Bilirkişiler---- ortak raporunda; yapılan inceleme sonunda; Davalı satışı ----------- maddeleri hükümleri dikkate alındığında davalının herhangi bir kusurunun tespit edilemediğini, davacı tarafın bağımsız bölüm teslim tutanaklarının iradelerini sakatlamak suretiyle imzalattığı ve Sözleşmenin tek tarafın menfaatini koruduğu dolayısıyla, haksız adaletsiz alıcı haklarını korumaktan çok uzak olan ve bu nedenle haksız kazanç sağladığı hakkındaki davacı iddiaları, hukuki değerlendirme gerektirdiğinden yüce mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin hukuki değerlendirme ve takdiri neticesinde davacı alıcı tarafın haklı görülmesi durumunda davacı alıcının davalı satıcıdan talep edebileceği mahrum kalınan kira bedellerinin ----- ---------- olabileceği, davacı alıcının mahrum kaldığı kira bedellerinden kaynaklı olarak davalı satıcıdan talep edebileceği işlemiş faizin dava tarihi itibariyle ------ olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir....
Bu nedenle, Vergi Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçeye uygun olarak tahsili hukuka aykırı bulunan tutarın, kullanımından mahrum kalınan süre olan, tahsil tarihinden iadesi tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiği yönündeki yargısı belirtildikten sonra çelişkiye düşülerek, iadesine karar verilen gelir vergisi kesintisinin, davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi yönünde kurulan hükümde hukuki isabet görülmediğinden, Vergi Mahkemesinin, kesintinin yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süreye ilişkin faiz istemi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesinin değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ......
Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde, eldeki dava daha önceden Yargıtay denetiminden geçtiğinden HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi gereğince istinaf yoluna tabi olmadığı ve kararı temyiz ettikleri halde istinaf mahkemesince incelenerek başvurumuzun esastan reddine karar verildiğini, daha önceki açılan davada dava tarihinden sonra doğmuş kazanç kaybını ıslah dilekçesi ile talep ettiklerinden ve her dava açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlanması gerektiğinden taleplerinin usuli olarak reddedildiğini, bir talebin usuli olarak reddedilmesinin onun dava yolu ile tekrar talep edilmesine engel olmadığını, müvekkilin uğradığı zararın aracın çalınması anından zararın mahkeme kararı ile giderilmesine kadar devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait otoparka bırakılan aracın çalınması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. 2....
GEREKÇE:Dava, satın alınan aracın ayıplı olması nedenine dayalı onarım bedelinin ve tamir süresinde mahrum kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; aracın üreticisi olan davalı... Şirketi'nin husumetinin bulunup bulunmadığı, bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, sözleşmeye konu aracın ayıplı olup olmadığı, kazanç kaybının ispatlanıp ispatlanmadığı noktalarındadır.Dosya kapsamından dava konusu ... plakalı ...Euro 6 Deluxe marka tip 2016 model aracın 23.03.2016 tarihinde davalı ... ticaret ve Sanayi A.Ş.'den sıfır araç olarak satın alındığı, diğer davalı ......
karşılığı 1.791,60-TL'nin ve manevi zararlar için 20.000,00-ABD Doları karşılığı 35.832,00-TL' nin sözleşmenin haksız feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile söz konusu haksız fesih nedeniyle uğradığı maddi zararlar için şimdilik 1.000,00-ABD Doları karşılığı 1.791,60-TL'nin yoksun kalınan kâr için şimdilik 1.000,00-ABD Doları karşılığı 1.791,60-TL'nin, fesih sebebiyle şirketin ticari itibarının ve markasının tüketiciler nezdinde zedenmiş olması nedeniyle uğradığı manevi zararlar için 80.000,00-ABD Doları karşılığı 143,328,00-TL'nin, müşteri tazminatı (denkleştirme tazminatı) olmak üzere şimdilik 1.000 ABD Doları karşılığı 1.791,60 TL'nin, “ ...” sorumluluğu kapsamında sayılan zararlarının da tazmini için 1.000 ABD Doları karşılığı 1.791,60-TL olmak üzere tüm tutarların sözleşmenin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği...
-K A R A R- Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 15.05.1995 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, inşaat maliyetinin bir kısmının davalı arsa sahibi kooperatif tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını ancak, davalı ödemeleri zamanında yapmadığından işin kararlaştırılan sürede bitirilemediğini, davalının 15.02.2001 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşme fesh olmasa idi müvekkilinin 1.126.343,00 TL kar elde edeceğini, sözleşmeye göre hali hazırda yapılan toplam imalat bedelinin hak ediş karşılığının 644.763,00 TL olduğunu, müvekkiline düşen 43 daire için Eylül 1998 tarihinden itibaren aylık ortalama 1.500 USD kira geliri kaybı ve ayrıca yine bu gecikme nedeniyle 600.000,00 TL sermaye geliri kaybı oluştuğunu, piyasadaki itibarı zedelenen müvekkilinin manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yoksun kalınan kar için 25.000,00 TL, imalat bedeli için 23.000,00 TL, kira...
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ...’daki bir inşaat projesi kapsamında davalı ile aralarında imzalanmış çeşitli sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğunu iddia ederek bu sözleşmeler kapsamında mahrum kaldığı karın davalı tarafça tazminini talep ettiğini, dava konusu sözleşmelerin davalı tarafça haklı olarak feshedilmiş olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı (kesin hüküm) ile tespit edildiğini, bu mahkeme kararı, sözleşmelerin haklı olarak feshedilmiş olduğuna dair bir kesin delil olduğunu, mahkemenin kesin delil hakkında takdir yetkisi olmadığını, bağlayıcı olduğunu, sözleşmelerin haklı nedenle feshine neden olan davacının, bu sözleşmeler kapsamında mahrum kaldığı karını talep edemeyeceğini, dava konusu sözleşmelerin davalı tarafça haklı nedenle ve hukuka uygun olarak feshedilmiş olduğu.......
tutarında olduğunu, aylık kira gideri 4.300-TL, aylık franchise bedeli 2.000-TL, bu süreçte çalışanlar için yaklaşık 5.820-TL, fatura ve diğer giderler için de toplamda 1.200-TL ödeme yapılmış olduğunu tüm bu kalemler mahsup edildiğinde müvekkili ortalama olarak aylık 5.500-TL Kâr elde etmekte olduğunu, sözleşme davalı tarafından haksız şekilde ve erkenden olarak feshedilmese idi 01/09/2017 tarihine kadar yaklaşık sekiz ay daha aylık ortalama 5.000-TL gelir elde edileceğini, dolayısıyla 8x5.000=TL= 40.000-TL mahrum kalınan kâr söz konusu olduğunu, bu gelirden mahrum kalmasının yanında sözleşmenin haksız ve geçersiz şekilde davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle 2.660-TL (2.160+500) tutarında miktarı da müşterilerine iade etmek zorunda kalmış olduğunu, bu maddi tazminat kalemlerine ek olarak, müvekkilinin manevi zarara uğradığının da yadsınamaz bir gerçek olduğunu, müvekkili aleyhinde; haberi olmaksızın rencide edici, onur kırıcı e-mailler atılmış ve gerek veli gerek öğrencilerle durum...
Pafta ... kayıtlı taşınmaza dava sonuna kadar 340.000,00 TL için ihtiyati tedbir mahiyetinde takdiren teminatsız olarak (alacaklarının kesin olması, bu alacağa ilişkin faturaların her iki taraf defterlerine işlenmiş olması, malını teslimine dair belgelerin mevcut olması nedeniyle) ihtiyati haciz konulmasını, davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 300.000 TL bedelli 18 villanın kapı pencere imali sözleşmesini haksız feshetmesi sebebiyle 50.000 TL yoksun kalınan kâr kaybının sözleşmenin fesih tarihi olan 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile tahsiline, bu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak kabulüne, davalı ... ... San. Tic. Ltd....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklı hor kullanma tazminatı, tadilat süresince mahrum kalınan kira bedeli, erken tahliye nedeniyle makul süre kira tazminatı, tahliye tarihine kadar ödenmeyen kira ve demirbaş bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken tahliye ettiği durumda; kural olarak 6098 sayılı Kanun'un 325 inci maddesine göre, anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden, anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur. Bununla birlikte, 6098 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi atfı ile aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, kiraya verenin bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir....


