53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın savunmasında diğer sanık ... ve katılanı tanımadığını ifade etmiş olması, katılanın gerek fotoğraf üzerinden yaptırılan teşhis işlemine ilişkin 21.04.2010 tarihli tutanakta, gerekse aynı tarihli kolluk nezdinde alınan ifadesinde sanık ...’ı teşhis edemediği yönündeki beyanı göz önüne alındığında, gerçeğin kuşkuya yer bırakılmaksızın tespiti bakımından; imkanı varsa canlı teşhis işlemi yapılmak üzere katılan ve sanık ...’ın usulüne uygun olarak yüzleştirilmesi, imkan yoksa sanığın muhtelif cephelerden...
ın atılı suçu gece vakti işlediklerine dair beyanı karşısında, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde suçun işlenme saat ve vaktinin tespiti için suça sürüklenen çocuk ...'...
asgari hadden uzaklaşıldığı halde, TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması sırasında azami oranda indirim yapılarak çelişkiye düşülmesi, 4-Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinin uygulanmaması, 5-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazına kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcı, sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
ın savunmalarında sanık ... tarafından kendilerine gönderildiğini iddia ettikleri mesajların içerikleri tespit edilmeden kararın verilmesi karşısında: maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu çekte 1 ve 2. sırada ciroları bulunan ... ve ... ile sanığın savunmasında ismi geçen ... araştırılıp beyanlarının alınması, ... ile ...'ın savunmalarında sanık ... tarafından kendilerine gönderildiğini iddia ettikleri mesajların içeriklerinin tespit edilmesi, sanık ..., beraat eden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile ..., ... ve ...'...
yi dolandıranın ... olabileceği. çünkü; onun yüzünde yara izi olduğu şeklindeki savunmaları yapılan teşhis işleminde şüphe oluşması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle, Savcılık marifetiyle ...’ın ya da fotoğrafının temin edilerek katılanlara teşhis işlemi yaptırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi, b) Kabule göre de; Sanık hakkında hapis cezasına ek adli para cezası tespit edilirken uygulama maddesinde TCK’nın 52. maddesi yanında hatalı olarak TCK'nın 50/1-a maddesinin gösterilmesi, TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının maddi desteğine karşılık mirasbırakanın çekişme konusu payı davalıya devrettiği, mirastan mal kaçırma iradesiyle hareket etmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2.İstinaf Nedenleri 2.1....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/124 Esas sayılı dosyasında 14.03.2016 tarihinde muris muvazaası ile tapu iptal tescil davası açıldığını, belirtilen davaya müvekkilleri tarafından 25.04.2016 tarihli cevap dilekçesi sunulduğunu, cevap dilekçesinde vasiyetnameden ve davacıların mirastan ıskat edildiğinden bahsettiklerini, cevap dilekçesi ekine vasiyetnamenin bir suretini eklediklerini, davacıların vasiyetnameyi ve mirastan ıskatı cevap dilekçelerinin tarihi itibari ile öğrendiklerini dolayısıyla 25.04.2016 tarihi itibari ile vasiyetnamenin ve mirastan ıskatın iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süresinin başladığını, öte yandan vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında İzmir 12....
yaşlı ve yalnız bir kadın olup bakıma muhtaç olduğunu, mirasbırakana kendisinin ve babası Nazif’in baktığını, mirasbırakanın terekesine göre 3. kişi konumunda olup, kendisi lehine mal kaçırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; aşamalarda, mirasbırakanın minnet duygusuyla devirleri yaptığını, mirastan mal kaçırma iradesi olmadığını beyan etmiştir....
Sanığa verilen adli para cezası taksitlendirilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi, b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yoksunluğun tümü için koşullu salıverilmeye kadar sürmesine karar verilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. E. Giresun 1....
nun, aralarının açık olması sebebi ile 232 parsel sayılı taşınmazı ile 30 ada 19 parsel sayılı taşınmazını 25.11.2008 tarihinde davalı oğluna satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, anılan taşınmazların kendi katkıları ile satın alındığını, murisin ayrı bir davaya konu yapılan traktörünü de davalıya aktardığını ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir....


