KOOPERATİFLER KANUNU [ Madde 17 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada (Bursa Asliye İkinci Ticaret Mahkemesince verilen 12.4.2004 tarih ve 2003/148-2004/175 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken ayrılma isteğini davalıya bildirdiğini ve davalı tarafından bu istem 30.10.2000 tarihinde uygun görülerek, aidat iadeleri ile ilgili kararın yapılacak genel kurulda görüşüleceğinin bildirildiğini, 6.2,2001 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yasaya aykırı olarak ödemelerin 31.12.2003 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, Yasa ve ana sözleşmeye göre ortaklıktan çıkma halinde genel kurulda bilançonun...
Şti ' nin merkezini bu şirketin adresine taşıdığını, ayrıca ...' in mali müşavir olması nedeniyle tüm defter ve kayıtların kendisinde bulunduğundan kötü niyetli işlemler yapılması halinde telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelebileceğinden davalı şirketin tüm banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin fesih ve tasfiyesine, uygun görülmez ise müvekkilinin ortaklık payının ödenmesi suretiyle şirketten çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ...'...
ın yaptığı tespit edilen usulsüzlükler belirtildiği halde ortakların eşit kusurlu görüldüğünü, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda müvekkilinin hiçbir kusurundan bahsedilmediğini, mahkemece kabul edilen bilirkişi raporundaki usulsüzlüklerin görmezden gelindiğini, rapordaki somut belgelerin mahkemece yok sayıldığını, TTK'nun 531. maddesinin dar yorumlandığını, her iki tarafında diğer ortağın ortaklıktan çıkmasını talep etmesinin davanın reddini gerektirmediğini, verilen kararın şirketi çıkmaza soktuğunu, diğer ortağın şirkete yaptığı usulsüzlüklerin ödüllendirildiğini, yapılan yargılama sonunda taraflardan birinin ortaklıktan çıkarılması ve çıkarılan ortağa çıkma payının ödenmesi gerektiğini, diğer ortağın ....com adlı rakip internet sitesi kurduğunu, davalı şirkete ait ....net ile rekabet ettiğini, alınan bilirkişi ek raporuyla bu iddianın ispat edildiğini, diğer ortağın şirketin kayıt dışı gelirlerini şahsi hesaplarına aktardığı iddialarının da ek bilirkişi raporuyla ispatlandığını...
Mevcut durumda yeterli nakit varlığı olmayan ,ayrılma akçesini karşılayacak gayrımenkul ve maden ruhsatı varlığı olsa da ; hükmedilen çıkma payı miktarına göre olağan bir süre de gayrımenkullerin ayrılma akçelerini karşılayacak kadar kısmının değerinde satılması da mümkün değildir.Keza alınan tasfiye kararı nedeniyle de ayrılma akçesinin kolaylıkla satılarak paraya çevrilmesi ,ayrılma akçesinin ödenmesi mümkün görünmemekte, bu aşamada bir süreç gerektirmektedir....
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " hükmü gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmemesi halinde, davacının davalı ortaklıktaki diğer ortak ve müdürlerle güven ilişkisinin onarılamaz biçimde zedelenmesi nedeniyle davalı şirketten çıkmasına, güncel pay bedeli ve ödenmeyen kar payının, ayrılma akçesinin tespit edilmesini ve davalı şirket adına ....bank A.Ş. ... Şubesi nezdinde bulunan dava dilekçesinde belirtilen hesap numarası ve mevduat türleri bildirilen hesaplara davalı şirketin diğer ortak ve diğer müdürünün kötü niyetli eylemleri ve mal kaçırma girişimleri olduğunu belirterek dava neticesinde verilecek karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır....
Söz konusu dilekçe kooperatifçe kabul edilmiş ve ... tarihinde taraflar arasında sözleşme ibraname imzalanarak davacının yaptığı ödemelerin iadesi konusunda anlaşma sağlanmış ve ödeme takvimi belirlenmiştir. Anasözleşmenin 15.maddesinde devir dışında ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği belirtilmektedir. Davacı taraf davalı kooperatiften 2012 yılında istifa etmiştir. 2012 yılı hesaplarının görüşüldüğü genel kurul ... tarihinde muaccel olmuştur. Davacının davalı kooperatife 52.670 TL ödeme yaptığı, dosyadaki üye hesap ekstresinde görülmektedir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre kooperatifin üyeliğinden ayrılan üyeye yapılacak çıkma payı ödemesinde ortaklıktan ayrıldığı yıla ilişkin genel gider payının düşülmesi gerekmektedir. Raporumuz içinde belirttiğimiz üzere taraflar taraflar genel gider payının 2.118 TL olması yönünden anlaşmışlardır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Şirketin feshi ve tasfiyesi veya davacının payının hesaplanarak davacıya ödenmesi ile davacının ortaklıktan çıkarılması, kayyım atanması ve maddi ve manevi tazminat istemlerinden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce 25/07/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitin olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır. Mahkememizin 08/04/2022 tarihli ara kararı ile yönetim kayyımı atanarak, kayyım raporları alınmıştır. 6102 sayılı TTK.'...
e uygulanan ihtiyati tedbirlerden dolayı, piyasadaki olumsuz algıyı bertaraf etmek için satışların diğer firmalar üzerinden yapıldığı" şeklinde davalılar tarafından ikrar edildiğini, böylece ...’in zarar görmesine dolayısıyla da davacının ayrılma payının erimesine sebebiyet verildiğini, bu hususun mali verilerle de tespit edildiğini, bu durumda davalı ... ile ..... ve ... şirketlerinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve haksız rekabet hükümleri de dikkate alınarak, ..... ve ... şirketlerinin elde etmiş olduğu gelirin davalı ... şirketi tarafından elde edilen gelir olarak kabul edilmesi ve buna göre davacının ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiğini, davacının, taşınmazların rapor tarihindeki güncel değerlerinin ve yine marka değerinin dikkate alınması gerektiği yönündeki iddilarmın yerinde olduğunu, buna göre davacının çıkma payının tekrar hesaplanması gerektiğini, bu bağlamda yapılan hesaplamalar neticesinde; ... ve diğer 2 firmanın Konsolide olarak Rayiç değerli Aktif ve Pasifi...
Noterliğinin 22/09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı istifanamesi ile istifa etmiştir. Davacının istifası kooperatif yönetim kurulunun 30/09/2020 tarih ve ... sayılı oturumunda görüşülerek kabul edildiği anlaşılmıştır. 2020 yılına ait 22/08/2021 tarihli genel kurulda 31/12/2020 tarihli bilanço ve gelir/gider tablosu görüşülerek onaylanmıştır. 22/08/2021 tarihli genel kurulda aidatların ertelenmesi yönünde alınmış bir karara rastlanılmamıştır. Davacının çıktığı yıla ait 31/12/2020 tarihli bilanço ve gelir/gider cetveli 22/08/2021 tarihli genel kurulda görüşülerek kabul edildiğinden davacının alacağının genel kurul tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacının alacağının 23/09/2021 tarihinde muaccel olduğunun kabulü gerekir....
belirtmiştir. ------ Sayılı ilamı "...Taraflar arasındaki ticari şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin davanın yargılaması sonunda...TTK'nın 636/3. maddesine göre haklı sebeplerinin varlığı koşullarının oluştuğu, mevcut ortak yapısıyla şirketin faaliyetine devam etmesi imkanı kalmadığından davacının çıkma payını alıp şirket ortaklığından çıkmasının uygun olacağı, davacının çıkma payının ise % 50 hissesi dikkate alınarak 343.451,51 TL olduğu anlaşıldığından davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve 343.451,51 TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine ve çıkma payı bedeli üzerinden davacı vekili yararına takdir edilen nispi vekalet ücretine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. " belirtmiştir. Davacıya ----- olarak tespit edilen ayrılma akçeleri üzerinden hesaplanan nispi harcı yatırması hususunda ---- tarihli celsenin 3/a-b-c ve d....


