WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

kargo yoluyla gönderdiği, mal alım satımı esnasında ödemenin çekle yapılacağına dair bir anlaşmanın da bulunmadığı, bu itibarla sanığın önceden doğmuş borç nedeniyle suça konu sahte çeki verdiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi, 4-Nitelikli dolandırıcılık suçunda tayin olunan adli para cezasının, haksız menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi, 5-Gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesinin gösterilmemesi, Bozmayı gerekmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.07.2008 gününde verilen dilekçe ile mirastan çıkarmanın iptali nedeniyle tenkis, birleştirilen dosya davacısı vekili tarafından birleştirilen dosya davalısı aleyhine 13/12/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 08/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl dosya davalıları ... ve ... vekili, asıl ve birleştirilen dosya davalısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Asıl dava, mirastan çıkarmanın iptali nedeniyle tenkis; birleştirilen dava, tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, mirasbırakan ... tarafından düzenlenen .......

DAVA Davacılar, mirasbırakan ...’nın maliki olduğu dava konusu 193 ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 16 no’lu bağımsız bölümü, mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak, gayrı resmi birlikte yaşadığı davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi, davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini, olmadığı taktirde bedele hükmedilmesini, bu da olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir. II....

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ve ödenen 4.070,00TL'nin istirdatı talebidir. Davacı vekili, .......

Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakan tarafından mirasçıları arasında yapılmış bir paylaştırmanın olmadığını, kız çocuklarının mirastan haklarını alamadıklarını, bölgede genel olarak kız çocuklarının mirastan mahrum bırakıldıklarını, miras taksim işleminin tüm mirasçılar arasında yapılmasının zorunlu olduğunu, oysa taraflar arasında yapılmış böyle bir anlaşma veya sözleşmenin mevcut olmadığını, mirasbırakan tarafından yapılan paylaştırmadan söz edebilmek için tüm mirasçılarını kapsar hak dengesini gözetir bir paylaştırmanın olması gerektiğini, mirasbırakanın kadastro tespiti sırasında sağ, kesinleşme tarihinde ise ölü, tespit tarihi itibariyle oldukça yaşlı, hasta birisi olduğunu, bu nedenle kadastro tespitine itiraz edemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis, ecrimisil ve vasiyetnameden dönmek suretiyle vasiyetnamenin hükümsüz kaldığının tespiti isteklerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan anneanneleri ...'ün ... 7. Noterliğinin 19/08/2010 tarihli vasiyetnamesi ile maliki olduğu 81 ada 62 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü kızı olan davalıya vasiyet ettiğini, ancak mirasbırakanın daha sonra davalının baskısı ile çekişmeli taşınmazı dava dışı ...'ye, adı geçenin de davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, vasiyetnamenin de konusuz kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini, şimdilik 3.000,00TL ecrimisilin davalıdan tahsilini ve vasiyetnameden dönmek suretiyle vasiyetnamenin hükümsüz kaldığının tespitini istemişlerdir....

Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.06.2009 gün ve 2009/392 Esas, 2009/691 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi; Sanıklara tayin olunan cezaların miktarlarına göre, sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonara gereği düşünüldü: Hükümlerde, sanıklar hakkında TCK.nın 35/2. maddesinin uygulanması sonucu belirlenen 3'er yıl 7'şer ay 6'şar gün hapis cezaları üzerinden TCK.nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezaların 3'er yıl olarak tespiti yerine, 2'şer yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır....

ın terk edilen oto yakınında yakalandığı gerçek yaşının tespiti için adli tıp kurumuna sevk edildiği, H.Z – 2008/20313 sayılı soruşturma sonucunda ... hakkında dava açılıp açılmadığı konusunda bilgi ve belge bulunmadığı gibi ifadesinin de mevcut olmadığı, görgü tanığı ....eşkal bildirimi üzerine Emniyette yapılan 21.09.2008 günlü fotoğraf teşhisinde kimlikleri tespit edilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında bu davanın açıldığı, tanık ...'in 11.02.2009 tarihli yüz yüze teşhiste sanık ...'ın hırsızlık yapan şahıslar arasında bulunmadığını beyan ettiği ancak, olayın tek görgü tanığı olmasına rağmen kovuşturma aşamasında ifadesinde başvurulmadığı dosya içerisinde olay yerine ilişkin görgü tespit tutanağının da bulunmadığının da anlaşılması, sanıkların ise tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savunmaları karşısında; Olayın tek görgü tanığı ....'...

bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Polis Merkezi Amirliği görevlilerince ... 2 No'lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumundan Askeri Mahkemeye çıkarmak üzere teslim alındığı ve doktor raporuna götürüldüğü esnada firar ettiğinin tespiti üzerine, hastanede tedavi altına alınan sanığın gözaltında tutulduğu sırada 30.11.2012 günü kaçtığının anlaşılması karşısında, sanığın 02.12.2011 tarihindeki firar eylemi nedeniyle hakkında kamu davası açılıp açılmadığı da tespit edilip, 30.11.2012 tarihindeki kaçmasının tutuklu veya cezası infaz edilmekte olduğu sırada olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile mevcut haliyle unsurları oluşmayan suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre; a)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “30.11.2012” yerine “01.12.2012” olarak yazılması, b)Aynı dosyada sanık olarak yargılanan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen mahalle bekçisi...

UYAP Entegrasyonu