"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi ..., ihale konusu taşınmaz için satışın durdurulması talepli Aile Mahkemesinin 2014/46 Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve 22.01.2014 tarihinde satışın durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın icra müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken icra müdürlüğüne gönderildiğini, müvekkilinin bu durumdan 30.01.2014 tarihinde haberdar olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararına yönelik 12/12/2011 tarih, 2011/22371-2011/27882 sayılı daire onama ilamının tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra mahkemesince verilen satışın durdurulması talebinin reddine yönelik kararın şikayetçi tarafından temyiz konusu yapıldığı, Mahkemece verilen 02/05/2011 tarihli ek karar ile, kararın kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine iş bu ek kararın da temyiz edildiği, Dairemizin 12/12/2011 tarihli onama kararının şikayetçiye 13/01/2012 tarihinde tebliğ olunduğu, tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük yasal karar düzeltme süresi geçtikten sonra şikayetçi tarafınca 15/02/2021 tarihinde maddi hata nedeniyle düzeltme talebinde bulunulduğu, İcra Mahkemesinin 22/02/2021 tarihli ek kararı ile, karar düzeltme talebinin reddine...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan iflasın ertelenmesi davasında verilen 25.03.2014 tarihli tedbir kararına dayanılarak satışın durdurulması yönündeki başvurunun icra mahkemesince kabul edildiği ve sözü edilen satışın durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Borçlu şirketin, istemine dayanak yaptığı ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/118 Esas ve 25.03.2014 tarihli tedbir kararı ile “... davacı şirketlere ait malvarlığının korunmasına yönelik olarak İİK'nun 179/a maddesi gereğince gayrimenkul ve araçların devrinin önlenmesine, muhafaza altına alınan malların hacizler baki kalmak şartıyla şirket yetkilisine teslimine ..." karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ihtiyati tedbir kararı mahiyeti itibariyle sadece borçlunun rızai temlik ve tasarruflarını önleyici nitelikte olup, söz konusu kararın cebri satışı engelleyen herhangi bir hüküm içermediği açıktır....
Taraflar arasındaki satışın durdurulması ve haczin kaldırılmasına ilişkin şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Mahkemece şikayetin reddine dair verilen kararın dairemizce bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez alacaklı vekilinin kıymet takdiri kesinleştikten sonra İİK.nun 106. maddesine göre yasal süre içerisinde taşınmazların satışını talep ettiği, mahkemece satışın durdurulması yönünde karar verildiği, icra müdürlüğünün bu mahkeme kararından sonra satışa devam edemeyeceği, ilk ve kesin haczi uygulayan icra dairesi olan ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2001/3337 esas sayılı dosyasından İİK.nun 106. maddesine uygun olarak süresinde satışın talep edildiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet olunanın, sıra cetvelindeki alacaklı olduğu dosyadaki haciz tarihi 12.03.2001 olup, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde 26.10.2001 tarihinde satış talep edildiği, 22.06.2004 tarihinde satış avansının yatırıldığı icra dosyası ile sabittir....
Kıymet takdirine itiraza ilişkin kararlar İİK'nun 363. maddesinde sayılan temyizi kabil kararlardan olmayıp, bu kararların temyiz kabiliyeti olduğuna ilişkin olarak kanunda ayrık bir düzenleme de bulunmadığından, icra mahkemesince verilen kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın temyizi İİK'nun 364/3. maddesinde hüküm altına alınan satışın durdurulması sonucunu doğurmaz. O halde mahkemece, temyizi kabil olmayan kararın temyiz yolu açık olarak verilmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği ve temyiz edilmiş olmasının satışı durdurmayacağı gözetilerek şikayetin kabulü ile şikayete konu icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, satışın durdurulması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 24/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, satışın durdurulması istemine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 24/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Haczedilmezlik şikayetlerinde, satışın durdurulması yönünde tedbir kararı verilmedikçe, sırf haczedilmezlik şikayetinin derdest olduğundan bahisle satış durmaz.Mahkemece, yazılı gerekçe ile icra müdürlüğü kararına yönelik şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan taşınmazın haczine yönelik şikayetin derdest olduğundan bahisle İİK'nun 364/son maddesi gereğince temyiz yoluna başvurunun, satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı hükmüne dayanılarak şikayetin reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçi alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'...
İİK’nun 97. maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki düzenlemeler dikkate alındığında, alacaklı yararına gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin ertelenmesi ya da satışın durdurulması kararının da bulunması gerekir. Somut olayda takibin ya da satışın durdurulması yönünde alınmış bir karar bulunmadığından gecikme tazminatına ilişkin yasal koşulların gerçekleştiği kabul edilemez. Diğer yandan, dava alacaklı tarafından açıldığı için İİK’nun 99. maddesine göre yargılama süresince satış istenemeyecektir. Ne var ki buradaki düzenlemede alacağın tahsilinde yasal bir gecikme söz konusu olacağı için, üçüncü kişiye satışın durması konusunda yükletilebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Bu koşullarda alacaklı lehine, dolayısıyla üçüncü kişi aleyhine tazminata hükmedilmesi de İİK’nun 97/13. maddesi ile getirilen gecikme tazminatı ile ilgili düzenlemenin amacına aykırı düşecektir....


