İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma konu makinenin ayıplı olması nedeniyle iadesi ve bedelinin tahsili, ayrıca mahrum kalınan kâra ilişkin tazminat taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari satımın olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir....
Blokların dekorasyon işlerinin yapılması için gerekli makina ve teçhizat davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etmesi nedeniyle inşaat sahasına girilememesi ve üretilen malzemenin münhasıran bu iş için üretildiği ve bir başka yerde kullanılmasının da mümkün olmaması üzerine İşbu Malzemelerin bedelinin istenmesi gerektiği, sunulan hak ediş raporlarından da anlaşılacağı üzere hak ediş tutarının %3 nakit teminat bedeli kesintilerinin normalde iş bitiminde peşin olarak iade edilmesi gerektiği ancak, davalı tarafından teminat bedeli olarak kesilen tutarların sözleşmenin haksız fesih edildiğinden işbu teminat kesintilerinin de iadesi gerektiği, sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle uğranılan menfi zararın sözleşme bedelinin % 10- %15 daloyında Kar kaybının da davalı tarafından ödenmesi gerektiği, Sözleşme Bedeli 14.310.584.16 TL olup, 6.205.209.03 TL Fesih öncesi hak ediş bedeli olup, sözleşme fesih edilmemiş olsa idi, Kalan İş bedeli 8.105.375.13 TL’nın %10-15’nin kar...
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/217 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespitte belirlenen işlerin bedelinin de düşük gösterildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ve ayıplı işler bedelinin, sözleşmede davacılara ait olacağı taahhüt edilen daire ile tapu kaydına göre devri yapılan daire arasındaki değer farkının ve dairenin hala teslim edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan kira tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemişlerdir. Birleşen dosyada davacı ..., yargılama esnasında aldırılan bilirkişi raporundaki meblağ dikkate alınarak bakiye tutarın tahsili için davalı-karşı davacılar tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiş, asıl davanın ise reddini dilemiştir. Mahkemece, davacılar ... ve ...'...
DELİLLER 1-Poliçe, hasar dosyası, 2-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezin Tramer Kayıtları 3-Tanık 4-Bilirkişi raporu 5-Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKÇE Dava, taraflar arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle mahrum kalınan kar ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Görevsizlik; ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı uyarında dosya mahkememize tevzi edilmekle 2019/212 Esasını almıştır. Araç hasar bedelinden, zarara sebebiyet veren aracın maliki-işleten sıfatıyla, araç sürücüsü-haksız fiil faili olarak, sigorta şirketi-trafik sigortası poliçesi nedeniyle, müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca davacı tarafça, hasar bedeli alacağı sorumluların tamamından talep edebilecektir. Haksız eylemlerde zarar sorumluları, gerçek zarardan sorumlu olurlar....
Mahkemece, dairemiz 2015/1968 e., 2015/4374 k. sayılı ve 14.09.2019 günlü bozma ilamına uyulmakla yapılan inceleme neticesinde teminat mektupları ve haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kâr sebebiyle açılan davaların ayrı ayrı reddine, imalat bedeli yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 453.118,87 TL'nin 29.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir....
Öte yandan, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerini 01.07.2010 başlangıç tarihli sözleşme ile kiralandığını, işyerinin işletmeye uygun bir halde teslim edilmemesi nedeniyle işyerine yönelik bir çok faydalı masraf yapıldığını, ancak davalı kiralayanın iskan ruhsatı almaması nedeniyle belediye tarafından işyerinin mühürlendiğini, işyerini açamadığı halde davalının kira alacağına yönelik yaptığı icra takibi nedeniyle kiralananın 24.04.2012 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan faydalı ve zorunlu masraflar nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, kira sözleşmesinde yapılan masrafların istenemeyeceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen yapılan masrafların bedelsiz olarak kiralayana terk edilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yarıca tahliyenin haksız olduğunu belirterek, 213.024,41 TL faydalı masraf alacağı ile 10.000 TL mahrum kalınan kar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....
Ecrimisil ise gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarıyla haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
un kullandığı, diğer davalı ... firmasına ait, davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı kamyonun arkadan çarpması neticesinde meydana gelen kazada, davacının aracından mahrum kaldığı bedel ile değer kaybı tazminatı istemine yönelik davada, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı ...'un KTK 56/1-c maddesini ihlali nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracının 8 gün boyunca kullanmaktan mahrum kaldığı ve 2.800,00-TL bedeli davalılar ... ile ....Ltd. Şti'nden talep edebileceği, davalı sigorta şirketinin teminat limitinin 43.000,00-TL olduğu yapılan ödemenin mahsubu ile davacının 4.280,77-TL bakiye değer kaybı tazminatı talep edebileceği anlaşılmakla Davanın Kabulü ile, 2.800,00-TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ....Ltd....
yaprağından banka sorumluluğunun 1.200,00 TL olup, depo edilmesi gereken bedelin 12.000,00 TL olduğu, davalı kefillerin imzalamış oldukları nakdi ve gayri nakdi sözleşmede çek bedellerini depo edeceklerine ilişkin herhangi bir kefalete yönelik taahhütler bulunmadığından söz konusu 12.000,00 TL çek bedelinin davalı şirket tarafından davacı bankaca açılacak -- hesaba depo edilmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin -------anlaşılmıştır....


