WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

a ihtarname gönderdiğini, ihtarname ile şirket esas sözleşmesinde ortaklıklara tanınan ortaklıktan çıkma hakkının kullanılmak istendiğini ve yasada öngörülen sürecin işletilmesi için genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasının ihtar edildiği, ancak ihtarnamede belirtilen süre içerisinde müvekkilinin talebinin yerine getirilmediği, sözlü ve yazılı taleplere rağmen şirketin gelir gider hesapları hakkında müvekkile hiçbir bilgi ve belge verilmediğini, kâr payı ödenmesi talebine ilişkin talebine şirket müdüründen bir karşılık alamadığını, bu talebe ilişkin mahkemeden kar payının kendisine ödenmesi kararı aldığını, icra takibinin sonuçsuz kaldığını, şirket defterlerin ve kayıtlarını inceleme girişimlerinin fiilen engellendiğini ve şirkete sokulmadığını, aldığı duyumlara göre şirketin içini boşaltarak kurduğu başka bir şirket üzerinden işleri yürütmeye başladığını belirterek, müvekkilinin belirtilen haklı sebeplere dayanılarak ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep etmiştir. e-imzalı...

E sayılı haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının derdest olmasının böyle bir genel kurul kararının alınmasına engel teşkil etmediği, ortaklıktan çıkarma için haklı sebeplerin mevcut olup olmadığının ise açılması halinde haklı sebeple ortaklık çıkma davasının görülmesi sırasında aranacağı, somut olayda alınan genel kurul kararının iptali koşullarının bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir....

,..." şeklinde hüküm kurulduğunu, hükümden açıkça anlaşılacağı üzere Yerel mahkemenin müvekkilinin ortaklıktan çıkıp çıkmayacağı hususunu davalı şirket yetkilisinin tabiri caizse keyfine bıraktığını, Yerel mahkemece ortakların birbirlerine güvenmediklerinin ve geçimsizliklerinin açıkça tespit edilmesine ve bu hususa kararda da yer verilmesine rağmen müvekkilinin çıkma payının verilerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi yerine, çıkma payının verilip verilmeyeceği ve müvekkilinin ortaklıktan çıkarılıp çıkarılmayacağı hususunda tasarruf yetkisini husumetli ortağı olan ...'...

Davacının istifa tarihi 09.03.2010 olduğuna göre çıkma payı alacağı istifa ettiği yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay sonra yani 2011 yılı içerisinde muaccel olacaktır. Ne var ki, somut olayda davacı üyenin çıkma payı alacağı henüz muaccel olmadan 29.06.2010 tarihli genel kurulda davacının çıkma payı alacağı benimsenerek ödenmesi konusunda karar alınmıştır. Bu karar, ödeme yapılmamasına ve ödemenin ertelemesine değil, ödeme yapılmasına yönelik olup, çıkma payının ödenmesi benimsenmiş olmakla Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine uygun bir erteleme kararı değildir....

Bir sermaye ortaklığı olarak kabul edilen limited ortaklıkta, bir ortağın çıkmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurulması durumunda talep edilmezse bile ayrılma payının tespiti yapılmalıdır. Zira, Bu pay bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir....

mali yapısının bozulduğu, böylece davacının çıkma payının da bulunmadığı belirlenmiştir....

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı kooperatifin üyesi iken yönetim kurulunun 17.12. 2002 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarıldığı, o zamana kadar davacı tarafından kooperatife 3.170,00 TL ödeme yapıldığı, anasözleşmeye göre, davacının ödediği miktarın kendisine en geç 31.01.2003 tarihine kadar geri ödenmesi gerektiği, bu geri ödemenin yapıldığı yönünde bir iddia ve delil bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.170,00 TL'nin 31.01.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir....

Davacılar vekili 20/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ıslah ederek, ortaklıktan çıkma taleplerinin kabul edilmemesi halinde, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmişlerdir....

ın tek başına temsil ve ilzam ettiğini, şirketin amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmaması ve ortaklık ilişkisinin devamının müvekkili için ağır bir külfet haline gelmesi sebebiyle müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini, hisse değerlerinin tespitini ve ödenmeyen kar payının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilin 18.921,58-TL aidat çıkma payı alacağı olduğu tespit edildiğini ve dava sonucunda davalı kooperatifçe müvekkile 18.921,58-TL çıkma payı alacağın ödenmesi yönünde hüküm kurulduğunu, ... bozma ilamı üzerine dosya .... E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde "1163 sayılı yasanın 17....

UYAP Entegrasyonu