Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada cezai şart alacağının tahsili, birleşen davada ise, cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı her ne kadar Kosgep desteği olarak ( tek diströbütor olduğunu söylediği davalı firmanın makine teslim etmemesi nedeniyle) 18.000 TL destekten mahrum kaldığından bahsetmiş ise de, kosgep uzmanından alınan bilirkişi raporunda teknik özelliklerini taşıyan başka makineler ile revize taleb edilebileceğini söylediğinden bu yöndeki talebi destekleyen iddiadan başkaca bir bilgi de dosyada bulunmadığından mahrum kalınan 18.000TL talebi reddedilmiştir....
ye başvuru yapılarak hasar kayıt dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından 4.987,50 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen reel zarar ile ödeme arasında fark bulunduğunu, sigorta şirketinin zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bulunduğunu, kaza sonrasında aracın tamir işlemleri nedeniyle müvekkillerinin araçtan mahrum kaldığından ikame araç kullanmak mecburiyetinde kaldığını ve ödeme yapıldığını, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmin edilmesi istemiyle dava açma zarureti hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL değer kaybı ve 50 TL ikame araç bedeli olmak üzere 550 TL'nin faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir....
; bu hükümler uyarınca da sözleşme süresi sonuna kadar elde edilmesi gereken kar kaybının da tazminat olarak hesaplanması gerektiği; davacı şirketin “sözleşme sonuna kadar kalan 500 günlük süre için mahrum kaldığı net kâr tutarının 62.992,24TL hesaplandığı”; “3 ay (yani 90 gün) için mahrum kalınan net kâr tutarının ise 11.338,60TL hesaplandığı” Dava dilekçesinde “Tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m. 42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talep kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesine karar verilmesinin talep edildiği”, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi’nin 42. maddesi “…BAYİ, ...'...
; bu hükümler uyarınca da sözleşme süresi sonuna kadar elde edilmesi gereken kar kaybının da tazminat olarak hesaplanması gerektiği; davacı şirketin “sözleşme sonuna kadar kalan 500 günlük süre için mahrum kaldığı net kâr tutarının 62.992,24TL hesaplandığı”; “3 ay (yani 90 gün) için mahrum kalınan net kâr tutarının ise 11.338,60TL hesaplandığı” Dava dilekçesinde “Tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m. 42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talep kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesine karar verilmesinin talep edildiği”, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi’nin 42. maddesi “…BAYİ, ...'...
Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davacının -----plakalı ----- markalı aracın, 20.04.2021 tarihinde davalı----- satın alındığı, davacının satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle hasar bedeli ve araçtan mahrum kalınan süre karşılığı bedelin tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda dava konusu araçta davalıların sorumluluğunu doğuracak gizli ayıp bulunmadığı, araçtaki hasarın davalı -----aracın satın alındığı tarihten yaklaşık altı ay sonra ve 30.000 km' den fazla bir yol kat ettikten sonra meydana geldiği, bu nedenle araçtaki motor arızasının meydana gelmesinde davalı satıcının kusurunun olmadığı; motorun tamir (rektifiye) edilmesi yerine, teknik olarak daha uygun olan ve değer kaybına sebebiyet vermeyecek diğer çözüm ise motorun fabrikasyon imalat (sandık motor tabir edilen) yenisi ile değiştirilerek aracın onarılması olduğu, davalı servis tarafından yeni orijinal motorun takılması...
Dava; Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen Aşkın (munzam) zararın tahsili istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık, davacının temerrüt faizi ile karşılanamayan zararının bulunup bulunmadığı ve munzam zararın koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı sigortanın varsa zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Somut olayda, davalı şirket sigortalısı ... plakalı araç ile davacıya ait ...plakalı araç arasında 23/06/2020 tarihinde vuku bulan kaza olayı ile ilgili olarak davacı tarafça yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 29/07/2021 tarihli 2021/41365 E 2021/102554 K sayılı "başvurunun kabulü ile, 2.969,81-TL hasar onarım bedelinin tahsiline" şeklindeki kesin kararı uyarınca davacı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ......
veya tek satıcılık sözleşmesinin mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte münhasırlık kaydı olduğu farz edilse dahi davacının yapmış olduğu feshin haksız olduğu gibi aynı zamanda usulüne uygun bir fesih niteliği taşımadığını, davacının aslında taraflar arasında uzun yıllar süren işbirliği sonucunda davalıdan edinmiş olduğu davalıya ait teknik bilgi, deneyim ve know-how'ı kullanarak işbirliğine konu malları bizzat üretmek ve satışa sunmak amacıyla taraflar arasındaki işbirliğini haksız olarak fesh ettiğini, denkleştirme tazminatının ancak taraflar arasındaki tekel hakkı kuran sözleşmeler açısından talep edilebileceğini, yoksun kalınan karın sözleşmenin ifa edilmemesi sonucunda mahrum kalınan mal varlığında ileri de meydana gelecek çoğalma olup dava konusu olayda anılan şartların gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin borca aykırı davranışı sonucu gerçekleşmiş maddi veya manevi bir zararın veya yoksun kaldığı bir karın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin ticari ilişki gereği...
Sonuç olarak davacının alacağının, kendi adına kayıtlı aracın iade edilmemesi ve kira bedelinin ödenmemesinden kaynaklı olarak 226.500,00 TL olduğu, davaya konu senedin davacının aracını içerecek şekilde teminat için verildiği, teminatın gerçekleştiğinin yani aracın iade edilmediğinin ve kira bedelinin ödenmediğinin davacı tarafça ispat edildiği, bu nedenle davalının keşideci sıfatıyla davacının alacağı kadar senet bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğu, davalının ödeme emrine yaptığı itirazında 226.500,00 TL miktarda haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, ... 28....
Hattı anahtar teslim yapım işinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, sözleşme kapsamında işin süresinde başlanarak bitirilmediği bu nedenle haklı sebeple sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla zararın tahsili talebiyle derdest davanın açıldığı, birleşen davada ise davacı yüklenicinin sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla mahrum kalınan kâr ve nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin iadesini talep ettiği anlaşılmıştır....


