Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, müdürler tarafından şirketin kötü yöneltilmesini, şirket hakkında kendilerine bilgi verilmemesini ve uzun zamandır kar payı yada temettü ödemesi yapılmamasını haklı neden olarak ileri sürmüşler; mahkemece de müdürlerin şirketi kötü yönetip zarar etmesine sebep olduğu, davacıların ikameti ile davalı şirketin bulunduğu yerin ayrı şehirlerde olması nedeniyle davacıların şirketi denetim olanağının sınırlı olduğu gerekçeleriyle davacıların ortaklıktan çıkma talepleri haklı bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece ortaklık çıkmak için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususu yeterince değerlendirilmemiş olup, mahkemece kararın gerekçesinde sayılan nedenler haklı sebepler olarak kabul edilemez....
Şti.’nin fesih ve tasfiyesini istediği, çıkma yahut fesih kararı verilmesi hallerinde davacının elde edeceği menfaatin aynı olduğu, her iki durumda da davacının ortaklığının sona erip varsa ayrılma yahut tasfiye payını alacağı, davacının ayrılma payının gerek değerinin fesih ve tasfiye halinde daha doğru hesaplanacağı, davanın kabulü dikkate alınarak ilk derece mahkemesince fesih ve tasfiyeye karar verilmesinde hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacının fesih ve tasfiyenin kaldırılarak çıkma kararı verilmesini istemesinin 6100 sayılı HMK’nın 29. maddesi kapsamında uygun olmadığı, çıkma payının hesaplanmasında ilk derece mahkemesince çıkma payının hesaplanmasında karar tarihine göre yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, hesaplamaların denetlenebilir bulunduğu, fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin mali durumu hakkındaki değerlendirmenin tasfiye aşamasında yapılacağı, yöneticinin sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunması halinde tasfiye aşamasında sorumluluk cihetine gidilebileceği...
TTK'nın anılan maddesinde haklı sebeplerin bulunması ve şirketin feshine karar verilmesinin talep edilmesi halinde mahkemenin fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği düzenlendiğinden, mahkemenin haklı sebebin varlığını gözeterek neticeten çıkma payının belirlenmesine ilişkin görüşünde açıklanan hukuki nitelik itibariyle sonucu bakımından bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, çıkma payının hesaplanmasında yukarıda bahsedildiği gibi payın karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir....
. - DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 09/07/2018 KARAR TARİHİ: 23/06/2021 YAZIM TARİHİ:05/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Ortaklığından çıkma ve ortaklık payının tahsili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %40 oranında hissedar olduğunu, şirket ortaklarından ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1091 Esas KARAR NO : 2022/1030 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 29/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/12/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;Davacının, davalı şirketin %50 payını 10/06/2022 tarihinde devraldığını ve bu durumun 15/06/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmek suretiyle tescillendiğini, davalı şirketin diğer %50 payının sahibi ve aynı zamanda müdür olan ....'...
devam ettiğini vurguladıklarını, ancak bu tarihten sonra da davacıya bilgi ve inceleme hakkı vermekten kaçındıklarını, şirket hakkında yapılan işler ve alınan kararlardan davacıyı haberdar etmediklerini, Yargıtay'ın ortağın diğer ortaklarla ve şirket müdürüne güveni kalmamasını ve ortaklar arasındaki sürtüşmeleri çıkma açısından haklı sebep kabul ettiğini, davacının ortaklıktan ayrılma ile birlikte TTK m.641 gereği esas sermaye payının gerçek değerine uyanı ayrılma akçesini isteme hakkına sahip olacağını, Yargıtay'ında ortaklıktan ayrılan ortağın ortaklık payına hak kazanacağına karar verilmesini uygun gördüğünü ve çıkma kararı ile birlikte ortaklık payının da ödenmesinine karar verilmesi gerektiğini belirttiğini, bu nedenlerle TTK.md.638/2 uyarınca davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına, ortaklıktan çıkma kararı ile birlikte davacıya ait ortaklık payının gerçek değerinin muhasebe kayıtları incelenerek bilirkişilerce tespitinin yapılarak davacıya ödenmesine, aksi durumda...
Mahkemce, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ... İhr. Tic. San. ltd....
in ölümünden sonra şirket işleyişi konusunda davacı ile davalı ortak arasında anlaşmazlıklar başladığı, davalar açıldığı, alınan tanık beyanı ve dosya kapsamı itibariyle ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar kapsamında şirketin bu haliyle devamının çekilmez hal aldığı, haklı sebebin oluştuğu anlaşılmakla ortaklıktan çıkma talebi yerinde görülerek ortaklıktan çıkma davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf ayrılma akçesi talebinden feragat etmekle bu talebin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını bildirmiş, davalılar vekili de karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediğini belirtmiş olup, taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı şirketten çıkma ve ayrılma akçesi talebine ilişkindir....
-TL gider kaydının bulunduğu, bu hali ile davacının çıkma isteminin haklı olduğu, bilirkişi raporuna göre de, davacının 40.454,34 TL çıkma payı istemekte haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddine, davacının davalı Menajer Sig. Aracılık hiz. Ltd. Şti. (Tic sic. No: 66656)'nin ortaklığından ve müdürlüğünden çıkmasına, taleple bağlı kalınarak 28.281,95 TL çıkma payının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir....


