Öncelikle TTK 636/3 maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenle feshine, 2.Bu mümkün görülmez ise müvekkilin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına ve esas sermaye payının gerçek değerinin tespiti ile şimdilik 100,00-TL'nin müvekkile ödenmesine..." şeklindeki taleplerini "TTK 638/2 maddesi uyarınca müvekkilin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına" şeklinde ıslah ettiklerini beyanla; TTK 638/2 maddesi uyarınca müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya yasaya uygun tebligat yapılmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından HMK.nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KABUL VE GEREKÇE : Dava, Davalı Şirketin Feshi, Ortaklıktan Çıkma ve Ortaklık Payının Ödenmesi davasıdır....
Davacıya, çıkma payı olarak ne miktarda ödeme yapılması gerektiği mevzusuna gelince; kooperatif ana sözleşmesinin ortaklığı sona erenlerle hesaplaşma başlıklı 15. maddesinde, devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermeye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde geri verileceği, ayrılan ortağın kooperatif yedek akçeleri üzerinde bir hak iddia edemeyecekleri belirtilmiştir. Somut olayda; davacının, kooperatif ortaklığından istifa ile 17.04.2020 tarihinde ayrıldığı kabul edildiğine göre, çıkma payının 2020 yılının bilançosuna göre hesaplanması ve bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde davacıya ödenmesi gerekli olup, mahkememizce alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere 2021 yılı GK'da kabul edilen 31.12.2020 tarihli bilançoya, ayrıca kooperatif toplam zararının davacının ortaklık payına tekabül eden kısmının (2.017-TL) tenziline göre davacıya ödenmesi gerekli çıkma payı 49.983-TL'dir....
TTK'nın 641/1. maddesine göre de ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.). Hukukun genel ilkeleri ayrılma akçesinin ayrılma ile muaccel olmasını gerekli kılar; bu kural burada da geçerlidir....
Karar,davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı şirketin Türk Kanunları'na göre kurulmuş Türk Lirası sermayeli bir şirket olmasına, çıkma payının döviz cinsinden hesaplanamayacak olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir....
uygun olduğu ve çıkma payının da heyet 3.ek raporda karar tarihine en yakın mizanda taşıtlar kaleminin 311.859,73 TL olarak hesaplamaya dahil edilerek bulunmuş ise de rayiç değerlere ilişkin bilirkişi ...'...
Md gereği mahkemece tanınacak takdir yetkisi kapsamında davacı pay sahibi müvekkilinin payının gerçek değerinin tespiti ile çıkma payının hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenerek şirketten haklı nedenle çıkarılmasına, çıkma payı- ayrılma akçesinin dava tarihi itibariyle belirlenmesi mümkün olmadığından huzurdaki iş bu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak kabulü ile her türlü arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek bankalar arasında uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir....
Tekstil Sanayi Tarım ve Hayvancılık Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payı kar payı ödemesine ilişkin talebinin ve davanın mahiyetine göre şirket kazancının tespiti talebinin de reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklıktan çıkmaya izin davası olup, mahkemece 04/04/2014 tarihli bilirkişi kök raporuna ve aynı yöndeki 10/06/2014 tarihli bilirkişi ek raporuna itibar edilerek, dava tarihi itibariyle çıkma talep olunan davalı şirketin, özvarlığının -94.551,23 TL olduğu, davacıya ödenmesi gereken kar payının ve şirket payının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davacıya çıkma payı ödenemeyeceğine karar verilmiştir. Davacı 04/04/2014 tarihli bilirkişi kök raporuna dosya kapsamında bulunan 22/04/2014 havale tarihli dilekçesi ile ciddi itirazda bulunmuş, mahkemece davacının itirazları üzerine ek rapor alınması yoluna gidilmesine rağmen davacı itirazları bilirkişi ek raporunda karşılanmamıştır....
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, davacının %30 hissedarı olduğu davacı şirketten haklı nedenlerle çıkma ve çıkma payının tespit edilerek ödenmesi istemine ilişkin olup, TTK 638 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. Tarafların tüm delilleri celp olunarak dava dosyası ve davacı şirkete ait tüm ticari defter kayıt ve dayanakları belgeler üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak raporlar alınmıştır....
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin, davalı .... hakkında verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dava,... ortaklığından çıkmaya izin ve çıkma payının tahsili istemine ilişkindir. Ortaklıktan haklı nedenle çıkma ve çıkma payının tahsili davasında husumetin şirkete yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca şirket ortaklarının da davada yer alması gerekmediğinden, davalı ortaklar yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalılar ... ve ... yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Davalı Kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesine göre her ortak hesap senesi sonundan en az 1 ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Çıkma talebinin kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren 1 ay içinde kooperatif tarafından çıkma talebi ile ilgili bir karar verilmez ya da çıkma talebi ile ilgili kabulden kaçınırsa ortak çıkma talebini noter aracılığı ile bildirir. Bildirim tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesi ile ana sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca, kooperatif üyeliğinden çıkan ya da çıkarılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Alacak, anılan bilançonun genel kurulda kabulünden itibaren bir ay içinde muaccel hale gelir....


