Mah. ... ada ... parselde yer alan bağımsız bölümlerin rayiç değer altında satışının engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, davalı kooperatifin ihtarnameye rağmen rayiç değer altındaki satış işlemlerine devam ettiğini, ancak 30/07/2024 tarihli ara karar ile taşınmazlara ihtiyadi tedbir konulması ve satışın durdurulması talebimizin reddine karar verildiğini, Sözleşmenin 8/L maddesi olmasına rağmen ve mahkece ihtiyati tedbir konulmasına rağmen aldıkları bilgiler ışığında ... isimli firma aracılığı ile davalı kooperatife ve bazı üyelerine ait dairelerin sözleşmeye aykırı olarak müteaahidin yazılı onayı olmadan , bilgisi dışında ve yetkisi olmayan bu firma üzerinden satışa sunulduğunu ve hatta bazılarının satıldığını, yetki verilmeden ve izinleri olmadan aslında satma kabiliyeti olmayan tedbir şerhli daireleri satıyormuş gibi gösterip haksız rekabete sebebiyet verilmesi, davavcının ticaretini devam etmesinin engellenmesine son verilmesi gerektiğini...
Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığının tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını, 3. Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını, 3. Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını, 3. Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında işin esasına girilmeden önce, yerel mahkemenin ilk kararında ve direnmeye konu kısa kararında taşınmazın devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm bulunmamasına rağmen direnmeye konu 12.06.2014 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmında “dava konusu 305 ada 11 nolu parselin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için tedbir konulmasına” şeklinde hüküm kurulması karşısında usulüne uygun bir direnme kararının bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmış, mahkemece tedbir niteliğinde verilen kararların hükümde çelişki yaratmayacağı, somut olayda da satışın durdurulması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının bu nitelikte olduğu kabul edilerek ön sorun aşılmış ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir....
Aile Mahkemesin'de ipoteğin fekki istemli olarak 2.12.2008 tarihinde dava açıldığı, bu dava dosyasında talebe rağmen tedbiren satışın durdurulması yönünde karar verilmediği sabittir. Bankalar tacir olup basiretli davranma yükümlülükleri uyarınca en hafif kusurlarından dahi sorumludur. Bu nedenle davalı bankanın ipotek tesisi sırasında yukarda açıklanan yasa hükmü uyarınca ipotek tesis edilecek taşınmazın aile konutu vasfını taşıyıp taşımadığını araştırma, aile konutu niteliğindeki taşınmazlar yönünden malik olmayan eşin açık rızasını alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı Banka tarafından davacının ipotek tesisine açık muvafakatının bulunduğu hususu ispatlanamadığı gibi, bankanın bu yükümlülüğünden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırır nitelikte bir delil de sunulamamıştır....
Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasında yapılan satış, piramit satış olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmiş ise yapılan satış işleminin piramit satış olarak değerlendirilmesi için öncelikle piramit satışın unsurlarının, şartlarının ve piramit satış sisteminin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve piramit satışa ilişkin yapılan tespitin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece sadece "piramit satış" nitelendirilmesi yapılmakla yetinilmiş, yapılan satışın hangi nedenlerle piramit satış sistemi olarak değerlendirildiği, sistemin özellikleri açıklığa kavuşturulmamıştır....
Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkili kılınmıştır. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasında yapılan satış, piramit satış olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan satış işleminin piramit satış olarak değerlendirilmesi için öncelikle piramit satışın unsurlarının, şartlarının ve piramit satış sisteminin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve piramit satışa ilişkin yapılan tespitin gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, sadece "piramit satış" nitelendirilmesi yapılmakla yetinilmiş, yapılan satışın hangi nedenlerle piramit satış sistemi olarak değerlendirildiği, sistemin özellikleri açıklığa kavuşturulmamıştır....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/631 E. sayılı dosyasında satışın durdurulması talebi ile şikayet yoluna gidildiğini ve orada ileri sürülen hususların ihalenin feshi aşamasında incelenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince tüm fesih iddialarının incelenmediğini, ihale günü alacaklı tarafından bazı satışların düşürülmesinin istenmesinin, alacaklının istediği taşınmazları keyfi sattırmasına neden olduğunu, fesat iddiasının esasının incelenmesi gerektiğini ve toplu rehin halinde tüm taşınmazların birlikte satılması gerektiğinden şikayete konu tüm ihalelerin feshi gerektiğini, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Her ne kadar davalılar vekili ilk verilen ipoteğin kaldırılması davasının kabul kararı ile birlikte tedbirin kalktığını ileri sürmüş ise de; ilk kararın içeriğinin ipoteğin kaldırılması davasının kabulü olduğu, bu karar içeriğine göre satışın durdurulması yönündeki tedbirin bu kararla birlikte HMUK 112. Maddesi gereğince kendiliğinden kalktığını kabul etmek mümkün değildir. (Yargıtay 4. HD nin ... esas, 2008/5714 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır.)...


