DAVA :Alacak DAVA TARİHİ :23/03/2018 KARAR TARİHİ :07/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı 2.500 adet ... lambanın tesliminden sonra çoğunun gün ışığı renginden beyaza döndüğünü, bir kısmının da sebepsiz yere patlaması üzerine yapılan görüşmeler sonrasında davalı yanın malın ayıplı olduğunu kabul ettiğini ve satın alınan tüm lambaları değiştirdiğini, ancak yeniden teslim alınan ve gün ışığı renginde olması gereken spot ışıklardan 107 âdetinin sarıdan beyaza döndüğünü, 52’sinin ise sebepsiz yere patladığını, diğer lambaların da beyaza dönmeye ve patlamaya devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin satım sözleşmesinden dönerek, davalıdan alınan 2.500 adet ayıplı lambanın iadesi ile ödenen bedelden şimdilik 5.000,00 TL’sinin satım tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir....
A.Ş. vekili, davalı müvekkili şirket, satım sözleşmesinin tarafı olmadığından davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan usul reddi gerektiğini, davacının istem hakkının zaman aşımına uğradığını, davacı tacir aracı 08.05.2014 tarihinde teslim almasına karşı 16/03/2018 tarihinde ihtarname çektiğini, yapılan satış işleminin hem alıcısın hem de satıcısının tacir olması sebebiyle, yapılan satış işlemi ticari iş niteliğinde olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde de belirtilmiş olduğu üzere malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, aracın satın alındıktan 4 yıl sonra ihtar çekildiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddini, davanın...
alınan ürünler mi?...
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda, tespit raporu ve alınan son bilirkişi raporlarında davaya konu kancalarda kılcal çatlağın bulunduğu, kaynak ile doldurulduğu ve bunun standartlara aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ayıplı mal satımı iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir. Mahkemece alınan raporlar çelişkili olup, son rapora istinaden sonuca gidilmiştir. Ayrıca davalı tarafın bilirkişi raporlarına itirazları somut olarak değerlendirilmemiştir....
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Asıl dava; davalı yükleniciden satın alınan taşınmazlara ilişkin teslim yükümlülüğünün ayıplı ve eksik ifa edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine; Birleşen Dava ise; asıl dava ile asıl dava davacısından satın alınan bağımsız bölümün davalı yüklenici tarafından ayıplı ve eksik ifa edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; "...Davalı ... ile dava dışı arsa sahipleri arasında Kadıköy ... Noterliğinin 20.01.2014 tarih ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı ve davalının bu işin müteahhitliğini üstlendiği, asıl dosyamız davacısı ...'nın İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesinde kain (... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Apartmanın ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümleri satın aldığı daha sonra ... numaralı bağımsız bölümü ise birleşen dosyanın davacısı ...'...
Temyize konu davada mahkemece, kararın gerekçesinde ''Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan dava, davalının ayıplı mal teslimi nedeniyle sözleşmenin iptali, ödenen bedelin iadesi ve kalan bedel yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacılara ayıplı mal teslimi yapıldığı dosyaya sunulan belgeler ve bilirkişi raporu ile anlaşılmaktadır. Ayıplı olarak teslimi yapılan koltuk takımına davacılar tarafından kullanım nedeniyle hasar verildiği dikkate alınarak ayıplı ürünün değişimi söz konusu olmadığından davacılar tarafından ödenen bedelin iadesi ile kalan bedel yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar vermek gerekmiştir.'' denilmiştir. Oysa ki, hüküm fıkrasının 1.bendinde ''davanın kabulü ile eksik teslim nedeniyle 800,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye 2.050,00 TL için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,'' karar verilmiş ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır....
Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu otomobilin ayıplı olması iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişimi talebine ilişkindir. Davalılar ihbar sürelerine uyulmadığını savunmuştur. Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi raporu tespitleri de hükme esas alınmak suretiyle; davacının ... süresi içinde çeşitli tarihlerde servise müracaat etmesine rağmen sorunun giderilemediği, motor revizyonu ile vakum pompası değiştirilmesine rağmen problemin devam ettiği, işinin uzmanı olan yetkili servisin defalarca kendisine yapılan müracaata rağmen sorunu çözememiş olması karşısında ağır kusurun mevcut olduğu, bu durumda davalıların zamanaşımı süresinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, davalıların zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine, araçtaki ayıbın ise bir çok müdahaleye rağmen halen giderilememiş olduğu gerekçesiyle ise davanın kabulü cihetine gidilmiştir....
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının araç bedelinin 16.750.00 TL olduğu iddiasına ilişkin delilleri toplanarak ve davacı bu iddiasını ispat edemez ise noter satış sözleşmesinde beyan edilen kasko değerine itibar edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 291.75 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 8.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava ayıplı mal iddiasına dayalı, satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davaya konu araçlardan meydana gelen arızalar nedeni ile beklenen faydanın sağlanamadığı, araçların bu nedenle ayıplı olduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ve davalının sıfatı nazara alındığında öncelikli husus somut uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yasal düzenlemelerin belirlenmesine ilişkindir. Dosya içerisinde yer alan belge içeriklerine göre; davaya konu araçların 12.11.2018 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınmış olduğu anlaşılmaktadır....
Davacı Mahkememize verdiği dilekçede özetle; dava konusu malın müvekkili tarafından satın alınmasına rağmen müvekkili adına faturasının düzenlenmediğini gerçekte malı müvekkilinin satın aldığını ve müşterisine satıldığını çıkan arıza sebebiylede davalılar ile kendisinin muhatap olduğunu belirtmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede görüldüğü gibi bu dava konusu ısı pompasının sahibi davacının kendisi değil kendi beyanına göre kendisinin sattığı dava dışı bir 3. Kişidir. Davacı bu malı davalılardan aldığı ve 3. Kişiye sattığını kendisi adına herhangi bir fatura düzenlenmediğini bunun da kendisinden değil davalıdan kaynaklandığını belirtmektedir. Bu da davacının dava konusu edilen ve ayıplı olduğu ileri sürülen malın nihai sahibi olmadığını göstermektedir. Nihai sahibi sıfatıyla ayıp iddiasına dayalı misliyle değiştirme ve ayıptan kaynaklanan zararın tazminini isteme yetkisi de dava dışı 3. Kişiye aittir....


