Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
, ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/3 d.iş sayılı dosyası ile zararın tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle değişik iş dosyası ile tespit edilen 320.625,00-TL zararın ve şimdilik 375,00-TL mahrum kalınan ürün bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davalı tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yüklenicinin uğradığı kar mahrumiyeti 107.250,00 TL olduğunu kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 28.11.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmei davalı iş sahibi tarafından herhangi bir sebep gösterilmeden fesih edilmiştir. Dava dosyasına sunulan savunma ve bayanlar dikkate alındığında, davalı iş sahibi haksız fesih eylemi gerçekleştirmiş olduğu kabulü gerekmektedir. Davacı tarafından haksız fesih sebebiyle uğranılan kar mahrumiyet bedelinin tahsili talep edilmiş olup, davacı tarafından talebine ilişkin beyan ve delillerini sunduğu gibi, dava konusu iş sebebiyle kaçırdığı iş ilgili beyanlarda bulunmuştur. Mahkemece mahrum kalınan kar bedelinin hesaplanması için farklı heyetlerden bilirkişi raporu almıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; ".......
Yine bahsi geçen İçtihadı Birleştirme Kararında; başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmış olan kötüniyetli kimsenin o gayrimenkulü elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereleri tazminle mükellef olduğu, bir zarara uğramamış malik veya zilyede ecrimisil adı veya başka bir ad altında herhangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığı sonucuna varılmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 27....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirilmesi bedelinin tahsisli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa ... olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 ... Mera Kanunu m.3,4). 2. Kural olarak, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma ... köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma ... olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız el atmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet ... sahibi olan Hazine ise, haksız el atmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 ......
Dava, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile mahrum kalınan kazanç kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacıya ait ...kazıcı makinanın, 16.07.2011-16.11.2011 tarihleri arasında 4 ay boyunca aylık 6.500 TL. Karşılığında çalışması için tarafların anlaştıklarını, davacının 14.09.2011 tarihinde işine haksız olarak son verildiğini, toplam 14.751 TL nin ödendiğini, kalan 11.249 TL araç kira bedelinin ödenmediğini, davalı ile 4 aylık sözleşme imzalandığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mağdur olduğunu, belirterek, 11.249 TL kalan araç kiralama bedelinin 16.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, acentelik ilişkisinin süresinden önce son bulması nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı ve mahrum kalınan kar bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davada haksız işgal nedeniyle elde edilemeyen ürün kaybı (gelir kaybı) zararının da tahsili istenmiştir. Davada dayanılan kira sözleşmesi 05.10.2009 başlangıç tarihini taşımaktadır. Dava ise, 09.11.2009 tarihinde açılmıştır. Taşınmazın kira sözleşmesine rağmen, sürekli olarak davalılar elinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Nitekim davacı, taşınmazda ürün elde etmek amacıyla sarfettiği tohum, gübre ve sürüm bedelini de dava konusu yapmış, mahkemece bu istek de hüküm altına alınmıştır. Davacı, bu işlemleri tamamladığına ve taşınmazı davalıların elatmaları sürdüğünden kullanamadığına göre, 2009 yılı hasat mevsimi ürün kaybı zararını talep edebilir. Bu istemde bulunabilmesi için, ayrıca hasat mevsimini geçirmiş olması gerekmez....
BK 44 maddesi (TBK 52.madde) koşulları oluşmadığı halde mahkemece bu yöndeki yetersiz bilirkişi raporu esas alınıp tespit edilen brüt mahrum kalınan kardan indirim yapılması ve mahkemece sözleşmenin haksız feshedildiği ve sahte sigaraların davalıdan fatura ile satın alındığı kabul edildiği halde davacının bedelini ödemek zorunda kaldığı ve el konulan sahte sigaralara ilişkin bedelin tazminine karar verilmemesi yerinde değildir. Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının mahrum kaldığı karın tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir....


