ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/703 KARAR NO : 2023/779 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2022 KARAR TARİHİ : 14/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil, davalının sahibi olduğu -----isimli araç satım mağazasından ----- markalı, ----- model, ----- plakalı okul servisi aracı olan minibüsü ------ Noterliği, ----- yevmiye numaralı, 30.09.2020 tarihli araç satış sözleşmesi ile satın aldığı, ancak müvekkil, aracı teslim aldığında okul aracı olabilme özelliklerini taşımadığını fark ettiği, bunlar; okul servis araçlarının altında olması gereken koltuk altı sensörleri, sensörlerin bağlı olduğu gösterge panosu, ön, arka ve yanlardaki 4 adet kamera ile kapıda bulunması gereken sensörlerdir....
Uyuşmazlık, satıcının ayıplı mal satışına karşı tekeffülü hükümlerinden kaynaklanmaktadır. TTK'nun 25/3 maddesine göre; "ticari satışlarda, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse, alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarının muhafaza için keyfiyeti bu müddet içerisinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde BK'nun 198. maddesinin 2.ve 3. fıkraları tatbik olunur." Somut olayda dava konusu aracın fazla ses ve toz aldığı ve süspansiyon sisteminin yetersiz olduğu iddiasıyla dava açılmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bunların gizli ayıp olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Ayrıca aracın kamyonetten minibüs haline çevrildiği şeklinde görüş bildirilmiştir....
Davalı vekili, davacıya teslim edilen makinanın ayıplı olmadığını, meydana gelen arızaların kullanımdan kaynaklandığını, davalının servis hizmetini kusursuz yerine getiridiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava konusu fotokopi makinasının 25.02.2011’de satın alındığı, ayıpla ilgili ilk ihtarnamenin 20.10.2014 tarihinde gönderildiği, bu süreç içinde davacının rutin bakımlar dışında malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı herhangi bir servis hizmeti almadığı, yaklaşık dört yılın sonunda meydana gelen arızaların kaynağının ayıplı üretim olmayıp makinanın kullanım ömrü ile ilgili olduğu, makinanın ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede makinanın kullanım ömrünün dolmasıyla ilgili olarak yeni veya indirimli makine verileceğine dair bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir....
Emlak Şirketi'nin isminin yazılmış olduğu bu durumun maddi hata niteliğinde olduğu ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2-Her ne kadar mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi' nin görevli olduğu belirtilmiş ise de; Somut uyuşmazlık, davalı müteahhit tarafından yapılan sitede eksik ve ayıplı işler bulunduğu iddiasına dayalı ifaya izin verilmesi yani eksik ve ayıplı işlerin kendileri tarafından tamamlanmasına izin verilmesi ve bedelinin davalıdan tazmini isteminden kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki ilişkinin dava tarihi olan 11.04.2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür....
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davalı ------- zamanaşımı definin REDDİNE, 2-Davanın REDDİNE, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 805,58 TL karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gereken 179,90 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından 492 sayılı harçlar kanunun 31. maddesi gereğince fazla alınan 625,68 TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13....
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, 4077 sayılı Kanun çerçevesinde, satın alınan maldaki ayıp iddiasına dayalı bedel indirimi istemine ilişkindir. Davacı, teslim anında tespit ve ihbar olunan bir kısım imalat hatalarını 10.830,00TL lik fatura karşılığında kendisinin tamir ettirdiğini ve bir kısım ayıpların ise halen mevcut bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, taşınmaz üzerinde keşif incelemesi yapılmış, ve keşif anında üretim hatası olduğu tespit edilen ayıpların taşınmazın değerini azalttığı ve giderilmesi için 9.060,00TL nin gerektiği tespit olunmuş, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; araçtaki arızanın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıplı olduğu, söz konusu arızanın tamirle dahi giderilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ayıplı malın davacı tarafından davalılara iadesine, davacı tarafça her ne kadar aracın yenisi ile değiştirilmesi terditli talep olarak ileri sürülmüş ise de, aynı aracın temini aradan geçen yıllar itibarıyla mümkün olmadığından davacının ayıplı mala ödediği 68.640,00 TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava satılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak misliyle değiştirilmesi ya da bu mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalılardan ... Oto Servis Tic. Ltd. Şti.'...
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hangi bilimsel ve teknik gerekçelerle araçta gizli ayıp olduğu teknik tespit ve izahlardan yoksun olduğu gibi bu konularda bir açıklık içermediğinden, rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Yetersiz araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Aralarında kimya ve makine mühendisi bulunan ve üniversitelerden seçilecek bilirkişi heyetinden rapor alınarak, boya hatasının imalat hatası olup olmadığı ve aracın bu nedenle gizli ayıplı olup olmadığı incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; davalıların itirazları karşılanmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
. - K A R A R - Dava, ayıplı mal satışı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından satın alınan ipliklerin gerekli kontrollerinin yapıldığı, iplikte belirlenen aşırı tüylülüğün örme sırasında herhangi bir soruna ... açmadığı veya ... açtı ise de, bu durumun davalıya bildirilmediği iplikler kumaş haline getirildikten sonra boyama aşamasında sorunların ortaya çıktığı, bu durumun davacı tarafından kabul edilebilir nitelikte olduğu, TTK.’nun 25/3. maddesi gereğince süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalıdan satın almış olduğu mobilyaların ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususunda olduğu, TTK'nin 23/1-c maddesine malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, ayıp açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, davalının ürünleri 19/06/2018 tarihinde teslim aldığı, malların ayıplı olduğuna dair ihtarnameyi 11/03/2019 tarihinde keşide ettiği, mahallinde yapılan keşif sonucu mobilyacı bilirkişi ......


