WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İlçesinde bulunan 1278 parsel sayılı taşınmazı 19/11/1987 tarihinde davalı oğluna muvazaalı olarak ve satış gösterilmek suretiyle temlik ettiğini, davalının da taşınmazı 28/11/2006 tarihinde kendisine ait diğer davalı şirkete ayni sermaye göstermek suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanca yapılan temlikin gizli bağış olup, davalı şirketin de durumu bilerek muvazaalı şekilde taşınmazı edindiğini ileri sürerek davalı şirket adına kayıtılı çekişme konusu 1278 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanın terekesine iadesine karar verilmesini istemiş, 31/03/2016 tarihli dilekçesi ile, dava tarihinden önce çekişme konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında verilen tescil kararının kesin olduğu halde tapu kaydında halen kayıt maliki olarak davalı şirketin göründüğünü belirterek HMK 125. maddesi uyarınca davanın tazminata dönüştürülmesini, aksi halde HMK 180. maddesine göre davayı tamamen ıslah ettiğini ve süresi içerisinde yeni dava dilekçesini sunacağını beyan...

Davacılar, ortak mirasbırakan...........’ın kayden malik olduğu 286 ada 1 parsel sayılı taşınmazını davalı kızlarına satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapunun iptalini ve miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir....

Davacılar, ortak mirasbırakanları ...’un, 31 ve 844 parsel sayılı taşınmazlarını ikinci eşi olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapuların iptal ile miras payları oranında adlarına tescil istemişlerdir. Davalı, çekişme konusu 31 parsel sayılı taşınmazı mirasbırakanın sağlığında evlenmeden önce, 844 parsel sayılı taşınmazı ise dava tarihinden 7 yıl önce bedeli ile sattığını, mirastan mal kaçırmanın söz konusu olmadığını, önceki eşinden ve ailesinden kazanımları ve ziynet eşyalarının bulunduğunu, alım gücünün olduğunu, mirasbırakanın davacı çocuklarına da taşınmaz verdiğini, denkleştirme amacı güttüğünü, muvazaalı satışın sözkonusu olmadığını, aşamadaki beyanlarında 31 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından nişan hediyesi olarak verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir....

Davacılar; mirasbırakanları ...’in maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını kızı olan davalıya mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, mirasbırakanları ...’in sağlığında tüm mirasçılarına mal temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasbırakan tarafından geçerli bir paylaştırma yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Getirtilen kayıt ve belgelerden; mirasbırakan Kemal İlhan’ın 01.03.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacılar eşi ..., kızları ... ... ......

.; birleştirilen davada ise yine murisin 27.12.2004 tarihinde 732 parsel sayılı taşınmazını davalı kızı ..., ... da 19.10.2006 tarihinde davalı ... satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, murisin akciğer hastası olup tedavi masrafları yüzünden taşınmazlarını sattığını, murisin bu amaçla dava dışı .... ... isimli kişiye de taşınmaz sattığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı ...'ın 3. kişi konumunda olup, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlandığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleştirilen davaya konu taşınmazın davalılara temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir....

Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, HMK' nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca davacının iddiasını ispat edemediği mirasbırakanın davalıya yaptığı temlikin muvazaalı ve mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiasının kanıtlanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

ye bağış suretiyle temlik ettiğini, 5629 parselin davalı ... tarafından dava dışı 3. kişiye devredildiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu 1484, 2846, 3060 ve 2283 parsel sayılı taşınmazlar yönünden miras payı oranında tapu iptal-tescil, olmazsa tenkis, 3. kişiye devredilen 5629 nolu parsel yönünden ise taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile miras payına karşılık şimdilik 8.000,00 TL’nin yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ..., temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

nın taşınmazdaki 1/2 payını vekil kıldığı gelini Senem vasıtasıyla davalı oğluna temlik ettiğini; vekaletname tarihinde mirasbırakanın hukuki ehliyeti bulunmadığını, ayrıca temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı, satın alma ve paylaştırma savunmalarında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, mirasbırakanın hukuki ehliyetinin yerinde olduğu, ancak temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de, mirasbırakan ...'ün vekaletname ve akit tarihleri itibariyle hukuki ehliyeti haiz olduğu ... Kurumu raporuyla saptandığına göre, uyuşmazlığın muris muvazaasına dayalı istek yönünden çözümlenmesi gerekeceği açıktır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın ifraz öncesi geldiği ana taşınmazda (16 parsel) mirasbırakan ...'...

Davacı, murisi olan annesi Nevriye'nin davaya konu 340 ada 59 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kızına satış yoluyla temlik ettiğini, davalının da daha sonra taşınmazı üçüncü kişi konumundaki dava dışı inşaat şirketine sattığını ileri sürerek, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden miras payına isabet eden bedelin tahsilini istemiştir. Davalı, temlikin bedelsiz yapıldığını ancak muris annesinin amacının mirastan mal kaçırmak değil mirası paylaştırmak olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tarafların gerek muris babalarından ve gerekse muris annelerinden edindikleri taşınmazlar dikkate alındığında mirasta paylaştırmanın söz konusu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

ın keşidecisi olduğu 40.000,00 TL'lik bonoya dayalı 40.067,45 TL miktarlı icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. İcra takibi muris ...'ın mirasçıları aleyhine yapılmıştır. Murisin ölüm tarihine göre terekesi iştirak halinde olduğundan davanın tüm mirasçılar tarafından elbirliğiyle açılması ya da davacının açtığı bu davaya diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması veya terekeye temsilci tayin ettirilerek tereke temsilcisi vasıtasıyla davanın yürütülmesi gerekmektedir. Bu yön dava şartı olup öncelikle ve re'sen gözetilmelidir. Dava şartı yerine getirildikten sonra da dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde belirtildiği gibi dava değeri olan 40.067,45 TL üzerinden eksik peşin harç tamamlatılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Zira eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam edilemeyeceği 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğidir....

UYAP Entegrasyonu