"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1-) 213 sayılı Yasa'nın 139. maddesine göre vergi incelemesinin işyerinde yapılması gerektiği, 14.06.2012 tarihli vergi inceleme tutanağında mükellef kurumun 30.09.2010 tarihinde resen terkin ettirildiğinden işyerinin inceleme yapmaya uygun olmaması sebebiyle işyerinde inceleme yapılmadığının belirtilmiş olmasına rağmen; dosya içerisinde işyerinin hangi sebeple resen terkin ettirildiğine ve sanıkların işyerlerinin tebliğ tarihinde faal olup olmadığının tespitine yönelik bir tutanak bulunmadığı gözönünde bulundurularak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanıkların inceleme için işyerlerinin müsait olup olmadığı konusunda bir tespitin olup olmadığı araştırılarak söz konusu tespit tutanağının dosyaya eklenmesi aksi takdirde, yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmadığından sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek Hüküm : TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddesi delaletiyleTCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 220/6, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın süresi itibariyle koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, 1-Olay tarihinde sadece gezmek için bulunduğu il merkezinden evine gitmek üzereyken polisin müdahalesi üzerine dağılan grup arasında kaldığını ve gösteriye katılmadığını beyan eden sanığı yakalayan polis memurlarının da sanığın gösteriye katılan kişilerden olduğu yönünde açık bir beyanının olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın polisin ihtarına rağmen dağılmayan kişilerden olup olmadığının tespiti için müdahale öncesinde dağılmayan gruba yönelik görüntü kaydı olup olmadığı, müdahaleyi gerçekleştiren polisler...
” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup,o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ... ile ... müdafii ,sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ...'...
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olaya gelince;miras bırakanın taşınmazını satması için geçerli sebebinin olduğu,nitekim,murisin nafaka ve kredi borçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan,çekişmeli taşınmazın satış tarihine yakın tarihlerde muris ...'...
Davacı temliklerin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasını TMK'nun 6. ve HMK'nun 190. maddeleri uyarınca ispatlayamamıştır. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir....
Davacı, mirasbırakanları ...’nın adına kayıtlı 339 ada 10 parsel sayılı taşınmazını satış göstermek suretiyle davalı ...’e devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin murisin ölüm tarihinden bu yana işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Davacı, mirasbırakanları ...’nin adına kayıtlı... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu bağımsız bölümünün intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 02/11/2011 tarihinde satış göstermek suretiyle ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında tescilini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazın muris tarafından düğün hediyesi olarak verildiğini, ayrıca muris adına kayıtlı iki parça daha taşınmazı olduğunu, murisin mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlik işleminin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....


