Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ayıplı koltuk takımı için ödenen 7.409,00TL fatura bedelinden davacının kullanım bedeli olarak takdir edilen 2.000,00TL nin mahsubu suretiyle bakiye 5.409,00TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, satın alınan koltuk takımının ayıplı olduğu iddiasına dayalı, ayıplı mal bedelinin iadesine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, ihtilaflı konuları değerlendirir mahiyet arz etmekte olup, davaya konu maldaki ayıpları üretimden kaynaklanan gizli ayıp olarak mütalaa etmiştir. Bu halde, tüketici sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, ayıp oranında bedel indirimi veya malın ücretsiz onarımını isteme şeklindeki seçimlik haklara sahiptir....
Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye nolu ihtarı ile satış sözleşmesinden döndüğünü davalı tarafa bildirdiğini, ancak davalı tarafça taleplerinin kabul görmediğini beyanla taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshi ile ayıplı ürün için ödenen 4.565,75-TL'nin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 278,92-TL ihtarname masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı yandan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... Tüketici Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu koltuk takımının ... Özel Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şt.'ye satılıp faturalandırılmış olmasına rağmen işbu davanın ... adına açılmasının davanın husumetten reddini gerektirdiğini, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle huzurdaki dava ile ilgili olarak mahkemece görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini, şirket adına satın alınan koltuk takımının asıl kullanım alanı haricinde ...'...
+3+1+1 teklisi kendi koltuğu olacak, teşhirdeki açık renkli kanepenin üzerindeki kumaş kombinini birebir aynısı olacak, bütün koltuklar bu kombin olacak, 4 adet kırlent ilave olacak, 20*50 2 adet kırlent fazla yapılacak, tekli koltuklar bitimi bu şekil kol 80cm oturum kol’’ şeklinde not düşüldüğü, ancak satın alınan koltuk takımının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; keşif esnasında tekli koltukların oturum yerinin 90 cm olduğu tespit edildiği, hem ergonomik hem de estetik olarak koltuk takımını olumsuz etkilediği, tasarım hatasından kaynaklanan üretim hatası olduğu, açık ayıp söz konusu olduğu, ayrıca, ölçümü yapılan tekli koltuğun sağ kolçak iç kısmında kumaşın içinde kalan parçanın olmadığı ve o kısımda çökme oluştuğu, takımın diğer parçalarında bu ayıbın olmadığı yalnızca tekli koltuğun bir kolçağında bu ayıbın olduğu, bu ayıp niteliği bakımından gözle muayenede farkedilecek bir ayıp olmadığı, kullanımla ortaya çıkan bir ayıp olduğu, itinasız işçilikten ve işin niteliğine...
-Mahkememiz dosyası davaya konu eşyaların bulunduğu adreste mobilya alanında uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu ürünlerde herhangi bir ayıp olup olmadığının belirlenmesi, varsa bu ayıbın gizli/açık ayıp niteliğinin belirlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/11/2023 tarihli raporda özetle; dosyada mevcut belgeler, ürünlere ait 08.03.2020 tarihli 21.000 TL‘lik fatura ve mahallinde yapılan incelemeler neticesinde koltuk takımının 1 Adet açık bej renk 3’lü Koltuk düğmeleri kopmuş, ahşap kısımlarında çizikler olduğu görülen 3’lü koltuğun ayıplı olduğu, bu ayıpın açık ayıp olduğu koltuk takımının 1 adet 3’lü ve 2 adet tekli berjer de herhangi bir ayıp görülmediği, TV Ünitesi kapaklı dolap içindeki 1 adet raf pimi eksik olduğu, ayıplı olduğu, bu ayıpın açık ayıp olduğu, TV ünitesinde eksik raf pimi hariç herhangi bir ayıp görülmediği, köşe koltuğun pufun üstü yırtık olduğu, pufun ayıplı olduğu, bu...
Dosyanın yapılan incelemesine göre, dava konusu ürünlerin davalı tarafından davacıya 31/10/2020 tarihinde satıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; ... üçlü ve ikili koltuklarda üretim ve servis kaynaklı açık ve gizli ayıpların bulunduğu, mevcut ayıpların üründen beklenen faydayı azalttığı, 31/10/2021 tarihli faturada ... üçlü ve ikili koltukların toplam mal hizmet tutarının 8.438,33 TL olduğu, (iskonto ve KDV hariç) mevcut ayıpların tadilat, tamirat ve yenileme yolu ile giderilebileceği, davalı firma tarafından bu koltuk takımının tanıtım ve satışının yapılmaya devam ettiği belirtilmiştir....
SAVUNMA : Davalı vekili; dava konusu ürünlerin 21.09.2019 tarihinde kusursuz ve eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla davacının teslimden 1,5 yıl sonra ortaya atmış olduğu köşe takımının ayıplı olduğu iddiasının yerinde olmadığını,davacının iddia ettiğinin aksine koltuklar 20.09.2020 değil 2019 yılında tesliminin yapıldığını, davacının köşe takımının ayıplı olduğuna ilişkin dosyaya hiçbir delil sunamadığını, davacının gözden geçirme külfetini yerine getirmediğini,tarafların tacir olmaları sebebi ile türk ticaret kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiğini,bu bağlamda tacirler arasında ki satışlarda satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün değilse teslim tarihinden sonra 8 gün içerisinde satılanın incelenmesi ve ayıplı olduğunun tespiti halinde ihbar edilmesi gerektiğini,satın alanının süresinde ihbar da bulunmaması halinde satılanı kabul ettiği anlamının ortaya çıktığını,müvekkiline süresinde yapılan ihbar bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde...
Davalı, davacının satın aldığı koltuk takımını şikayet üzerine müşteri memnuniyeti kapsamında değiştirdiklerini, yeni teslim ettikleri takımdaki üçlü koltuğun arka sırt kumaşında fabrika hatasından kaynaklanan yırtık nedeniyle üçlü koltuğu değiştirdiklerini, koltuk takımının ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacının davalıdan satın aldığı koltuk takımının ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı taraftan satın alınan koltuk takımının ayıplı olduğu iddiasıyla ürünün yenisiyle değiştirilmesi veya bedel iadesi istemine ilişkindir. Davacının davalıdan koltuk takımı satın aldığı, ilk alınan koltuk takımının davalı tarafça değiştirildiği hususları dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıdan satın aldığı koltuk takımının ayıplı olup olmadığı noktasındadır....
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu koltuk takımının bir tane üçlüsü ve iki tane teklisinin kumaşlarının kullanıcının günlük kullanımı sonucu oluşmayacak kusurlarının mevcut olduğunu, bu kusurların evsel kullanımda oluşmasının mümkün olmadığı, yeni alınmış bir ürün için oluşan bu durum kullanıcı memnuniyeti açısından rahatsız edici olduğunu, yeniden servise giderek koltuk takımının tümüyle kumaşının değişmesinin ikinci bir kullanıcı memnuniyetsizliği sebebi olacağını böylece ürünün ayıplı olduğu belirtmiştir. Ne var ki; söz konusu bilirkişi raporunda dava konusu ürünlerin açık ya da gizli ayıplı olduğu hususunda bir tespite yer verilmemiş olup, rapor bu yönü ile hükme esas almaya elverişli değildir....
Hükme esas alınan bilirikşi raporunda koltuk takımının ayıplı olmadığı bildirilmiş ve davacı bu bilirkişi raporunu kabul etmiş ise de, davacının davalılardan satın aldığı mobilyaların miktarı ve evsafı gözönüne alındığında alınan mobilyaların ve eşyaların birbiriyle uyum içinde olmaları gözetilerek alındığı anlaşılmaktadır. İadesine karar verilen eşyaların davalılara iadesi sonucunda, koltuk takımının iadesine ilişkin talebin reddi halinde davacının amaçladığı uyumun ortadan kalkacağının kabulü gerekir. Bu itibarla davacının satın aldığı davaya konu salon mobilyaları ile koltuk takımının birbiriyle uyumlu olması halinde ayıp olmasa dahi koltuk takımına yönelik talebinde kabulü gereklidir....
Davacı, davalıdan satın aldığı koltuk takımının ayıplı olduğu iddiası ile ödediği bedelin ve senetlerin iadesini istemiş, mahkemece 16.3.2004 tarihinde alınan bilirkişi raporunda satın alınan koltuk kumaşının oturulan yerlerinde tüy dökülmesi olduğu, istenilen kalitede olmadığı ve imalat hatası bulunduğu kabul edilmiş, sonradan alınan 5.6.2007 tarihinde bilirkişi ... ’nin hazırladığı raporda da tüy dökülmelerinin kumaşın özelliğinden kaynaklandığı ve imalat hatası bulunmadığı belirtilmiştir.Mahkemece bu iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden sonradan düzenlenen rapor benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yurarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....


