DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dosyada dava; davalı şirketin feshi, kayyum atanması, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hissenin gerçek değerinin belirlenerek ödenmesi ve ortaklıktan çıkma taleplerinden ibarettir. Birleşen dosyada dava, kâr payı alacağının tahsili ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir....
Böylelikle davacının ortaklıktan çıkarılma süreci sonlanmış olduğundan, davacı çıkma payı alacağını bu tarihten itibaren istemeye hak kazanmış olup, süreç alacağın muacceliyet tarihini etkilememektedir. Bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile Davacının ortaklık ilişkisinin 10/08/2011 tarihi itibariyle son bulduğu, Toplam ödemesinin 192.400,00 TL. Olduğu, Kanun'un 17. maddesinde belirlendiği şekilde alınmış bir erteleme kararının bulunmadığı, Davacının alacağının 02/05/2012 tarihinde muaccel hale geldiği, Dönem genel giderlerinden davacının hissesine düşen genel yönetim gider payının toplam birikimlerinden düşülmesi sonucunda, davacının kooperatiften alacağı miktarın 191.696,13 TL olarak hesaplandığı, Davacının talep edebileceği yasal faiz miktarının 181.885,49 TL. Olduğu toplam 373.581,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
ın kooperatifin 1 ve 2 numaralı üyesiyken ortaklıktan kaynaklı olarak 44768 ada 3 parselde F Blok 28 numaralı bağımsız bölüm ile, aynı ada aynı parsel E Blok 20 numaralı bağımsız bölümü edindiğini, davalı ...'ın Yenimahalle 1. Noterliğinin 06/06/2014 tarihli ihtarnamesiyle kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, istifanın noter aracılığıyla kooperatife bildirilmesi halinde Mevzuat ve Yargıtay kararları uyarınca istifanın gerçekleşeceğinin kabul edilmekte olduğu ancak istifa eden ortağın kooperatif sayesinde edindiği konutu iade etmesi gerektiğini, istifa eden ortağın, kooperatifin tasfiyesine kadar her türlü gidere katlanmak ve ortak olmak zorunda olduğunu bu durumda konutunu geri vermesi gerektiğini, bunun için de istifa eden ortağın kooperatife ödediği aidatların genel giderler düşüldükten sonra ortağa ödenmesi gerektiğini, davacı kooperatifin tasfiyeye girmediğini, davalı tarafın kooperatif üyeliğinden istifa etmiş olup konutunu da iade etmediğini, muris ...'...
Sanayi İşletme Yapı kooperatifinin, kooperatif üyeliğinden ihraç edilen ve ihraç kararı kesinleşen bir kısım üye ile birlikte ...'ya karşı açtığı ortaklıktan Çıkma payının ödenmesine ilişkin Tevdii mahalli tayini davası olduğu , Mahkemenin 29.01.2010 tarihli ..... K sayılı ilamı gereğince davalı ... yönünden (tevdii Mahalli tayini davasının) davanın kabulüne karar vererek, ...'ya çıkma payı alacaklarının ödenmesi hususunda ...... bank ...... Şubesinde ... adına açılacak hesaba 5,729.65TL lik ayrılma payı alacağının yatırılması için tevdi mahalli tayinine karar verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının davalı kooperatifte 5 ayrı üyeliğinin bulunduğu ve 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak ihraç ihtarnamelerinin usule uygun olarak davacı tarafa tebliğ edildiği, en son yapılan tebliğ tarihinin 30/06/2008 olduğu belirtilmiştir....
deki müdürlük görevinden haklı nedenlerle azline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın tüm iddia ve isteklerini hali hazırda istinaf aşamasında incelenmekte olan derdest İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ........ Esas sayılı dosyasında ve bu dosya ile birleşen İzmir 3. Asliyle Ticaret Mahkemesi’nin .......... Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğünü, bu davaların reddedildiğini, davacının kayyım isteğinin .... Esas sayılı dava dosyasında reddedilirken bu sebeple 03/05/2017 tarihinde ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tahsili istemiyle ...... Esas sayılı davaya sunduğu dilekçenin aynısıyla açtığı ........ Esas sayılı ikinci davadaki tedbir isteğinin hatalı olarak kabul edildiğini, bu tedbir kararlarının dahi zaten..........
ve gerekse çıkarma hakkının kullanılması halinde ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi gerektiğini, ancak belirlenen zorunlu ayrılma akçesinin geçek değeri karşılamaktan uzak olduğunu, TTK'nun 191 inci maddesine göre ayrılma payının uygun belirlermemesi halinde ortağın birleşme kararının ---içinde asliye ticaret mahkemesinden "uygun bir denkleştirme akçesinin belirlenmesini" isteyebileceğini, belirlenecek değere ------ ---- katılması gerektiğini, birleşme sözleşmesine esas alınan uzman kuruluş raporunda müvekkili aleyhine olan hususların yer aldığını, açıkça haksızlık yapıldığını, -- varsayımı ile değerlendirme yapılmadığını iddia ederek,-- kararlara karşı iptal davası açma hakkının saklı tutularak ve birleşme sözleşmesindeki ortaklık haklarının incelenerek, ortaklıktan çıkarılan müvekkili için uygun bir ---saptanmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....
in aranarak bildirildiğini, davalının İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında ortaklıktan çıkma, şirketin tasfiyesi ve kar payı ödenmesi talepli dava açtığını bildirmiş, .../... esas sayılı davanın bekletici mesele yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl dava; davalı limited şirketin, TTK'nun 636(3) maddesi uyarınca haklı sebepler nedeniyle feshi ve tasfiyesi ile dağıtılmayan kar payının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava; TTK'nun 640(3) maddesi uyarınca, şirket ortağının, haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Her iki dava dosyasının taraflarının aynı olup uyuşmazlığın aynı şirket ortaklığından kaynaklanması nedeniyle davalılar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle HMK'nun 166.maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir. Ticaret sicil kayıtları örneklerinden, davalı şirketin limited şirket olduğu, %55 payının davalı ...'...
in aranarak bildirildiğini, davalının İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında ortaklıktan çıkma, şirketin tasfiyesi ve kar payı ödenmesi talepli dava açtığını bildirmiş, .../... esas sayılı davanın bekletici mesele yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl dava; davalı limited şirketin, TTK'nun 636(3) maddesi uyarınca haklı sebepler nedeniyle feshi ve tasfiyesi ile dağıtılmayan kar payının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava; TTK'nun 640(3) maddesi uyarınca, şirket ortağının, haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. Her iki dava dosyasının taraflarının aynı olup uyuşmazlığın aynı şirket ortaklığından kaynaklanması nedeniyle davalılar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle HMK'nun 166.maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir. Ticaret sicil kayıtları örneklerinden, davalı şirketin limited şirket olduğu, %55 payının davalı ...'...
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirket esas sözleşmenin 11. maddesine göre kar payı dağıtılması için esas sözleşme hükümlerine uygun bir genel kararı bulunması gerektiği, genel kurul yapılamaması halinde genel kurul toplantısı yapılması için davacı tarafça mahkemeye başvuru yapılıp karar alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafından davalı ortağın şirketi şahsi çıkarları için sattığı ve satış bedellerinin davalı ortağın şahsi menfaatlerine kullanıldığı yönündeki iddiaları destekleyen herhangi bir delile rastlanılmadığı, Türk Ticaret Kanunu’nun 614. maddesi hükmüne göre davacının şirketten bilgi ve inceleme talebinde bulunmamış olması nedeniyle haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve şirketteki payının gerçek değerinin ödenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılan ortağın arsa tahsis bedelini de içeren ortaklık çıkma payının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır....


