Çekişmeli 804 ve 841 sayılı parsellerin maliki olan hakkında, Hazine tarafından askı süresi içinde Orman Yönetimi aleyhine açılan orman kadastrosuna itiraz davaları devam ettiğinden, bu parseller intifa ... sahibi TRT kurumu tarafından açılan davanın devam etmekte olan derdest orman kadastrosuna itiraz davasına katılma olarak algılanması ve 840 ve 841 sayılı parsellere ilişkin davanın ayrılarak görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesi, T.R.T Kurumunun intifa hakkına sahip olduğu 803 sayılı parsel için Hazine tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığı araştırılarak, askı süresi içinde Hazine tarafından açılmış bir orman kadastrosuna itiraz davası mevcutsa, 803 sayılı parsele ilişkin de aynı şekilde görevsizliğe karar verilmesi, Hazine tarafından 803 parsel hakkında dava açılmadığı belirlenirse, 803 sayılı bu parsel ile TRT Kurumuna ait 16128 ada 13 sayılı parsel hakkındaki davaya devam edilmesi, Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Ankara Asliye 1....
, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, orman kadastrosuna itiraz davalarında ... ve Köyişleri Bakanlığıyla, ... ve Orman Bakanlığının davalı sıfatının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine ve Orman Yönetimi yararına Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin ve davalı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... Köyü Kurtçular Mevkiindeki zilyetliğinde bulunan taşınmazın, yörede 19/08/2002 tarihinde ilk kez yapılan ve 18/02/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında kadastro komisyonu tarafından orman alanı içerisine alındığından, işlemin iptali ile orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında tespit harici bırakıldığı,1987 yılında yapılan orman kadastrosunda öncesinin orman sayılan yerlerden olması nedeniyle Samanlıdağ Devlet Ormanı sınırları içine alınarak daha sonra 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğinin yitirilmiş olması nedeniyle 2B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı ve işlemin kesinleştiği, bu tür taşınmazların Hazine adına tescil edilmesinde 2924 Sayılı Yasanın 3. maddesi hükümlerine göre yasal zorunluluk bulunduğu ve H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararında belirtildiği gibi Hazine tarafından hiçbir süreye bağlı kalmadan açılacak dava sonucu Hazine adına tescil edilebileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine...
Hukuk Dairesinin 05.05.2010 gün ve 2010/3012-5873 sayılı kararı ile "davanın devamı sırasında 4999 sayılı Yasa gereğince dışarıda kalmış ormanların kadastro çalışması yapılarak 31.08.2005 tarihinde ilan edildiği, eldeki dava nedeniyle çekişmeli taşınmaza ilişkin orman kadastro çalışmasının kesinleşmemiş olduğu, davanın tapu iptali ve tescil ile birlikte orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü, bu tür davalara 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesi bakmakla görevli olduğundan tapu iptal ve tescil yönünden davanın elde tutularak orman kadastrosuna itiraz yönünden görevsizlik kararı verilerek, ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesi" gereğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak, orman kadastrosuna itiraz yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinden talep halinde ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine dair 29.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 26/04/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/11/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler ... vekili Av.... ... ... ile Hazine vekili Av.... ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 10/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: “Dava orman kadastrosuna itiraz olarak açılmış ise de, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna itiraz için yasal olanak bulunmadığından, dava esasen hatalı aplikasyona itiraz niteliğinde olduğu, Orman bilirkişi ve Harita mühendisi bilirkişinin müşterek raporları ile çekişmeli parselin 08.07.2005 tarihli Harita mühendisi bilirkişi krokisinde kırmızı çizgi ile gösterilen hattın güneyindeki, 118.45 m2 bölümünün 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde, taşınmazın diğer bölümünün ise orman sınırları dışında kaldığı, aplikasyonda 1944 yılında yapılan orman kadastrosundaki tutanaklara bağlı kalındığı, aplikasyonda hata yapılmadığı belirlendiğinden, davacı gerçek kişinin sair temyiz itirazlarının red edilmiş, çekişmeli taşınmaz 2/B madde uygulamasına konu edilmediğinden, ... ve Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumetten reddi ve buna göre vekalet ücretine karar verilmesi, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve ... Kasap mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 1978 yılında yapılan kadastro sırasında, ... Köyü 322 ve 323 parsel sayılı 15.500 m2-750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, T. Evvel 1318 tarih 352 sıra numaralı tapu kaydı(80 dönümlük) ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve bağ nitelikleriyle ... Kasap adına tespit ve tescil edilmişlerdir....
Yapı Kooperatifi tarafından Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz davası sonunda mahkemenin 1996/227-108 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın 20. Hukuk Dairesinin 23.09.1998 gün ve 7547-7879 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y....


