WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

in adına kayıtlı 5290 ada 3 parsel sayılı taşınmazını 18.03.1999 tarihinde satış göstermek suretiyle üçüncü evliliğini yaptığı davalı eşine devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, daha sonra dava konusu taşınmazın davalı tarafından 06.05.2015 tarihinde 78.000 TL bedelle dava dışı...'a satıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile payları oranındaki alacaklarının, hakkın doğum tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazın evlilik hediyesi (mehir) olarak muris tarafından kendisine devredildiğini, daha sonra yine murisin, kendisine “sana verdiğim yeri sat sana uygun daire alalım” demesi üzerine çekişme konusu taşınmazı dava dışı ...'...

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan babaları ...’un 257 ada 16 parseldeki 4 nolu bağımsız bölümü davalı eşi ... ve davalı kızı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, ancak asıl amacının bağış olduğunu, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir....

Ancak; 1-Mağdurların aşamalardaki beyanlarında; kök muristen kalan mirastan sanığın payına düşen kısmı için ödemede bulundukları halde, sanık ...’in 04.06.2015 tarihinde gece saat 23:00 sularında telefonla arayıp, öldürmekle tehdit ederek ‘6000 TL param sabaha hazır olsun’ dediği, 06.06.2015 tarihinde saat 20.10 sularında tekrar telefonla arayıp ‘Babamdan 20.000 TL kaldı, benim hakkım’ diyerek ölümle tehdidini yinelediği, 10.06.2015 tarihinde saat 21.00 sularında, aynı şekilde tekrar telefonla arayıp ‘20.000 hazırlayın, hazırlamazsanız öldürürüm’ şeklinde tehditte bulunduğu; sanık ...’in ise babasının ölümü nedeniyle miras olarak kalan ve hak sahibi olduğu malın satılıp, payına düşenin kendisine teslim edilmediğini sadece bunu talep ettiğini ileri sürmesi dikkate alındığında, tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada; taraflara miras olarak düşen malın ne olduğu, satılıp satılmadığı, satıldı ise hangi tarihte işlemin ne şekilde yapıldığı, anılan malın satım tarihindeki bedeline göre sanığın...

un miras yoluyla intikal eden çekişme konusu taşınmazlarını, noterde yapılan gayrımenkul zilyetliğin devri sözleşmeleri ile mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı çocukları ..., Şayeste ve ...'...

Sözleşmedeki bu hükmün mirastan feragat niteliğinde olup olmadığı ve sağ kalan eşin bu sebeple mirasçılık sıfatını kaybedip etmeyeceği hususu, diğer bir ifade ile bu sözleşme gereğince davalının mirasçılık sıfatının bulunmadığının tespiti yönündeki istek, Türk Medeni Kanununun 528. maddesine dayanmakta olup, Aile Mahkemesinin görevi dışındadır (4787 s.K.md. 4/1). Öyleyse 23.07.1998 tarihli sözleşmeye dayanan tespit isteği yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum....

Bir kısım davalılar, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, satışların gerçek olduğunu, öte yandan 377 nolu parselin kadastro tespiti sırasında komisyon kararı ile ... adına tescil edildiğini, Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ... ise, davayı kabul etmiştir. Mahkemece, tapu iptal ve tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılması gerektiği, davalılar ..., ... ve ...'ın dava konusu taşınmazlarda malik olmadıkları gerekçesi ile bu davalılar yönünden dava şartı yokluğu sebebi ile usulden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise taşınmazların temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar ... ile ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü....

İlk derece mahkemesince; davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; davacılar ...ve ...yönünden ise kadastro tespiti sırasında bağış yoluyla davalı ... adına tescil edilen çekişme konusu 16 parça taşınmaz ile dava dışı 3. kişiden satış yoluyla edinilen ve davalı ... adına kayıtlı olan çekişme konusu 121 ada 12 parsel sayılı taşınmaz bakımından 01.04.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme kararının uygulama yeri bulunmadığı; tenkis isteği yönünden ise 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; anılan kararın davacılar ...ve ...tarafından istinafı üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar ... ve ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....

nın 25 parsel sayılı taşınmazını eşi Hanife'ye temlik ettiğini, Hanife'nin de mirasbırakanın ölümünden kısa bir süre sonra taşınmazı davalı oğullarına temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapunun iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalılar, mirasbırakanın diğer çocuklarına tapulu ve tapusuz taşınmazlar bıraktığını, Hanife'nin taşınmazı sattıktan sonra hacca gittiğini ve satıştan 17 yıl sonra öldüğünü, davacıların annesi Hatice'nin bu durumu bildiği için herhangi bir talepte bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....

Davalı alacaklının reddi mirastan haberdar olduğuna, bilerek ve isteyerek takibe giriştiğine dair herhangi bir veri olmadığından davacıların kötü niyet tazminatının isteminin reddine ve davalı banka dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalının yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre davacıların Antalya ... İcra Müdürlüğünün ......

Noterliğinin 26/11.2002 tarihli mirastan çıkarma sözleşmesinin iptaline; birleştirilen Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan sözleşmenin sahteliğinin tespiti davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir. Hüküm, asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b. maddesinde, “Avukat aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, işi red etmesi gerektiği” hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde düzenlenen husus kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen gözetilir. Somut olaya gelince; asıl dava davacısı ... vekilsiz olarak, 25.07.2013 tarihinde vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. Dosyada bulunan Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/211 Esas ve 2013/245 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davacının murisi ...’nun geri kalan mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... (...), ......

UYAP Entegrasyonu