(İİK’nun 97/3. maddesi) Somut olayda teminat alınmadan verilen satışın durdurulması kararı tazminata hükmedilebilmesi için elverişli nitelikte değildir. Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “İİK’nun 97/13. maddesi gereğince 6.814,00....
Ancak, İİK’nun 97/13. maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddi ile birlikte teminat karşılığı takibin ertelenmesi veya satışın durdurulması kararı da verilmiş olmalıdır. Somut olayda davanın yargılaması aşamasında bu şekilde verilmiş bir takibin durdurulması kararı bulunmamaktadır.Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı (üçüncü kişi) ......
Sayılı dosyasından konkordatonun tasdik edildiğinden bahisle satışın durdurulması talebiyle memur muamelesini şikayet yoluna gidildiğini, söz konusu mahkemece de satışın durdurulmasına karar verildiğini, verilen kararın açıkça kanuna, hak ve hakkaniyete aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkil alacaklı bankanın haklı talebinin kabulü ile borçlunun konkordatosunun müvekkil banka yönünden feshine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; konkordato dosyası, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası ve her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür. Mahkememizin 24/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile, mahkememizin iş bu dava dosyasının, yine mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizin ......
O halde; Mahkemece, borçlulardan ...’ın malik olduğu taşınmaz ipoteği yönünden satışın durdurulması isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz olmuştur. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, davacının satışın durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14/09/2017 tarih ve 2017/410 E. 2017/569 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18.09.2017 tarih ve 2017/569 istinaf nolu ek kararı ile kararın kesin olarak verilmiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18....
durdurulması ve takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddedildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilerek "İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, Alaşehir İcra Dairesinin 2017/1665 Esas sayılı dosyasında davacı şirkete çıkartılan 89/1, 2, 3. haciz ihbarnameleri, 22 davet kağıdı, kıymet takdir raporu, satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 07/09/2022 olarak düzeltilmesine, bu tarihe göre davacı 3. kişi vekilinin icra dosyasına sunduğu 10/05/2022 tarihli borca itiraz dilekçesinin süresinde olduğunun tespiti ile, borçlu olarak eklenmesi işleminin de iptaline, ihbarnamelere dayalı olarak konulan icrai hacizlerin kaldırılmasına," şeklinde hüküm kurulduğu, iş bu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır....
Şti.ne kıymet takdiri ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle usulsüz tebligatların iptali ile satışın durdurulması talep edilmiştir. Şikayet ve takip dosyasının incelenmesinde ise, ihalenin 17.09.2014 tarihinde yapıldığı,...Tütün … Ltd. Şti vekilince, ipotek veren taşınmaz maliki... Tütün … Ltd. Şti.ne kıymet takdiri ve satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi ve diğer iddialar ileri sürülerek ihalenin feshi talebinde bulunulduğu görülmüştür. Bu durumda, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/504-416 E.K. sayılı dosyasındaki talep ile temyiz incelemesine konu ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/420-552 E.K. sayılı dosyasındaki taleplerin farklı olduğu gibi... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/420-552 E.K. sayılı dosyasında ihalenin feshi sebepleri için öne sürülen farklı iddialarında bulunduğu anlaşıldığından.... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/504-416 E.K. sayılı dosyası iş bu şikayet dosyası için kesin hüküm teşkil etmez. O halde, mahkemece, borçlu .... Tütün … Ltd....
Esas sayılı dosyasından borçlu bulunulmadığının tespiti istemi ve satışın durdurulması istemi ile açılmış olsa da gerçekte borcun ana sebeplerinin ticari bir ilişkiden değil de borç ilişkisinden yani taşınmaz alım satımı bundan kaynaklanan ve bundan kalan bakiyenin ipotek işlemi ile güvenceye alınması ve taraflar arasında icra dosya alacağının temliki işleminden kaynaklanan borçluluk- alacaklılık durumunu da çözecek oluşu da gözetildiğinden görevli mahkemenin ticaret mahkemesi değil de genel yetkili ve görevli asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini, bunun yanında menfi tespit davası yolu ile satışın durdurulmasına da imkan da olmadığını, bu konuda da görevli mahkemenin de ticaret mahkemesi değil icra mahkemelerinin olduğunu, Müvekkili ile davalı arasında ... ilçesi, ... mah. ... pafta, ... ada, ... parsel B2 7 nolu bağımsız bölümün satış işlemlerinden kalan bakiye borç için tapu sicil müdürlüğünde 413.000,00- TL miktarlı 15/05/2014 tarihli yıllık %18 akdi faizli ipotek tesis işlemi...
Ancak somut olayda çözümlenmesi gereken sorun, hakkında tedbir kararı verilen borçlu şirketin değil, hakkında tedbir kararı bulunmayan diğer borçluların takip ...su taşınmazların maliki olmaları halinde, takibe devam edilip edilemeyeceğine ve satışın yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Her ne kadar mahkemece 09.06.2014 tarihli müzekkerede, “davacı şirketin 09.06.2014 tarihli satışın durdurulması yönündeki talebinin kısmen kabulüne, borçlu şirketler ... Beton San. .... A.Ş. ve ... İnşaat Madencilik San. ve .......
tarafından tarafına söylendiğini, davacının hesaplarında şirket hesaplarını kontrol eden ... isimli şahsın hata yaptığını ifade ettiğini ve bende farkıma varmadım diye tarafına ifade ettiğini, ancak kendisinin iade yapamayacağını ve dava açmam gerektiğini tarafına ifade ettiğini, satışın durdurulması ve ipoteğin kaldırılması için başvurmadığı yerin kalmadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına banka yetkileri hakkında suç duyurusu yaptığını, ilgili banka görevlisi ..., ..., ..., ... hakkında suç duyurusu yaptığını, bu kayıtların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından celp edilmesini talep ettiğini, dava dilekçesini tekrar etmekle birlikte davalı tarafa borcunun olmadığının tespit edilmesini, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının iptal edilmesini, İstanbul ......


