WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir." hükmü, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 27621 sayılı, 24.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5995 sayılı Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrasının değiştirildiği, buna göre "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur....

Sayılı dosyasının denetime olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı suretinin dosya içerisine alınıp incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmesi gerektiği de gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi, 2-Kabule göre de, a-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasında (a,b,d,e) ve c bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun ise, koşullu salıverilmesine kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, b-5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın katılanın şirketinde şoför olarak çalıştığı, teslim etmesi gereken 23.920 kg mısırı teslim etmeyip, kamyonu da üzerinde anahtarı bırakarak terk ettiği, yapılan tespitte kamyonun deposundaki 1.500 TL değerindeki mazotun ve araçta bulunan 700 TL değerindeki yedek lastiğin olmadığının tespit edildiği, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; tanık ...'...

Davacılar, mirasbırakan babaları ...’nin maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazını 1997 yılında ikinci eşi olan davalı ...’e, ...’in de 2010 yılında torunu olan diğer davalı ...’a satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, emekli olan mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını, davalı ...’ın halen öğrenci olduğunu, alım gücü bulunmadığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir....

soktuğu evin yenilenmesi amacı taşıdığı, eve yapılan katkının ... ada ... sayılı parselin davacının eşine verilmesinin karşılığı anlamına gelmeyeceği bir bütün halinde değerlendirildiğinde mirasbırakanın yaptığı temlik ile mirastan mal kaçırma amacı taşımadığı anlaşılmıştır....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olaya gelince; davacılar, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olduğuna göre, bu iddiasını ispat etmekle mükelleftirler....

ın .. parsel sayılı taşınmazlarıdaki 2/8 payını satış göstermek suretiyle davalı kızına devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil istekli eldeki davayı açmışlardır Davalı, iddiaların doğru olmadığını belirterek denkleştirme savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mirasbırakan H.'in .. parsel sayılı taşınmazlardaki 2/8 payını 21.05.2002 tarihinde satış suretiyle davalı kızına devrettiği, mirasbırakanın 23.02.2011 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı eşi Dudu ile müşterek çocukları davacı Ayşe, Ahmet, Şefik ve dava dışı Şaban ile murisin birlikte yaşadığı T.'den olan müşterek çocukları davalı Sevim ve dava dışı Türkan, Mustafa, Sıddıka ve Ahmet Rahmi'nin kaldıkları, kayden sabittir....

Davacı, mirasbırakan ...’ın ... parsel (yenileme ile ... ada ... parsel) sayılı taşınmazını dava dışı kızı ...’ya, ondan davalı kardeşi ...’e, ondan da diğer davalı ...’ya satış suretiyle devredildiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, temlikin bedeli karşılığında yapıldığını, muvazaanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir....

UYAP Entegrasyonu