WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Davacının dilekçesinden talebinin özetle icra takip dosyalarında satışa konu edilen şirket hisselerinin tesbitinde hatalar ve yolsuzluklar yapıldığı iddiası ile satışın durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi, verilen kararın icra daireleri ve icra hukuk mahkemelerine bildirilmesi istekleri olduğu anlaşılabilmektedir. Eldeki davaların tamamı, şirket ortaklığından çıkarma ve diğer ortağa davacı tarafça yöneltilen maddi ve manevi tazminat istekleridir. Elde ki asıl ve birleşen davalarda menfi tesbit davası yer almamaktadır.İstinaf başvuru dilekçesinde , verilen senetlerden , icra takip dosyalarından,başkaca mahkemelerde görülen davalardan bahsedilmekle birlikte ,icra dosyasında yapılan kıymet takdirlerinin konusunu teşkil edecek taleple açılmadıkları belirlenmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.07.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkininin durdurulması, satışın iptali ile şerhin devamı talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması-İcra Takibinde Satışın Tedbiren Durdurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 27.11.2019 (Çrş.)...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/550 Esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında 02.02.2015 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı ile “rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ve yapılacak takiplerde muhafaza tedbirlerinin alınmaması ve satış yapılmaması yönünde açılan dava sonuna kadar İİK.nun 179/b. maddesi ihtiyati tedbir konulmasına, yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmektedir.Bu durumda anılan ihtiyati tedbir kararına göre icra müdürlüğünce muhafaza tedbirlerinin alınmaması ve satışın yapılmaması gerekirken, takibin durdurulması yönünde işlem tesisi doğru olmadığından, mahkemece bu yöne ilişkin şikayetin kısmen kabulü ile takibin durdurulması yönündeki memurluk işleminin İİK'nun 17. maddesine uyarınca kaldırılması ile, muhafaza tedbirleri uygulanmaması ve satış yapılmaması yönünde işlem tesisine karar verilmesi gerekirken şikayetin tümden reddi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyize konu yapılan satışın tedbiren durdurulması kararının kaldırılması kararının, ara karar niteliğinde olduğunun anlaşılmasına, icra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir....

İİK 72/2 maddesi “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda davalı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu icra takibi başlatıldığı, davanın ise takipten sonra açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda eldeki davada takibin durdurulması niteliğinde satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemez.Eldeki uyuşmazlığa konu olan ihtiyati tedbir taleplerinden ikincisi ise temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulması istemine ilişkin olup, Türk Borçlar Kanunu'nun 183/1.maddesinin "kanun, sözleşme ile veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir " şeklinde düzenlendiği, Bankacılık mevzuatında da alacağın temlikine engel yasal...

Mahkemece enerji içeçeklerinin üretimi, ithalatı, dağıtımı ve satışının durdurulması hususunda 29.8.2005 tarihinde yayınlanan genelge ile illere bilgi verildiği, daha sonra TGK-Enerji içecekleri tebliği (bu tebliğin yayın tarihi 27.1.2006) ile bu talimatın hükümsüz kaldığı en son olarak 29.8.2005 tarihli genelgenin 4.10.2006'da yayımlanan tebliğ ile yürürlükten kalktığı, hal böyle olunca satışın yasaklanması nedeniyle davalı satıcıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, nitekim daha sonra satışın yeniden serbest bırakıldığı, davacı vekilinin beyanına göre son kullanma tarihi 16.3.2006 olan ürünlerin yasağın kalktığı, 27.1.2006 tarihinden itibaren satışı mümkün iken imha yolunu seçen davacının zararına kendisinin sebep olduğu, talebin sözleşmeye ve hakkaniyete uygun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

İcra Müdürlüğü’nün 2007/2135 Esas sayılı dosyasında: 1.İcra takibinin teminat karşılığında durdurulması yönünde verilmiş karar var ise teminat mektubu ile erteleme kararının okunaklı onaylı örneğinin, 2.Satış talebinden itibaren menkulün açık artırma ilanının düzenlenmesi ve satışın yapılması ile kesinleşmesine kadar tüm evrakın noksansız olarak (bu konuda ihalenin feshi davası açılıp açılmadığının da belirlenip) gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06/11/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını, 3.Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....

Gerekçeli kararda ipotek, rehin ve hacizlerin kaldırılması için davalıdan alacaklı olanların dosyaya eklenip genel mahkemede dava açılmasının gerektiği belirtilmişse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, borçludan alacaklı olanların tespiti için süre verilmesi gerektiği ve ilgili kişilerin borcunun satış sözleşmesinden önce doğup doğmadığını tartışılıp buna ilişkin karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki mevcut dosyada haciz dosyasının celbi ile satışın durdurulması için tedbir kararı alındığını, 3. Taşınmazın tapu kaydındaki müvekkile ait olmayan ipotek ve hacizlerden dolayı müvekkilin mülkiyet hakkının gasp edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....

UYAP Entegrasyonu