WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Davacı, mirasbırakan babası ...’ın zilyedi olduğu 118 ada 4 ve 119 ada 93 parsel sayılı taşınmazları kadastro tespiti sırasında davalı ikinci eşi ... adına tespit ve tescil ettirdiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, yargılama sırasında taşınmazları devralan ... ve ... davaya dahil edilmişlerdir. Davalılar, mirasbırakanın dava konusu taşınmazları 2001 yılında taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile ...’e sattığını, kadastro tespiti sırasında taşınmazların hataen davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların gerçek maliki olduğu için ...’e devredildiğini, ... tarafından da 145.000 TL bedelle ...’e ve ...’a aktarıldığını, son kayıt malikleri ... ve ...’ın iyi niyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....

Dosya kapsamında yapılan incelemede her ne kadar mahkemelerce karşılıklı yetkisizlik kararı verilmişse de murisin vefat etmeden önceki son yerleşim yeri adresinin tespiti için kolluk araştırmasının yapılmadığı anlaşılmakla murisin vefat etmeden önceki son yerleşim yeri adresinin tespiti amacıyla ilgili kolluk biriminden araştırma yaptırılarak alınacak cevap yazısı konulduktan sonra gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır....

Somut olayda, yukarıda değinilen olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; muris ...r'ın, davalı oğulları ... ve ... lehine 1959, 1961 ve 1964 yıllarında yaptığı temliklerde mirastan mal kaçırma ya da saklı payı zedeleme kastıyla hareket ettiği konusunda yeterli delil bulunmadığı; kaldı ki, davaya konu 1215 sayılı parselle birlikte aynı ana parselden ifrazen oluşan ve ... adına tescil edilen 1216 sayılı parsel hakkındaki ... 3....

Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için; Mahkemece öncelikle tespite esas tapu kayıtları eksiksiz olarak tüm intikalleri ile birlikte getirtilerek dosyasına konulmalı, tapu kayıtlarının herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilip, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yeniden yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılarak, keşif sırasında tapu kayıtları okunup, tapu kayıtlarının sınırları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, yine müdahil ...’ın dayanak mirastan feragat sözleşmesi kapsamı aynı yöntemle belirlenmeli...

ilişkin ... kayıtlarının getirtilerek, bu hattın kim tarafından kullanıldığının tespiti, sanık ...'...

yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp keşifte tanık olarak beyanları alınmalıdır....

Mahkemece, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “ tüm mirasçılar adına tescil isteğinde bulunulmuştur. ... mirasbırakanın, dava dışı mirasçısının bulunduğu gözetilerek, davada yer almayan mirasçının olurunun alınması ya da terekeye TMK.'nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak tereke temsilcisi huzuruyla görülen davada, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....

Hukuk Dairesinin 18.5.2004 gün ve 2004/1642-4437 sayılı ilamı ile, (...Dava sonucu itibarîyle; davacıya, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden eşi üzerinden aynı Kurumca ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davada uyuşmazlık konusu olan husus ise; 506 sayılı Kanuna tâbi pasif sigortalı nikâhlı eşini kasden öldüren davacıya, aynı Kanun kapsamında eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı, bir başka anlatımla murisi sigortalıyı kasden öldüren davacının bu nedenle mirastan yoksun bırakılmasının; Sosyal Sigortalar Kanununda düzenlenen sosyal sigorta hakları kapsamında, ölüm sigortasından eş olarak hak sahipliği sıfatını kazanmasında önleyici nitelik taşıyıp taşımadığı konusundadır. Bu yönde; öncelikle, 506 sayılı Kanundaki sosyal sigorta haklarından bu bağlamda ölüm sigortası yardımlarından olan ölüm aylığından yararlanmada “mirasçı” değil “hak sahibi” sıfatı önem taşımaktadır....

Ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2-5237 sayılı TCK da cezaların içtimasının kabul edilmediği, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu, koşullu salıverilmenin tespiti yönünden infaz aşamasında toplama kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden cezaların içtimaına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53...

UYAP Entegrasyonu