Davalı karşı davacı vekili, davacının hak ve alacakları ile kâr payını almadığı yolundaki iddiaların asılsız olduğunu, tutum ve davranışlarıyla ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiğini, şirketin iştigal konusunda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduğunu, bu nedenle ortaklıktan çıkmasını haklı kılacak nedenler olmamakla birlikte ortaklıktan çıkarılmasını gerektiren nedenler bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Karşı davada davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir....
Alacağın, bilançonun onaylamasından itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekeceğinden, temerrüdün 04/05/2010 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Davacının yerine birebir yeni ortak alınmadığı da tespit edilmekle, alacağın bu tarihte muaccel olduğunun kabulü gerekmektedir. 19/06/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, çıkma payı alacağının muaccel olduğu tarih ile takip tarihi arası işlemiş faizi 8.974,24 TL olarak hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamı ile 19/06/2015 havale tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının Sincan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takip tarihi itibarıyla davalı kooperatiften 2.761,03 TL'lik genel gider payı düştükten sonra 44.438,97 TL çıkma payı alacağı ve 8.974,24 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu anlaşılmıştır....
Somut olayda, davacının 21.03.2013 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiği, istifa yılına ait bilançonun görüşüldüğü 19.04.2014 tarihli genel kurulun 5. maddesinde “İstifa eden ortaklara yapılacak olan ödentilerin, istifanın kabul edildiği ilk genel kurul tarihinden itibaren bir ay sonra başlamak üzere genel gider kesintilerinin yapılarak üç yılın sonuna kadar ödemenin yapılması oya sunuldu ve oy birliğiyle kabul edildi” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan karar, ödeme yapılmamasına ya da ödemenin ertelenmesine ilişkin olmayıp, ödeme yapılmasına yönelik olduğundan, çıkma payının ödenmesi benimsenmiş olmakla 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine uygun bir erteleme kararı değildir. Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilerek toplanacak deliller çerçevesinde bir sonuca varılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır....
Maddesinde oybirliğiyle onaylandığı, ihraç kararının davacıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmamakla birlikte davacının 2012 yılı başından davanın açıldığı 15.12.2020 tarihine kadar 8 yıl boyunca kooperatifle irtibat kurmadığı ve dolayısıyla bu durumun ortaklıktan ihraç kararını zımnen benimseme sonucunu doğuracağından davacının borçsuz olarak davalı kooperatif ortaklığına kayıt edilmesi (ortaklığın tespiti) isteminin yerinde olmadığı, davacının çıkma payı alacağının 21.624,13.TL.'den ibaret olduğu, çıkma payı alacağının 17.03.2013 tarihinde muaccel olduğu, davalı kooperatif kayıtlarına ulaşılamadığından davacıya çıkma payının ödenip ödenmediğinin kooperatif kayıtlarından teyit edilemediği, bu nedenle kooperatife müzekkere yazılarak davacının yaptığı 22.000,00.TL. ortaklık ödemesinin davacıya iade edilip edilmediğinin sorulması ve varsa belgesinin sunulmasının istenmesi gerektiği, görüş ve kanaatine varılmıştır....
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı şirket tarafından mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, TTK'da ortaklıktan çıkma konusunda ana sözleşmede açıklık yoksa veya diğer ortaklar razı gelmezlerse ortaklıktan çıkılamadığını, davacı tarafın ancak tasfiye isteyebileceğini, diğer ortakların davacının ortaklıktan ayrılmasına muvafakat etmediğini, davacının şirketten bir alacağının olmadığını, davacı tarafından açılan Antalya ......
GEREKÇE: Asıl dava, haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma ile ayrılma akçesinin tahsili; birleşen dava ise ortağın haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına, davacının çıkma payı talebinin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş olup, taraflarca mahkemenin ortaklıktan çıkmaya ilişkin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır. Mahkemece verilen hüküm, asıl davada davacı tarafından çıkma payı istemi yönünden, davalı tarafından da çıkma payı talebinin reddine yönelik mahkeme gerekçesi yönünden istinaf edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 641. maddesine göre, ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Ayrılma akçesinin belirlenmesinde, hissenin kaydi-nominal değerleri esas alınamaz....
müvekkilimin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına ve müvekkilinin durumunun teminat altına alınması amacıyla sayın mahkemenizce diğer önlemlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Şti ortağı olduğu ve bu şirketin ortağı .... ait olduğu, böylece TTK m. 626’ye göre şirket ortağının ortaklık kültür ve etiklerine yükümlülüklerine uymadığı, bu nedenle şirketten çıkarılmasına haklı sebep bulunduğu belirlendiğinden, şirketten çıkarılma tarihine en yakın ortaklık payının bilirkişi raporları ve itirazları dikkate alınarak alınan ek raporda belirlendiği üzere, 464.449,59 TL olarak hesaplandığı bu miktarın davalı şirket ortağına kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile ödenmesi gerektiği belirlenmiştir. Yine bu payın hesaplanması sırasında davalı dava konusu şirkete ait ve davalı ...'in şirkete vermiş olduğu zarar miktarının 1.039.000 TL çıkma payının hesabında dikkate alınmıştır....
Anonim şirkette ortağın pay devri serbestisi kuralı çerçevesinde ortaktlıktan çıkma isteme hakkı yoktur. Ortağa hisse devri ile ortaklıktan çıkma hakkı kural olarak tanındığından ortağın çıkma istemli dava hakkı bulunmamaktadır....
Kişilere satılmaması ve devredilmemesi için teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine, esas sermaye payının gerçek değerine uygun bir şekilde hesaplanarak ödenmesi ve dava süresince ------şirket adına yapılan ve yapılacak işlerden Türk Ticaret Kanunu'nun 638.maddesi uyarınca hak ve borçlarının dondurulması ve yine davacı vekil edenin dava süresince meydana gelecek olan borçlardan dolayı teminat altına alınmasını, müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına, ayrılma akçesinin esas sermaye payının gerçek değerine uyacak şekilde hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....


