WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; 623 ada 3 parsel yönünden, icra dosyasındaki kıymet takdirinin vekil olarak kendisi ile davacı asile tebliğ edilmediğini ve taşınmazın gerçek değerinin altında satıldığını, menfi tespit davası açıldığını, satışın durdurulması için tedbir talep edildiğini ancak reddedildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir. Birleşen dosyada borçlu vekili dava dilekçesinde; 128 ada 6,7, 8 parseller yönünden, kıymet takdirinin vekil olarak kendisine ve davacı asile tebliğ edilmediğini, taşınmazların gerçek değerinin altında satıldığını, menfi tespit davası açıldığını, ihale saatinde tellalın yüksek sesle ve herkesin duyacağı şekilde satışı gerçekleştirilecek taşınmazları anons etmediğini, bitiş saatinden önce ihale işleminin sonlandırıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir. II....

Somut olayda ihale tarihinde henüz icra mahkemesinde icranın geri bırakılması yargılamasının devam ettiği ve satışın durdurulması yönünde bir karar alınmadığından ihalenin yapılması usul ve yasaya uygundur. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun diğer istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 20.01.2021 tarih ve 2020/1725 E. - 2021/115 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Şikayetçi borçlu ... vekilinin 22.06.2015 tarihinde satışın durdurulması istemli olarak başvuruda bulunması sebebiyle satıştan haberdar olduğu kabul edilse dahi, satış tarihinin 25.06.2015 olduğu göz önünde bulundurulduğunda borçlu vekilinin ihale konusu taşınmazın birinci açık artırma tarihinden önce makul süre içerisinde ihaleden haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nun 127. maddesi gereğınce taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, mahkemece, borçlulardan ... yönünden şikayetin kabulü ile yukarıda açıklanan nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu ...'...

Somut olayda, şikayete konu ihalenin, 2. satış günü olan 26/07/2019 tarihinde yapıldığı, satış ilanının borçlu vekiline ilk ihale gününden sonra 16/07/2019 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiği görülmüş ise de, borçlu vekilinin 01/04/2019 tarihli satış kararından sonra, 04/04/2019 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğüne başvurarak satışın durdurulması talebinde bulunduğu anlaşılmış olup borçlunun en geç bu tarih (04/04/2019) itibariyle satıştan haberdar olduğunun kabulü gerekir....

Zira; borçlu tarafından yapılan satışın durdurulması talebi üzerine mahkemece verilecek ret kararları kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkün olup, bu doğrultuda Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21.07.2016 tarih ve 2016/338 – 582 E. ve K. sayılı kararının incelenmesinde; mahkemenin gerekçe olarak dayandığı ve satış avansı olarak kabul ettiği 31.01.2014 tarihli 200,00 TL'lik ödemenin, 03.02.2014 tarihli satış kararı ile satışa çıkarılan taşınırların satışına ilişkin satış avansı olduğu, 29.4.2014 tarihli 500,00 TL'lik ödemenin ise; kıymet takdir avansı olduğu, dolayısıyla şikayete konu taşınmazın satışı için süresinde yatırılan bir satış avansı bulunmadığı anlaşılmış olup 19.09.2013 tarihinde konulan haczin, İİK'nun 110. maddesi gereğince düşmüş olduğunun kabulü gerekir....

Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez" düzenlemesinin yer aldığı, bu madde hükmüne göre sicilde tescilli olmayan marka sahiplerine karşı hükümsüzlük davasının açılamayacağı, davacının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği 2017/114570 ve 2017/114572 başvuru numaralı markalar dava tarihi itibariyle davalı adına tescilli olmadığından söz konusu markaların hükümsüzlük davasına konu olamayacağından mahkemece 2017/114570 ve 2017/114572 başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğünün tespitine yönelik davanın reddine karar verilmesinde ve davada kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece “gültekin kahvaltı evi” markasına davalının yaptığı tecavüzün önlenmesi, davacıya ait “gültekin kahvaltı evi” markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulması yönündeki talep yönünden davalının kullandığı markanın davacı adına tescilli marka ile benzerliğinin bulunup bulunmadığı...

Şti. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olduğunu, borcu yapılandırdığını, iki ay süreyle taksit ödemeyi geciktirmesi nedeniyle davalı banka vekilinin yeniden satış talebinde bulunduğunu, ancak yeniden yapılandırılması konusunda onay almasına rağmen satışın durdurulmasıyla ilgili talep icra dairesine ulaşmadığı için müvekkilin meskeninin açık arttırma sonucu satıldığını, banka vekiline satışın durdurulması ile ilgili mail geldiğini fakat vekilin bu maili geç görmesinden dolayı satışın gerçekleştiğini, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/204 Esas 2016/76 Karar sayılı dosyasında müvekkilinin 59.500,00 TL zararı olduğunun kesinleştiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmak üzere ilk davada talep edilen ve lehe hükmedilen miktarın bunun sadece 50.000....

ın, yapının borç karşılığı senet ve taşınmaz temini, tehdit baskı, çok sayıda çek ve senet düzenleme gibi yöntemlerle çalıştığının açıklandığını, yöntemlerin yargılama konusu olaylarla örtüştüğünü, 19/12/2025 tarihinde taşınmaz ihalesinin gerçekleştirileceğini, satışın ivedi olarak durdurulması, üçüncü kişilere devrinin ve temlikinin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir Davacı vekilince, satışın durdurulması yönünde talepte bulunulmuşsa da; takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulması yönünde karar verilemeyeceğinden, satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih, 2021/764 E. 2023/862 K....

. … A.Ş.’nin pey sürmeden ihaleden çekildiğini, bu durumun rekabeti düşürdüğünü iddia ettiği ve dava dilekçesinde kamera kayıtları ile tanık deliline başvurduğu, 15.5.2018 tarihli delil listesinde de kamera kayıtlarının celbini istediği, tanığının isim ve adres bilgisini sunduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce, fesat olarak ileri sürülen 3. kişinin tedbire ilişkin dilekçesi ile sunduğu tapu kaydının, ihaleden önce satış dosyasına alınmış olması nedeniyle katılımcılarca görülmesinin mümkün olduğu, satış memurunun tedbir hakkında açıklama yapma görevinin bulunmadığı ve mahkemece satışın durdurulmadığı gerekçeleriyle fesat iddiasının yerinde olmadığının tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi’nce ise, dava konusu taşınmazlar hakkında tapu iptal tescil davası açıldığı ve tedbir kararı verildiği yönünde beyanda bulunularak satışın durdurulması talebinde bulunulması ve tedbirin tapu kaydına işlendiğine yönelik resmi yazı örneğinin satış mahallindekilerin huzurunda satış memuruna sunulmasının, başlı...

tedbir konusunda bir açıklama yapmasının görevleri arasında bulunmadığı, mahkemece satışın durdurulması konusunda bir karar verilmediği sürece memurlukça satışın durdurulmasının mümkün olmadığı, ihalenin feshini gerektirecek bir usulsüz bulunmadığı gerekçesi ile şikâyetin reddi ile ihale bedelinin %10'u oranında para cezasının şikâyetçiden tahsili ile Hazineye irad kaydına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu