WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Maddesi uyarınca uygulanacak cezai şart için 25.00 TL mahrum kalınan kar ve sair kazanç için 25,00 TL eksik ve ayılı olarak teslim edilen makinenin çalışır vaziyete getirilmesi için yapılan ve yapılması gereken harcamalar için 50,00 TL ve Ankara .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/181 D.iş sayılı dosyasında yapılan 1.079,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.179,60 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir....

Davalı, sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek, tek taraflı olarak hiçbir sebep göstermeksizin taraflar arasındaki sözleşmeleri süresinden önce feshederek davacı müvekkil şirketi zarara uğratmıştır. Davalı, bayilik sözleşmelerinin süresi dolmadan haksız ve hukuksuz feshi nedeniyle, akdedilen bayilik sözleşmeleri ve ekleri kapsamında müvekkil şirketin mahrum kalınan kar alacağını ödemekle yükümlüdür. Davalı şirketin gerekçesiz ve haksız feshi neticesinde bayilik ilişkisi ile ilintili tüm sözleşmelerin birlikte ve öngörülen zamandan önce neticelendirilmesi sonucunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme, ürün alım taahhütleri, ihtarnameler ve çerçeve protokoller uyarınca sözleşme süresince/sözleşme süresi sonuna kadar mahrum kalınan kâr bedelinin davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesi gerekmektedir....

Bu açık düzenleme de göstermektedir ki, kanun koyucu vekalet sözleşmesinde tarafların sözleşmeyi her zaman sona erdirme hakkını mutlak olarak tanımakta ve sadece münasip olmayan zamanda sona erdirme halinde bundan doğan menfî zararın tazmin edilmesi yükümlülüğünü getirmektedir. BK.m, 396 azil uygun olmayan zamanda yapılsa dahi sadece menfi zararların tazminini ön görmektedir. Sözleşmenin uygun olmayan zamanda sona erdirildiği ihtimal olarak kabul edilse dahi, ön görülebilecek tazminat menfî zararların tazmini nedeniyle doğan tazminat olacaktır (Sarı, s. 139). BK. md. 396/2'de ön görülen tazminat hiçbir şekilde ifa menfaatini hedef alan müspet zararların tazmini olmayıp sözleşmeye olan güven nedeniyle boşa giden harcamaların oluşturduğu menfi zararlara ilişkin tazminattır (Sarı, s. 139 vd.). Sözleşmeye göre ödenmesi gereken yatırım bedelinin 262.526,40.-TL olduğu, davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken ciro tutarının ise toplam 412.500,00....

de depo edilmesi için ----nakdi alacak ile ----- çek depo bedeli olmak üzere toplam ---- talep edildiği, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan 4 adet çek tazmin bedelinin ödenmesi ve 1 adet çek tazmin bedelinin depo edilmesi talebiyle ------ sayılı dosyasından ------ tarihinde başlatılan icra takibinde, takip tarihi itibariyle tespit edilen alacak tutarlarının; tazmin edilen 4 adet çek için -------, olarak hesaplandığı, bunun dışında takip tarihi itibariyle, henüz tazmin edilmemiş 1 adet çek bedelinden kaynaklanan ----- bedelin davacı banka nezdinde depo edilmesi talebinde bulunulabileceği, davacı bankanın icra takibinde davalı asıl borçludan talep edebileceği tutarların tespitleri ve taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda; 14.697,25 TL asıl alacak, 286,61 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 14.983,86 TL, olarak hesaplandığı, bunun dışında icra takip tarihi itibariyle 3.600,00 TL bedelin depo edilmesini isteyebileceği, davacı bankanın söz konusu tutarın yanı sıra çek tazmin...

Ecrimisil ise gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1)Yukarıda ayrıntılı olarak arz edildiği üzere, fesih haklı fesihtir. 2)Cezai şart hk. : Huzurdaki davalı sözleşmeyi ihlâl etmiş ve Noterden yapılan ihtarata rağmen sözleşmeyi ifa etmediğinden, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshine sebebiyet vermiş olan bir tacirdir. TTK m. 22 hükmü uyarınca sözleşme ile kararlaştırılmış bulunan 100.000 EURO cezai şartı ödemekle yükümlü tutulacaktır. 3)Mahrum kalınan kâr hk. : Mahrum kalınan kâr ise, normal işleyişi tarzına ve içinde bulunan hal ve durumların icaplarına göre, muhtemel olarak malvarlığında beklenilen bir çoğalmanın bu haksız fiil veya sözleşmenin tam ve gereği gibi ifa edilmemesi neticesinde, meydana gelmemiş olmasını ifade eder....

Dava konusu ... plakalı aracın hasarlı bölgelerinin sol arka yan kısımları ile mekanik olarak arka dingil ve sol arka süspansiyon sisteminde olması; hasarın kısmı hasar olarak değerlendirileceği düşünüldüğünde, dava konusu aracın hasar onarımı için en fazla 7 (yedi) işgünlük onarım süresinin makul olacağı; 4. Davacı tarafın 2022 Yılı'na ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, 5. Dava konusu olayın gerçekleştiği tarih itibariyle aracın tamir süresinde mahrum kalınan kiralama bedelinin(kazanç kaybının) 7 gün için 758,38 TL olarak hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir....

ın üyeleri olduğunu, her birinin davalı şirketin elektrik abonesi olduklarını, davalı elektrik firmasının müvekkillerinden haksız ve mükerrer olarak kayıp kaçak bedelleri tahsil ettiğini ve sözleşmelerini haksız yere feshettiğini belirterek mükerrer kayıp kaçak bedellerinin istirdatı ile haksız fesih nedeniyle yoksun kalınan kar mahrumiyetlerinin davalı elektrik firmasından tahsilini talep ve dava etmiştir. Bilahare bu talebini, mükerrer tahsil bedelleri yönünden 29/07/2013 tarihli dilekçesi ile her bir davacı yönünden ayrı ayrı ıslah etmiştir....

yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin ihbar önellerine uyulmaksızın feshi nedeniyle mahrum kaldığı kazanç ve uğramış olduğu zararların tazminini ihtar etmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir ödemede bulunulmadığından bahisle sözleşmenin ihbar önellerine uyulmadan haksız feshi nedeniyle doğan zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Mahkememizin ----- sayılı dosyası ile aynı konuyu içerdiği, sunulan sözleşme ile mail yazışmalarının ----- yapıldığını, dava dilekçesinde yazan davacı ile tevzi formunda yer alan davacının farklı olması da dikkate alınarak davanın öncelikle derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davacıya ----bulunan tüm şirketler bakımından sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafça sadece ------ edilmesi nedeniyle sadece dava dışı söz konusu şirket bakımından sözleşmenin feshedilmeyerek sürenin bitiminin beklendiğini...

Bu durumda, davalının anahtar teslim tarihine kadar işleyen kira bedellerinden, bu tarihten sonra ise taşınmazın aynı şartlarda yeniden kiraya verme süresi kadar yoksun kalınan kira paralarından sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda, mahkemece anahtar teslim tarihinin 26.01.2011 olduğu kabul edilerek yalnızca bu süreye kadar olan kira paraları hakkında hüküm kuralsa da, erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira parası yönünden bir hüküm kurulmaması doğru değildir. Öte yandan, anahtar teslim tarihine kadar işleyen kira paraları, sözleşme ile kararlaştırılan kira bedeli ve artış şartı üzerinden likit olup, İİK.nun 67.maddesi hükmü uyarınca talep halinde icra inkar tazminatına karar verilmesi zorunludur. Birleşen dava yönünden ise, davalı-davacı tarafından kira sözleşmesi kapsamında 500 Usd depozito verildiği tartışmasızdır....

UYAP Entegrasyonu