uğradığı zararlar aşikarken; mahkemece cezai şart ve mahrum kalınan kâr taleplerin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....
Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 25/07/2022 tarihli ihtarname ile, 1 nolu daire için haksız işgal nedeniyle 120.000,00 TL'nin işgal tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi, 25/07/2022 tarihli ihtarname ile 4 ve 11 nolu taşınmazlar için şimdilik 240.000,00 TL tahsil edilen kira bedelinin iade edilmesi, 25/07/2022 tarihli ihtarname ile ise, 6 nolu taşınmazın icra marifetiyle borcu nedeniyle satıldığı, rayice karşılık şimdilik 1.500.000,00 TL ve taşınmazı kullanması nedeniyle işgal tazminatından şimdilik 120.000,00 TL işlemiş faizleriyle birlikte tahsilinin ihtar olunduğu, anılan ihtarnamelerin davacıya 26/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili; davalı tarafından davacıların malik olduğu 132 ada 15 parsel numaralı taşınmaza, baraj yapmak suretiyle kamulaştırma yapılmadan elatıldığını, davalı aleyhine 25.04.2003 tarihinde açılan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davasının kabul edildiğini ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, elatma tarihinin 19.03.1998 olduğunu ve dava tarihine (27.12.2006) kadar 5 yıl geçtiğini, ancak zamanaşımına uğramayan 2002 yılı için mahrum kalınan gelire karşı şimdilik 6.000 TL ecrimisilin tahsilini dava etmiş, ıslah dilekçesiyle de 19.186,82 TL ecrimisilin ödenmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asıl davada; taraflar arasında düzenlenen 01/05/2012-30/04/2013 tarihleri arasında geçerli kira sözleşmesi bulunduğunu, aylık 5.000,00 TL + % 8 oranında kdv ödemesi gerektiğini, ancak davalının ihtarnameye rağmen ödemeleri gerçekleştirmediğini, bu nedenle 01/07-08-09-10/2012 aylarına ait kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalının itiraz ettiğini, yine birleşen davada da 10-11-12/2012 ve 1-2-3-4/2013 aylarına ilişkin başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; haksız itirazlarının iptaline ve...
Davacı tarafından 09.03.2018 tarihinde karbon fiber alt koruma hasarı nedeniyle davacı tarafından davalı satıcıya başvurulması sonrasında dava tarihi itibariyle 74 iş günü geçmesine rağmen teslim edilmemesi sonrasında tamirinin gecikmesi ve hasarın onarılamaması nedeniyle araçtaki hasarın gizli ayıp niteliğinde olduğu iddiasıyla aracın ayıplı misli ile değiştirilmesi ve araçtan mahrum kalınan döneme ilişkin olarak ikame araç kira bedelinin tahsili amacıyla 10.000,00 TL üzerinden açılmış olup, yargılama sırasında 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde talep ıslah edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 227. maddesinin 1. fıkrasının 2. no'lu bendinde belirtilen, "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim" istemine çevrilip sadece araçtaki değer kaybının tahsili talep edilerek 1.000,00 TL üzerinden yargılamaya devam olunmuştur....
Davacı tarafından 09.03.2018 tarihinde karbon fiber alt koruma hasarı nedeniyle davacı tarafından davalı satıcıya başvurulması sonrasında dava tarihi itibariyle 74 iş günü geçmesine rağmen teslim edilmemesi sonrasında tamirinin gecikmesi ve hasarın onarılamaması nedeniyle araçtaki hasarın gizli ayıp niteliğinde olduğu iddiasıyla aracın ayıplı misli ile değiştirilmesi ve araçtan mahrum kalınan döneme ilişkin olarak ikame araç kira bedelinin tahsili amacıyla 10.000,00 TL üzerinden açılmış olup, yargılama sırasında 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde talep ıslah edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 227. maddesinin 1. fıkrasının 2. no'lu bendinde belirtilen, "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim" istemine çevrilip sadece araçtaki değer kaybının tahsili talep edilerek 1.000,00 TL üzerinden yargılamaya devam olunmuştur....
Taraf dilekçelerinde belirtilen --------- sayılı dosyasında, davalı tarafın sözleşmelere konu taşınmazdan tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK'nın 995. maddesine göre kötüniyetli zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız olarak alıkoymuş olmasından doğan tazminatı karşılamak zorundadır. ------- uyarınca kabul edildiği şekilde ecrimisil, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, -------fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği belirtilmiştir....
emsal kira bedellerine göre kira getirisi bakımından davacı zararı oluştuğunu, bu nedenle dava tarihinden geriye dönük --- yıllık mahrum kalınan kira bedeli tazminatının tahsilinin davalıdan istendiğini, ---- mahrum kalınan kira bedeli tazminatının toplam ----olduğunu, davacının -----nedeniyle kendisine tahsis edilen --- bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakla saklı tutularak --- kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir....
Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi ve Protokol davalı tarafından haksız olarak ve süresinden önce feshedildiğinden bu kapsamda, davacı mahrum kalınan kâra ilişkin istemde bulunabilecektir. Davacının bu sözleşmenin feshi sonrasında aynı bölgede 3 aylık makul bir süre sonucunda yeni bayilik anlaşması yapabileceği kabul edilerek mahrum kalınan kâr kaybı tutarının 3.195,24-TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu taleple ilgili olarak KDV isteminde bulunulmuş ise de, bu konuda davacı tarafından herhangi bir faturanın düzenlenmemesi nedeniyle istemi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki protokolün 7. maddesinde, belirtilen koşullarda davalının 25.000-USD tutarında cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır. Davalının sözleşmeyi feshinde haksız bulunduğu kabul edildiğinden protokolün 7. maddesinde öngörülen cezai şartın istenebileceği sonucuna varılmıştır....
Ecrimisil ise gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 17....


