WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

oda anahtarlarının kendisine teslim edilemeyeceği bildirildiği, müvekkilin satın almış olduğu hizmetler, sözleşmede açıkça belirli olup bu kapsamda; oda rezervasyonunun yanı sıra mini bar ücretinin de ek olarak alınacağı hususu belirtilmediğini, davalı ... yönetimi tarafından bu uygulamalarından taviz vermeyeceklerini belirterek müvekkilden satın aldığı odaya ilişkin ilave ek mini bar ücreti almakta ısrar edildiğini, müvekkil bu durumun akabinde aynı gün için Bursa Sheraton otelinden rezervasyon yaptırmak zorunda kalmış olup ciddi anlamda mağduriyet yaşadığını, müvekkil şirketin satın almış olduğu odaya ilişkin hazırlanan seyahat içeriğinde ve alındı belgesinde mini bar ücretinin otele giriş esnasında alınacağına ilişkin herhangi bir bilgi yer almadığını, sözleşmede yer almayan bir hususun sonradan ileri sürülerek talep edilmesi hizmetin ayıplı ifası olup konaklama bedelinin müvekkile iadesi gerektiğini, hizmet ilişkisini ayıplı hale getiren taraf davalı ... ve davalı Seyahat Acentesinin...

bilirkişinin gözlem ve tespitleri çerçevesinde aracın önceden rektifiye işlemi veya motor değişimi gerektiren bir probleminin, diğer bir ifadeyle bir ayıbının olduğu, davacının bu satış sürecinde aracın ayıplı olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu, aracı ayıplı olduğunu bilerek veya bilebilecek durumda olduğu halde satın aldığı, davalı tarafın savunmasının yerinde olduğu, emsalinin satış bedelinin yaklaşık 70.000-TL altında satın alınan bir aracın ayıplı olduğunu davacı alıcının bilmediği veya bilebilecek durumdu olmadığı yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, davalı satıcının maldaki ayıbı gizlediği ve ayıbın gizli ayıp olduğu iddiasının da ispatlanamadığı, diğer bir deyimle 6098 sayılı TBK m.225 çerçevesinde satıcının ağır kusurlu olduğu halde sorumlu olmasını öngören kanun hükmünün davalı satıcı yönünden uygulama kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla; davalının savunmasına itibar edilerek, davacı alıcının maldaki ayıpları bildiği veyahut bilebilecek durumda olduğu halde...

Hukuk Dairesi’nce verilen 18.12.2020 tarih ve 2020/1054 E- 2020/1106 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, satın alınan malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak 48.100.- TL’nin davalıdan tazmini talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlığını taşıyan 362/1-a maddesiyle, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu miktar, karar tarihi olan 18.12.2020 tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir....

Davalı-karşı davacı vekili; yetki itirazında bulunmuş, müvekkilinin aldığı mobilyaların bedelinin ödendiğini, ürünlerin ise ayıplı olduğunu savunmuş; karşı davada malın ayıbının giderilmesi gerektiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu hükmünün yer aldığı gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Asıl dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup; karşı dava, davalı tarafından satın alınan mobilyaların ayıplı olduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 6. ve 10. maddesi uyarınca ......

ın 26.000 ... ödemeyi davalıya aynı hesaba banka üzerinden gönderdiğini, satılan malların ağır hasarlı ve gizli ayıplı olduğunu, bu durumun müvekkili tarafından kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacıdan satın alınan gizli ayıplı ürün nedeniyle uğramış olduğu zararlar neticesinde ... sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davacının davasının borca ve ferilerine olan bütün itirazlarının reddini, davacıya %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, durdurulması talep edilen ... sayılı icra takibinin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacı aleyhine banka dekontuna dayalı olarak başlatılan icra takibinin satım sözleşmesinden dönüldüğü ve bedelin alıcıya iade edildiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. .... sayılı dosyasının bir örneği, dava dilekçesi ekinde sunulan dekontlar, ... Bankası A.Ş.'...

İspat yükü kendisini düşen davacının dava konusu krank milinin ayıplı olduğu vakıasını ispatlaması ancak ayıbın gizli ayıp olduğunu ispatlayamaması, ayıp gizli olmadığından davalının ağır kusurlu olmaması ve bundan dolayı Türk Borçlar Kanununun 225. maddesine göre ağır kusurlu olan satıcının satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaması hükmünün uygulama yerinin bulunmaması, Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin c bendine göre alıcının malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etme, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlülüğünün bulunması, dava dilekçesinde dava konusu krank milinin 11/12/2017 tarihinde satın alındığının, aracın diğer eksikliklerinin giderilmesi için gelecek...

-TL'ye satın aldığı, satın alınan sözkonusu betonun diğer davalı Hür Beton firması tarafından üretilen beton olduğu, davalılarca üretilip satın alınan ve davacının inşaatına dökülen dava konusu betonun yeterli standartta olmadığı yapılan laboratuvar testi ile ortaya çıktığından ve gizli ayıplı olduğundan bu nedenle oluşan davacı zararından davalıların sorumlu olduğu, davacı zararının mahkemece aldırılan denetlemeye elverişli bilirkişi raporu ile 143.484,23.-TL olarak tespit edildiğinden mahkemece tespit edilen bu bedele hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşılık, davalı Hür Beton firmasının daha önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle dava dilekçesiyle talep edilen 125.246,00 TL ye arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde ise de ıslahla arttırılan 18.238,23 TL ye istinafa gelen taraf yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Her ne kadar bozma ilamında dava konusu edilen emtia hakkında ayıplı olup olmadığı konusunda mahkemece de rapor alınması istenmiş ise de, davacı vekili ayıplı malların koku yapması nedeni ile imha edildiği yönünde bilgi verilmiş, bunun üzerine mahkemece keşif yapılması imkansız hale geldiğinden, bozma öncesinde mahkemece alınmış olan raporla yetinilmek zorunda kalınmış alınan rapordaki tekstil mühendisi bilirkişinin yapmış olduğu tespitte de davacı test raporlarındaki tespitler ışığında dava konusu edilen malzemenin ayıplı olduğunu ve niteliğininde gizli ayıp olduğunu tespit etmiştir. TTK satım sözleşmesi hususunda BK atıfta bulunmuş BK 277 maddesi de ayıp halinde alıcıya tanıdığı seçimlik haklardan birisini de ayıp oranında bedelden indirim talep etme hakkını tanımıştır....

Eldeki davada da, satın alınan aracın sol arka çamurluğundaki soyulmanın üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetinde olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tespit olunmuş ve davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları da Özel Dairece reddedilerek bu husus kesinleşmiş; davalılar vekilinin ayıptan sorumlu olmadıkları yönündeki temyiz itirazları bu sebeple Hukuk Genel Kurulu incelemesi dışında kalmıştır. 24. Yapılan açıklamalar ışığında Yerel Mahkeme ve Özel Daire arasındaki uyuşmazlık irdelendiğinde; davacı tüketici 27.08.2010 tarihinde satın aldığı sıfır aracının, çok kısa bir süre sonra çamurluğundaki verniklerin kalktığını fark etmiş, durumu yetkili servis önüne taşımış ancak sözlü taleplerinden sonuç alamayarak Bornova 2. Noterliğinin 09.02.2011 tarihli 2638 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davalı... A.Ş.’den mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir....

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Bunun dışındaki hallerde ise TBK'nın 223.maddesinin uygulanacağı da belirtilmektedir. Somut davada satın alınan aracın ölçülen fabrikasyon boya kalınlıklarının aracın tipi ve markası göz önünde bulundurularak kabul edilebilir değerler içerisinde olduğu, fabrika çıkışı sonrasında ikinci bir boyama yapılmadığı, araçta önceki tarihli darbe ve hasarların bulunmadığı, bu durumda ayıpsız olarak davacıya teslim edilmesi nedeni anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu