin beklendiğini, aksine iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tebligatların ve ilanların usul ve yasaya uygun olduğunu, taşınmazın satışı için tasarrufun iptali davasının ve diğer davaların kesinleşmesinin beklemesinin gerekmediğini belirterek şikâyetin reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6....


