Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır." Bazı yer mahkemelerince karar verilen benzer dosyalarda, piramit satış sisteminin varlığı ile sonuca gidildiği, Daire'nin eksik araştırma ve iceleme hususuna değinerek kararların bozulduğu görülmekle; öncelikle, Kanun'un amir hükmü gereğince piramit satış sisteminin somut olayda var olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir....
dan davacı oğluna satıldığını, ancak bu satışın gerçek bir satış olmadığını, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu , davacı ile babasının aynı konutta ikamet ettiklerini ve aralarında ekonomik bağ olduğunu, yıllardır aynı tarımsal faaliyetler dava konusu taşınmaz üzerinde birlikte yaptıklarını, davacının babasının davalı kooperatiften su alamayacağını bildiği için tamamen kötü niyetli olarak muvazaalı bir satış gerçekleştirdiğini ileri sürerek müvekkili olan kooperatifin zararının durdurulması için mahkemenin 2015/68 D.iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir....
Dava sırasında davacı tarafından icra takibinin tedbir yolu ile durdurulması talep edilmediği icra takibe devamı edilerek davacıya ait taşınmaz haczedilmiş ve satış aşamasına gelinerek 10.06.2009 tarihinde 1.satış ilanı yapılmış alıcı çıkmaması üzerine 2.satış için ilan yapılmıştır. Bu aşamada davacı satışın gerçekleşmemesini temin için bankaya talep konusu borcun taksitlendirilmesi için başvuruda bulunması üzerine davalı bankaca 19.10.2010 tarihli dilekçe ile taşınmaz üzerindeki haciz kararının kaldırılmasını icra dairesine bildirmiş ise de takip ortadan kaldırılmamıştır. Davacının takip ve dava devam ederken bankaya yaptığı teklif borcun cebri icra tehdidi altında ödendiğini gösterir, kaldı ki davacı vekili duruşmada davaya istirdat davası olarak devam edilmesini de talep etmiştir....
Mahkemece, davalıların ipoteğin terkinine ilişkin olarak açtıkları davada talep ettikleri satışın durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin haksız olduğu, 17.05.2001- 22.06.2007 tarihleri arasında 3.410.299,98 TL zarar oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.410.299,98 TL'nin davalılardan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16/01/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir....
Borçlu tarafından anılan bu tedbir kararına dayanılarak takibin durdurulması istenilmiştir. Tedbir, borçlu ... Lokantacılık İnş.Tur.San. ve Tic. AŞ. hakkında verilmiş olup, takip 3.şahsın verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğundan ve anılan bu tedbir kararında şikayetçi 3.şahıs taraf da olmadığından tedbir kararının takibi engelleyici nitelikte olduğu kabul edilemez. Açıklanan bu nedenle İcra Müdürünün, ipotekli taşınmaz maliki ... yönünden takibin devamı talebinin reddi yönündeki kararında isabet bulunmamaktadır. Mahkemece şikayetin kabulü ile takibin devamı yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi doğru olmamıştır. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4....
Dosyasından 09.07.2012 tarihinde tedbir kararı verildiğini, bu kararla birlikte 11.07.2012 tarihindeki satışın düştüğünü, dava açılmamış olsa idi taşınırların 60.000,00 TL bedelle satılmış olacağını, yedieminlik ücreti kesintiye uğratılarak müvekkiline ait her iki dosyanın da infaz edilmiş olacağını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/386 E. 2013/379 K. Sayılı 30.12.2013 tarihli kararı ile İstihkak iddiasının reddedildiğini, tedbir kararının kaldırıldığını, mahkeme kararının 31/12/2013 tarihinde tehir-i icra talepli olarak davalı tarafından temyiz edilmesi nedeni ile haczedilen mallara ilişkin satışın durdurulması amacıyla Akbank Hürriyet Bursa şubesi, 12/02/2014 tarih ve 293283 numaralı 35.000,00 TL bedelli teminat mektubunun dosyaya sunulduğunu, icra müdürü tarafından davalıya icranın geri bırakılması kararı getirmek amacı ile 90 gün mehil verildiğini, istihkak davasının reddi kararını temyiz eden davalı Yargıtay 8....
İcra müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasına konu senedin ------vasfında olmadığından bahisle takibin iptali ve satışın durdurulması talebine ilişkin olduğu, davacılar tarafından yapılan itirazın 5 günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılması, ayrıca bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının İİK'nın 169/a maddesinde sayılan maddelerle ispat edileceği, davacının bu nitelikte yazılı belge sunmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiş ve kararın kesinleştiği görülmüştür....
İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2020/206 Esas sayılı dosyasında ihale tarihi itibariyle verilmiş bir karar bulunmadığını dosyanın derdest durumda olduğunu, dosyanın 17.02.2022 tarihinde karara çıktığını, satışın durdurulması hakkında bir karar bulunmadığını, davacının satış ilanının tirajı düşük bir gazetede yayınlandığı iddiası bakımından taşınmazın bilirkişi tarafından takdir edilen kıymeti ile satış kararında yerel gazetede ilan edilmesi birlikte değerlendirildiğinde İİK 114. maddesine uygun alınan bir karar olarak değerlendirildiği, davacının taşınmazın kıymetine ilişkin yaptığı itirazın incelenmesinde ise, davacı icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri ağustos 2020 tarihi itibariyle 300.000 TL olarak belirlendiği, bu bedele itiraz üzerine Ankara Batı 2....
Sayılı dosyası ile işbu davayı ikame etmiş ancak satışın tedbiren duruldurulması talepleri kabul edilmeyince satışın tedbiren durdurulması talepli işbu davayı ikame ettiğini, davacı ...’e davalı ...'ün Ödemiş ... Bankasında kullanmış olduğu kredide kefil olduğunu, ancak davacının süresinde borcu ödememesi üzerine banka tarafından ...’ün bankadaki kendi kullandığı krediler de dahil olmak üzere tüm alacakları banka tarafından talep edildiğini, davalının icra baskı ve tehdidi karşısında davacının borçlarını ödeyerek alacağı temlik almak zorunda kaldığını, bu aşamada temlik alınan rakam üzerinden takibe girişilmesinin de davalının yasal hakkı olduğunu, kötü niyet veya fazladan bir talep bulunmadığını beyanla, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; Ödemiş ......
Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında, takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur. Somut olayda borçlunun... Cumhuriyet Başsavcılığına başvurusundaki iddiası güvene dayalı senedin verildiği ve borcun ödenmemesi halinde senedin 45.000 TL olarak doldurulup takibe konulacağı ancak senedin takibe konu şekilde doldurulduğu iddiasıdır. Bu hali ile borçlunun iddiası senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasıdır. O halde mahkemece, İİK'nun 169/a, 170 ve 170/a maddeleri kapsamında borçlunun itirazının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, HMK'nun 209. maddesi uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


