WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Takip borçlusu kooperatif vekilinin Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2007/12265 sayılı dosyasından aleyhlerine yürütülen takibin ve satışın durdurulması yönündeki talebi üzerine, Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 25.11.2010 tarih ve 2010/985 Esas sayılı dosyasından satış işlemlerinin 30.000,00 TL.teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmiş, belirlenen teminat miktarı 26.11.2010 tarihli makbuz ile borçlu kooperatif adına mahkeme veznesine yatırılmıştır....

Şikayetçi vekilinin ihalenin feshine ilişkin yukarıda özetlenen aynı nedenlere dayalı olarak satışın durdurulması ve iptali istemi ile 04.07.2014 tarihinde yaptığı başvurusunda, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/256 E., 2012/12 K. sayılı 03.02.2012 tarihli tasarrufun iptal kararını tehiri icra istemli temyiz ettiklerini beyanla bu konudaki İİK’nun 36. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına yönelik Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2012/14621 Esas sayılı 12.11.2012 tarihli kararını dosyaya sunmuştur. ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/350 Esas, 2013/318 Karar ve 04.07.2014 tarihli kararı ile satışın durması ve iptali talebinin mahkemece reddedildiği, aynı mahkemenin 2013/349 Esas ve 2013/319 Karar Sayılı 04.07.2013 tarihli kararı ile de şikayetçi vekilinin kıymet takdirine itirazının reddine karar verildiği görülmektedir....

Mahkemece toplanan delillere göre:“davacının mahcuzların ticari kayıtlarında yer aldığını kanıtlayamadığı, hacizde ele geçen belgelerden haciz mahallinin davacı adına kayıtlı olmakla birlikte fiilen borçlu tarafından depo olarak kullanılan şube iş yeri olduğunun anlaşıldığı, davacının da 14.07.2008’e kadar borçlunun burayı depo olarak kullandığını kabul ettiği,...’ın hacizden kısa bir süre öncesine kadar iki şirkette de en çok paya sahip ortak olduğu, yine iki şirketin bir kısım çalışanlarının aynı kişiler olduğu, organik bağ içinde alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettikleri,satışın durdurulması kararı verildiğinden alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların oluştuğu “gerekçesi ile davanın reddine ve mahcuzların %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/428 Esas sayılı dosyasında 28.10.2015 tarihli ara kararı ile %15 oranında nakdi teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ve ayrıca tüm alacağın, masrafların ve %15 teminatın yatırılması halinde de satışın durdurulması yönünde İİK'nun 72. maddesi gereğince tedbir konulmasına karar verildiği, borçlunun, dosya borcunun tamamını ve %15 teminatı yatırdığını, buna rağmen hacizlerin kaldırılması isteğinin icra memurluğunca reddedildiğini ileri sürerek memurluk kararının iptali ve hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 72/3. maddesine göre; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....

Şikayetçi borçlular vekilinin 13.01.2015 tarihinde satışın durdurulması istemli olarak zamanaşımı itirazında bulunması sebebiyle satıştan haberdar olduğu kabul edilse dahi, satış tarihinin 16.01.2015 olduğu göz önünde bulundurulduğunda borçluların ihale konusu taşınmazın birinci açık artırma tarihinden önce makul süre içerisinde ihaleden haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece şikayetin kabulü ile yukarıda açıklanan nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu ...’un ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, icra emrinin iptal edildiği gerekçesi ile konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ihale tarihinden sonra icra emrinin iptali istemiyle dava açıldığı, satışın durdurulması yönünde bir karar alınmadığı, başkaca ihalenin feshi sebebi olmadığı da dikkate alınarak alacaklı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshi...

Satışın durdurulması veya satış işlemlerinin devamına karar verilmesi ise, bu istisnalar kapsamına girmeyip İİK'nın 4. maddesi gereğince bu konu ile ilgili şikayetleri inceleme yetkisi, asıl icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine aittir. Somut olayda, İİK'nın 135/2. maddesine uygun olarak Ankara 28. İcra Müdürlüğünce tahliye emri çıkarıldığı ve taşınmaz tahliye edilmediğinden Aksaray İcra Müdürlüğü'ne taşınmazın tahliyesinin yapılmasına dair talimat gönderildiği, Aksaray İcra Müdürlüğü’nün 2018/3252 Talimat sayılı dosyada 19.03.2020 tarihli kararı ile işgalcilerin tahliyesinin makul sürede istenmediği gerekçesiyle talimatın reddine karar verdiği, davacı vekili tarafından Aksaray İcra Müdürlüğünün 19.03.2020 tarihli talimatın reddine ilişkin kararının usulsüz olduğunu belirterek verilen kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bu nedenle şikayeti inceleme yetkisi Aksaray İcra Hukuk Mahkemesine aittir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Şikayet eden borçlu vekili, dosyada satışın durdurulması için yatırılan paranın İİK'nın 149/a maddesi kapsamında tazminat olarak nitelendirilemeyeceğini, bu miktarın dosya borcuna mahsup edilmesi gerektiği yönündeki isteklerinin İcra Müdürlüğü'nün 26.03.2012 tarihli kararı ile reddine karar verildiğini açıklayarak, anılan kararın iptaline ve yatırılan miktarın dosya borcundan mahsubuna karar verilmesini istemiştir. İİK'nın 149/a maddesinde, "İcranın geri bırakılması hakkında 33.üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır....

Somut olayda ihale tarihinde henüz icra mahkemesinde icranın geri bırakılması yargılamasının devam ettiği ve satışın durdurulması yönünde bir karar alınmadığından ihalenin yapılması usul ve yasaya uygundur. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçluların diğer istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 21.10.2020 tarih ve 2020/1002 E. - 2020/1825 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2021gününde oy birliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/514 Esas sayılı dosyasında 18.11.2015 tarihli ara kararı ile %15 oranında nakdi teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ve ayrıca tüm alacağın, masrafların ve %15 teminatın yatırılması halinde de satışın durdurulması yönünde İİK'nun 72. maddesi gereğince tedbir konulmasına karar verildiği, borçlunun, dosya borcunun tamamını ve %15 teminatı yatırdığını, buna rağmen hacizlerin kaldırılması isteğinin icra memurluğunca reddedildiğini ileri sürerek memurluk kararının iptali ve hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 72/3. maddesine göre; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....

UYAP Entegrasyonu