Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemenin satışın durdurulması konusunda verdiği kararın gerekçesi İcra İflas Kanunu’nun 72/3 maddesi uyarınca “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir” hükmü karşısında hatalı ise de, icra takibinden sonra takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, icra takibi nedeni ile satışın ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması isteminin bu gerekçe ile reddinin gerektiği anlaşıldığından ret kararı sonuç itibari ile usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının kanunu yoluna başvurusunun REDDİNE" karar verilmiştir....
Bir kısım davalılar vekili tarafından satışın durdurulması ile hükmün tashihi ve tavzihinin istenmesi üzerine tashih ve tavzih taleplerinin reddine, güncel mülkiyet durumunun satış memurluğunca değerlendirilerek yerine getirilmesine dair verilen 03/06/2020 günlü ve karar verilmesine yer olmadığına dair 14.01.2021 günlü ek kararların Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, ...,... mevkiinde bulunan ...,...,... parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini istemiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılan satışın durdurulması talebi ile borçlunun satıştan haberdar olduğu ve ilan tebliğ usulsüzlüğü iddiasını öğrenmeden itibaren yedi gün içerisinde şikayet konusu yapmadığı, kıymet takdir raporuna itiraz edilmesi üzerine taşınmazların değerlerinin yeniden belirlendiği ve İİK'nın 128/a maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmeden satışlarının yapıldığı, ihalenin feshi isteminde zarar unsuru bulunmadığı gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiş, borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/243 esas sayılı dosyası ile işbu sebepsiz zenginleşmeye konu alacak için menfi tespit davası açıldığını, bu davada icra dosyasındaki satışın durdurulması için tedbir talebinde bulunduğunu, talebinin reddedildiğini, davaya konu alacakların davalı bankaya davacı tarafından 20/11/2011 tarihinde hakları saklı tutulmadan kendi rızası ile ödendiği, icra müdürlüğünce satışın düşürüldüğünü, kendi rızası ile ödeme yapan davacının menfi tespit davasından feragat ettiğini, davadan feragat etmese dahi davanın kaybedilmeye mahkum olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme davasını açma koşulları bulunmadığından ve menfi tespit davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin kesin hüküm bulunduğundan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Bucak 2....
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak hükmün bozulması gerektiğini, dava süresince birçok kez mahkemeden satışın durdurulması talebinde bulunulduğunu, dava konusu taşınmazı ihale sonucu müvekkillerince değil müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı şirketçe satın alındığını, HGK kararı ile davadaki uyuşmazlığın uyumlu olmadığını, müvekkillerinin önalım davasındaki bedeli karşılayacak güçleri olduğunu ancak ihalede ikinci bir bedel yatırarak taşınmazın tamamının satın alınmasını karşılayacak güçleri olmadığını, bu nedenle ihaleye şirketin katıldığını belirtmiştir. 2....
-2- 2012/7741 2012/10740 alacaklının icra dairesi yetkilileriyle anlaşarak sahte geçici aciz belgesi aldığını 2007/5547 sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin iptal edildiğini, 2007/5522 sayılı takip dosyasındaki haciz tutanağının ise sahte düzenlendiğini bunu düzenleyen icra memurunun ceza aldığını takip konusu çeklerle ilgili hırsızlık suçu nedeniyle davacı alacaklı hakkında ceza dosyasının devam ettiğini, yukarıda esas ve karar numaralı yazıda davalarda vekili olmadığı halde tebligatların vekile yapılarak kararın usulsüz olarak kesinleştirildiğini 2007/5522 sayılı takip dosyasında kesinleşme olmadığından bu dosyadaki satışla ilgili açılan ihalenin feshi davasının devam ettiğini belirterek tasarrufun iptali yönünden verilen karara karşı yargılamanın iadesi isteminin kabulüyle cebri icra yetkisi tanınan 313 parselle ilgili olarak satışın durdurulması veya satış işleminin kesinleştirilmesinin durdurulması yargılamanın esasına girilerek önceki hükmün iptaline karar verilmesini dava ve...
İcra Mahkemesinin 26.12.2011 tarihli ve 2011/1240 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararı ile satışın durdurulmasına karar verildiğinden belirlenen günlerde satışın yapılamadığı, akabinde malların satışı için 21.06.2012 ve 26.06.2012 tarihlerinin belirlendiği ve birinci satış gününde malların İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2011/18016 Esas sayılı takip dosyası üzerinden satılmış olması sebebiyle satışın düşürüldüğü İstanbul 16. İcra Mahkemesinin 2011/1240 Esas sayılı dava dosyasında, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2011/22088 Esas sayılı takip dosyası üzerinden haczedilen mallara ilişkin satışın durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının 16.05.2012 tarihinde kaldırıldığının anlaşıldığı, katılan alacaklının koydurduğu haczin İstanbul 9....
un bankanın vekilliğini yürüten dosya davalısı Av. ...' na 30/05/2013 tarihinde gönderdiği mailde dosyanın yapılandırıldığını ve satışın durdurulmasını istediğini belirttiğini, davalı ...' nun 27/06/2013 tarihinde gönderdiği mailde "gayrimenkulün bilgisi dışında satışa çıktığını ve satışın gerçekleştiğini" belirttiğini, ...tarafından banka aleyhinde Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2014/204 Esas sayılı tazminat davasının açıldığını, yargılama sonucu davada kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı' nın 2016/13212 E. - 2018/1051 K. sayılı ilamı ile onandığını, halihazırda tashihi karar aşamasında olduğunu, bu ilamdan doğan alacaklar için ...'...
DAVA Şikayetçi 3. kişi dava dilekçesinde; Müvekkilinin takip borçlusunun eşi olduğunu, haciz konulan taşınmazın kaydında aile konutu şerhi bulunduğunu, aile konutunun haczedilemeyeceğini, müvekkili icra takibinin tarafı olmasa da meskeniyet iddiasına dayalı şikayet hakkı olduğunu ve aile konutunun haczedilmesine karşı yargı yoluna gitmesinde hukuki yararı bulunduğunu iddia ederek satışın durdurulması ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; Müvekkilinin alacağı Final Varlık Yönetim A.Ş.’ye 29.04.2016 tarihinde temlik ettiğini beyan ederek müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
İstinaf Mahkemesi, takipte taraf olmayan üçüncü kişinin, aile konutu şerhine dayanarak satışın durdurulması isteminde bulunmasına da yasal imkan bulunmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinde aile konutuyla ilgili olarak kira sözleşmesinin feshi, konutun başkasına rızaen devri gibi konut üzerindeki hakları tamamen ya da kısmen kısıtlayıcı hukuki işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu belirtildiği, Aile konutunun haczi ve haciz sonucu satışı, bu madde kapsamına giren ve diğer eşin rızasına bağlı olan bir işlem olmadığı, davaya konu olayda ihale, açılan ihalenin feshi davası sonucu feshedilmiş ise de, henüz bu ihaleye göre işlem ve devir gören tapu kaydı düzeltilmediği, bunun sağlanması için davacı tarafından açılmış bir dava da bulunmadığı, davacı tarafın herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı bu yolsuz tescil davasının sonucuna göre belirleneceği, keza yukarıda da belirtildiği üzere taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, cebri icra yolu ile yapılan icra takibi...


