WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, 6098 sayılı TBK'nın 122. maddesine göre munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davacının munzam zararını ispat edip edemediği noktasında olup, munzam zararın hesaplanmasında somut ve soyut yöntemler nazara alınmalıdır. Somut yöntemde; davacı alacaklının munzam zarar kaleminin oluştuğunu somut bir biçimde ispatlaması gerekir. Örneğin borcunu zamanında tahsil edememesi nedeniyle kredi borçlanması yaptığını veya..kişilere borcunu zamanında ödeyememesi nedeniyle temerrüt faizi ödediğini, cezai şart gibi ödemelerde bulunduğunu, yine dövizle yapmış olduğu borçlanmadan dolayı borcunu zamanında ödeyememiş olması nedeniyle kur farkından kaynaklanan zararı olduğunu, ödemekle yükümlü olduğu vergi, sosyal sigorta prim ödemeleri gibi ödemeleri zamanında ifa edememesi nedeniyle gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını iddia ederek bu zararını ispatlayabilir....

nin 18/03/2013 tarih ve 2012/11411 E. 2013/3535 K.ile Yargıtay HGK.nun 2012/11-418 E. 2012/9874 K.ile yine Yargıtay HGK.nun 2007/11-668 E. 2007/798 K.), salt ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzlukların munzam zararın kanıtı olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dava konusu olayın meydana gemesinde herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, yargılama süreçleri devam ederken savunma hakkını kullandığını, kararda çıkan miktarı da tazminat sorumlusuna ödediğini, faizden sorumluluklarının da sınırlı olduğunu (Emsal; Yargıtay 17. HD.nin 13.05.2010 tarih ve 2010/231 E. 2010/4544 K.) ticari faize hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların davalının kusuru ile zamanında giderilmemesi nedeniyle, geç ödeme kaynaklı aşkın zararın (munzam zararın) 6098 TBK.nun 122 (Mülga 818 s. BK.nun 105)....

Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle uğranılan munzam zarar alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Borçlar Yasasının 105. maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça bu zararı ödemekle mükelleftir. Yasa koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın karşılanması iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm kanıtlanmadan ödenmesi talep edilecek zarar miktarıdır ki bu temerrüt faizidir. Diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, munzam zarar talebine ilişkindir. Davacı vekili, --- davacıya ait ----plakalı araç ile davalı ---- tarafından sigortalanmış------- plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu davalı ------- yapılan başvuruya rağmen hasar bedelinin geç ödenmesi nedeniyle faizle karşılanmayan şimdilik 500-TL munzam zararın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava şartlarını düzenleyen HMK'nın 114/1-ı maddesinde, aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartları arasında sayılmıştır. Uyap sisteminden yapılan sorgulama sonrası, davacının Mahkememize dava açmadan önce------- dosyası ile, aynı davalı aleyhine, aynı vakıalara dayanarak, aynı netice-i taleple dava açtığı, davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır....

Ancak munzam zararın olduğu hususunun alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11-668 E.-2007/798 K. ilamı)....

Dava, banka hesap sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar istemine ilişkindir. Davacının, davalı banka nezdinde hesapları olduğu, anılan hesaplarında davalı personelince usulsüzlükler yapıldığı, davacının açtığı davalar sonucu alacağını tahsil ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda davacının alacağının geç alması nedeniyle munzam zararının da doğduğu tespit edilmiştir. Davacı, bozmadan önceki yargılama aşamasında alacak talebini artırarak dava dilekçesini ıslah etmiştir. Davalı, dava dilekçesi ile ıslah dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde zamanaşımı def'inde bulunmamış, hükmün tefhim edildiği duruşmadan önce 04.08.2011 tarihli dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde ilk defa zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Anılan dilekçe pulsuz olarak dosyaya sunulduğundan davacı vekiline önceden tebliğ edilmemiştir....

Sayılı kararında "Anayasa Mahkemesinin ihlâl kararlarının bağlayıcılığı gözönünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir.” denildiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı....

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; munzam zarar için borçlunun kusurlu veya hileli davranması gerekmeyeceğini, sözleşme gereği her türlü vergiden davalının sorumlu olduğunu, faizi aşan zarar olduğunu, munzam zarar koşullarının oluştuğunu, müvekkilin ödediği parayı 9 yıl sonra tahsil edebildiğini, ticari kayba uğradıklarını, 16 yıl yargılamanın sürdüğünü, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/217 KARAR NO : 2021/978 DAVA : Munzam Zarar Nedeniyle Maddi-Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 19/03/2013 KARAR TARİHİ : 03/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Munzam Zarar Nedeniyle Maddi-Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı şirket ortağı ...'nın ortağı olduğu .... Ltd. Şti.'ne davacının, 310.000,00-EURO'nun hisse bedeli belirlenerek ortak olduğunu, hisse bedellerine karşılık davacının düzenleyip verdiği senet bedellerini ödediğini, ancak ortaklığın yürümemesi üzerine davacı ile ...'nın ortaklığı sona erdirme konusunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca 13/05/2006 tarihinde şirket ortaklık hisse devri sözleşmesi başlıklı sözleşmenin yapılarak davacının hissesini diğer ortak ...'nın eşi ...'...

ile sulh olunduğunu ve davadan feragat edildiğini, ancak davalının temerrüde düştüğü tarih olan 01.11.2019 tarihi ile ödeme tarihi olan 22.12.2021 tarihi arasında müvekkilinin enflasyon farkı nedeniyle munzam zararı oluştuğunu ileri sürerek müvekkiline zamanında ödenmeyen paranın enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybından kaynaklanan munzam zararının şimdilik 100,00- TL'sinin ( belirsiz alacağın-HMK 107. maddesi) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu