WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DELİLLER VE GEREKÇE : Asıl davada, Dava haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payına ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilafın davalı münkir olup, davacının şirketten haklı sebeplerle çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı, varsa haklı sebeplerinin ne olduğu ve haklı sebeple çıkma şartlarının oluşması halinde çıkma payının tespiti ile kendisine ne kadar çıkma payının ödenmesi noktalarında toplandığı görülmüştür. Birleşen davada Dava, Limited Şirket ortağının kar payı talebine ilişkindir. ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dosyası ile her iki davadaki taleplerinin birbiri ile bağlantılı olması sebebiyle bir davada verilecek kararın diğerini etkileyeceği ve talebin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden davalar arasında irtibat bulunduğu, yargılamalarının birlikte yürütülmesi ve delillerin birlikte tartışılması gerektiği kanaatine varıldığından HMK'nın 166. maddesi gereğince birleştirildiği görüldü....

nun müvekkilini ortak yerine koymayıp şirketle ilgili konularda müvekkiline bilgi vermediğini, müvekkilini şirketin toplantılarına çağırmadığını, müvekkiline şirketin karından pay verilmediğini, bu nedenle ortaklar arasında ihtilaf olduğunu, ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlere binaen fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/04/2013 günlü dilekçe ile de davacının çıkma payının tahsili istenmiştir. Davalılar vekili; davalı şirket dışında kalan kişilere davada husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin ekonomik durumunun gayet iyi olduğunu, akraba olan şirket ortakları arasında miras anlaşmazlığından kaynaklı sorunların olduğunu, şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine karar verilerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir....

Hukuk Dairesi'nin 12/03/2015 tarih ve 2015/1027 Esas 2015/3429 Karar sayılı kararında da çıkma kararının inşai nitelikte bir karar olup bu karara göre hesap ve tahakkuk eden çıkma payının ancak bu kararın kesinleşmesi ile infazı mümkün alacaklardan olduğu ve ihtiyati haciz istem tarihi itibarı ile muaccel bir para alacağının varlığından söz edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. HGK'nun 06/02/2020 tarih ve 2019/11-658 Esas 2020/101 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, şirket ortaklığından çıkarılma kararı inşai nitelikte bir karar olup, irade mahkemece oluşturulduğundan çıkma bedeli de en erken buna dair kararın kesinleşmesi ile istenebilir hale gelir....

ileri sürerek müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 900,00 TL çıkma payının ve 100,00 TL (2018 yılına ait) kar payının dava tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile tahsiline, ortaklıktan çıkma talebinin kabul edilmemesi halinde ortaklığın feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

DAVANIN TESPİTİ, İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, limited şirket ortaklığından haklı olarak çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir. Dava, niteliği gereği basit yargılama usulüne tabidir.Dosyanın 01/02/2023 tarihinde yapılan duruşmasında "Davacı taraf duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği gibi yazılı bir mazeret de bildirmemesi" nedeniyle HMK 150. maddesi gereğince birinci kez işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 01/03/2023 tarihli yenileme talebi üzerine dosyanın yenilendiği, taraflara duruşma gününü bildiri davetiyeler tebliğ edildiği ancak 24/05/2023 tarihinde yapılan duruşmada tarafların gelmemesi nedeniyle "HMK 320/4.Maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," karar verilmiştir.HMK'nin 320. Maddesinin 4. Fıkrası "basit yargılama usulüne tâbi davalarda, işlemden kaldırımasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmünü haizdir....

- K A R A R - Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin 21.03.2006 tarihli noter ihtarnamesi ile ortaklıktan istifa ettiğini, ortaklık payının ödenmesi için açılan davanın alacağın muaccel olmadan açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu dosyada alınan 22.02.2010 tarihli bilirkişi raporuna istinaden yapılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının alacağını talep edebileceği tarihten bu yana beş yıllık süre geçtiği gibi davacının açtığı 2007/109 E. sayılı dosyanın dava açma ve karar tarihi itibariyle de zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğinden icra takibi yapılamayacağını ve yasanın açık hükmüne rağmen yapılmış ise de bu takip nedeniyle itirazın iptali davası da açılamayacağını, asıl müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....

-K A R A R- Davacı, davalı kooperatifin ortağı iken 19.02.2008 tarihinde istifa ettiğini, istifasının davalı yönetim kurulunca 15.03.2008 tarihinde kabul edildiğini, davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine çıkma payının ödenmesi amacıyla keşide ettiği ihtara verdiği cevapta yapılacak ilk genel kurulda durumun görüşülerek sonucun bildirileceğinin belirtildiğini, 31.05.2009 tarihli genel kurulda ortaklıktan çıkanlara yapılacak ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, çıkma payı ödemelerinin davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağını ileri sürerek, 32.400,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çıkan ortaklara yapılacak ödemelerin müvekkilinin mevcudiyetini tehlikeye sokacağı, bu nedenle de ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

Davalı Şirket'in 150.000,00-TL”'lik sermayenin; - Malvarlığından ayrı bir şekilde davalı şirket uhdesinde nakden ve tamamen var olduğunun tespiti halinde, davacı ...'e çıkma payının içersinde 10.429.77-TL sermaye payı iadesi yapılabileceği (çıkma payının tamamı olmayıp bir kısmını oluşturan meblağdır), - Sermayenin bir kısmının nakden var olduğunun tespiti halinde davacının %67'lik ortaklık payına tekabül eden kısmı üzerinden sermaye payı iadesinin yapılabileceği, - Sermayenin nakden mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde ise çıkma payının bir kısmını oluşturan sermaye payı açısından herhangi bir iadenin mümkün olamayacağı, Bununla birlikte davalı Şirket'in güncel mali kayıtlarına iş bu raporun hazırlanması esnasında da ulaşılamadığından, davacı ...'...

şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, belirlenen çıkma payının tahsiline karar verilmiştir....

olduğunu, davalı kooperatifin ... tarihli olağan genel kurul toplantısının 17 numaralı gündem maddesinde ise kooperatif ortaklığından ayrılmış ve ayrılacak olan ortakların alacaklarının ertelenmesi hususu görüşülmüş ve bu gündem maddesi oy birliği ile kabul edilmiş olduğunu, ... tarihli genel kurul toplantısından sonra ilgili gündem maddeleri hakkında mahkemeden alınmış iptal kararı da bulunmadığı için bu gündem maddeleri kesinleşmiş olduğunu, bilindiği üzere kooperatiflerde genel kurul kararları iptal edilmediği sürece bağlayıcı nitelikte olduğunu, davacının çıkma payı alacağının da 2015 yılının bilançosunun onaylandığı ve ortaklıktan çıkan ortakların, alacaklarının ertelenmesi kararının alındığı ... tarihinden 3 yıl sonra davalı kooperatif tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, davacının alacağı muaccel hale geldikten sonra kooperatif yöneticilerinden çıkma payı alacağını istemiş olmasına rağmen davacının çıkma payı alacağı talebi davalı kooperatif yöneticileri tarafından haksız, hukuka...

UYAP Entegrasyonu