WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Tüm bu olgular ve deliller, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde; miras bırakanın mirastan mal kaçırma amacıyla hareket etmediği,davalının bakım ve ilgisinin yarattığı minnet duygusuyla taşınmazını temlik ettiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir....

Davacı, mirasbırakan babasının 48 ve 307 parsel sayılı taşınmazlarını emanetçi kullanmak suretiyle mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu ..... olma erkek torunları davalılara aktardığını; mirasbırakanın başka taşınmazlarıyla ilgili temlikleri hakkında açtığı davaların kabulle sonuçlanıp kararların kesinleştiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ./.....

Şti'deki 600 hissesini satış göstermek suretiyle davalı oğluna devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil ile devredilen şirket hisselerinin de yasal miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, temlikin muvazaalı olmadığını, mirasbırakanın denkleştirme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur Mahkemece, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan Zülküf'ün 1162 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 23 nolu bağımsız bölüm ile 1018 ada 6 parseldeki 108 nolu bağımsız bölümü 08.06.2010 tarihinde, İstiridye Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'deki 600 hissesini ise Karşıya 2. Noterliğinde düzenlenen Ltd....

Davacılar, ortak mirasbırakan dedeleri ...’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla maliki olduğu 1323 ada 61 parsel sayılı taşınmazdaki 1 no’lu depo vasıflı bölüm ile 2 no’lu meskeni davalı torunu ...’ya satış göstererek temlik ettiğini, anneleri ... tarafından anılan temlik için açılan davanın reddedildiğini, ancak temyiz aşamasında anneleri ...’nın muris tarafından mirastan ıskat edilmesi nedeniyle red gerekçesinin değiştirilerek onandığını, dava açma hakkının kendilerine geçtiğini, yapılan temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....

Bozma Kararı Dairenin 14/03/2016 tarihli ve 2014/14913 E., 2016/3046 K. sayılı kararıyla; "…Hâl böyle olunca, mirasbırakanın 50, 274, ve 278 parsel sayılı taşınmazlarını belirli paylarla mirastan mal kaçırmak kastıyla davalılara devrettiği, davalılar ...ve ....in ise 274 ve 278 parsellerdeki paylarını 14/08/1990 tarihinde davalı ...'e temlik ettikleri, ilk akdin tarafı olan davalı ..., işlemin muvazaalı olduğunu bilen kişi konumunda olup, 4721 sayılı TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur. 3....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olayların varlığını ispatla yükümlüdür."...

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. 6.3....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2....

UYAP Entegrasyonu