Olayımızda, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde öncelikle kiracının aynı şartlarla bir işyeri kiralaması için gereken makul süre tespit edilip bu süre içindeki kiracı kârının ne olabileceği tespit edilip mahrum kalınan kârın belirlenmesi ve daha sonra Borçlar Kanununun 106. ve 108. maddeleri hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanun'unun 325. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması ve Hâkim tarafından belirlenen bu mahrum kalınan kâr üzerinden davacı kiracının bu yeri işletememesi nedeniyle uğrayabileceği risklerden uzak kalması nedeniyle hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Aynı şekilde, masrafları talep bakımından da kötü niyetli haksız zilyet, iyi niyetli haksız zilyede göre daha elverişsiz bir konumda bulunmaktadır (TMK. mad. 994, 995). Ecrimisil gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır....
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı ........ Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
Uzun yıllar bu işi yapan davacının bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu bilmesi gereken konumda olduğu, bu usulsüzlüğün taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde güveni zedeleyici davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla yapılan feshin haklı sebeple yapılan bir fesih olduğunun değerlendirildiği, bu durumda davacının sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle mahrum kalınan kar talep etme hakkının olmayacağı anlaşıldığından davanın reddi yoluna gidilmiştir....
Dava, davacı kiracı tarafından açılan davalı kiraya verenin kiralanan yeri teslim etmemesinden kaynaklanan yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili, ödenen 3 aylık kira bedeli ile kesin teminatın iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının, ilk üç aylık kira bedeli 27.249,80 TL, teminat bedeli 6.060,00 TL olmak üzere toplam 33.309,80 TL tutarındaki talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, Mahrum kalınan kâra yönelik talebin, ıslah talebi de dikkate alınarak kabulüne, 60.126,00 TL mahrum kalınan kâr karşılığı tazminatın, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Devlet yolu inşaatında kullanılacak dolgu malzemesi ihtiyacını karşılamak amacı ile müvekkillerinin de hissedarı oldukları ilçesi ... köyünde bulunan taşınmazlarının üç yıl süre ile geçici işgal edilmesinde kamu yararı olduğuna dair karar verildiğini, davalı idarenin bu karara dayanarak taşınmaz üzerinde taş çıkarma faaliyetinde bulunduğunu, faaliyet sırasında taşınmazın eğimli fındık bahçesi ve tarım arazisi vasfını yitirdiğini iddia ederek, taşınmazın eski haline getirilmesi için gerekli gider ile bu süre zarfında fındık elde edilemeyecek olması nedeniyle mahrum kalınan kazancın tahsili için diğer hissedarlar tarafından tazminat davası açıldığını, yargılama sonucunda dava açan hissedarlara tazminatın ödendiğini, ancak iade edilen 6.064,45 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece Bozmaya uyularak verilen karar Bozmaya uyan mahkemece; usuli kazanılmış hak ilkesi gereği faydalı ve zaruri masraflara ilişkin olarak hükmedilen 30.154,98 TL bedelin bozma konusu yapılmaması nedeniyle aynı şekilde hüküm alına alınması gerektiği, bozma ilamında açıklanan hesaplama yöntemine göre alanında uzman mali müşavir-serbest muhasebeci ve turizm ve otel işletmeciliği bilirkişilerinden oluşan heyetçe tablo halinde yapılan hesaplama neticesinde 35.568,96 TL kar kaybı belirlendiği, bu bedelden %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak 28.455,16 TL mahrum kalınan kar bedeli takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.154,98 TL faydalı ve zaruri masraf bedeli ile 28.455,16 TL mahrum kalınan kar bedelinin 12.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ A....
Ecrimisil gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Hak sahibi, kötü niyetli zilyetten haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklindeki (olumlu) zararını, kullanmadan doğan (olumlu) zararını ve yoksun kaldığı faydayı (olumsuz) zararını isteyebilir....
Hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....
Demir'den tapusu ileride verilmek üzere 27.12.2007 tarihinde satın aldığını, iyiniyetli olması nedeniyle ecrimisilden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi, haksız olarak alıkoyması nedeniyle kayıt malikine ödemekle yükümlü olduğu en azı kira geliri, en çoğu ise mahrum kalınan gelir kaybı olan bir tür haksız kullanım tazminatıdır. Açıklanan bu tanıma göre, bir taşınmazı haksız olarak kullanan ya da başkasına kullandıran kişinin ecrimisille sorumlu olacağı açıktır. Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'...


